Ceza Genel Kurulu 2013/536 E. , 2014/15 K. * ÇOCUĞUN NİTELİKLİ CİNSEL İSTİSMARI * HATA HALİNİN UYGULANMASI * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 30 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 43 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 103 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 109 "" Sanık D.. B..’ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı TCK’nun 103/1-a, 103/2, 43/1, 62 ve 53. maddeleri…
**Ceza Genel Kurulu 2013/536 E. , 2014/15 K.** * ÇOCUĞUN NİTELİKLİ CİNSEL İSTİSMARI * HATA HALİNİN UYGULANMASI * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 30 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 43 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 103 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 109 **"İçtihat Metni"** Sanık D.. B..’ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı TCK’nun 103/1-a, 103/2, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı kanunun 109/1, 109/3-f, 109/5, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin, Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 05.02.2008 gün ve 289-32 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 22.01.2013 gün ve 5877-387 sayı ile; “Oluşa göre, kayden 11.05.1992 doğumlu olup suç tarihinde 14 yaş 1 ay 19 günlük olan mağdure ile sanığın anlaşarak birlikte kaçıp İzmir'de ev tutarak yaşadıkları, burada sanıkla mağdurenin birden fazla ilişkiye girdikleri, daha sonra resmi olarak evlendikleri ve bir çocuklarının olduğu anlaşılmış bulunması karşısında, sanığın aşamalarda mağdurenin kendisine 18 yaşında olduğunu söylediğini ve mağdureyi 18 yaşında bildiğini, tanıklar K.Y.ve M.K.da mağdurenin yaşının büyük gösterdiğini beyan ettikleri nazara alınıp; TCK 30. maddesi hükümlerine göre hata halinin mevcut olup olmadığının tespiti için mağdurenin suç tarihi itibarıyla görünüm olarak 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı, içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları da dikkate alınarak, sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesinin mümkün olup olmadığı araştırılarak, mahkemenin dosyadaki tüm verilerle birlikte kendi gözlemini de tespit edip, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay C. Başsavcılığı ise 23.03.2013 gün ve 97396 sayı ile; “...Sanığın aşamalardaki ifadelerinde, mağdurenin kendisine 18 yaşında olduğunu söylediğini ve mağdureyi 18 yaşında bildiğine ilişkin savunmaları ile dinlenen tanıkların mağdurenin yaşının büyük gösterdiğine ilişkin beyanlarının yaşa itiraz olarak değerlendirilebileceği, hastane doğumlu olan mağdurenin 15 yaşını doldurmadığı ve kaçınılamaz bir hatanın da söz konusu olmadığı olayda TCK'nun 30. maddesindeki hata hallerinin mevcut olmadığı” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak, Özel Dairenin bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.