1. Hukuk Dairesi 2012/14686 E. , 2013/9684 K. "" MAHKEMESİ : MİLAS 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece tapu iptal ve tescil davasının reddine, tenkis davasının kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası huk…
**1. Hukuk Dairesi 2012/14686 E. , 2013/9684 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MİLAS 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece tapu iptal ve tescil davasının reddine, tenkis davasının kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil olmazsa tenkis isteklerine ilişkindir. Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince, dava dışı mirasçı İ.ın olurunun alınmak suretiyle davaya devam edilerek, tapu iptal ve tescil davasının reddine, tenkis isteğinin kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 362 ada 57 parsel sayılı taşınmazın miras bırakan S. tarafından 05.01.1987 tarihinde davalıya satış yoluyla temlik edildiği, anılan taşınmazın ifrazı ile 362 ada 59 ve 60 nolu parsellin oluştuğu, keza 38,39,40 ve 41 nolu parsel sayılı taşınmazlardaki 404/1152'şer paylarını da 10.09.1992 tarihinde davalıya satış yoluyla devrettiği, anılan bu taşınmazların imar uygulaması sonucunda değişik parsellere gittikleri anlaşılmaktadır. Davacılar, miras bırakan tarafından davalı oğluna yapılan temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlar, davalı ise, murisin bir kısım taşınmazlarını satarak bedelini davacıların murisi E..e verdiğini, mal kaçırma iradesinin değil, denkleştirme iradesinin bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirascısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirascılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler