2. Ceza Dairesi 2015/12131 E. , 2015/21044 K. "" Tebliğname No : 2 - 2012/260155 MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 29/05/2012 NUMARASI : 2009/665 (E) ve 2012/636 (K) SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık M.. B..'ın yokluğunda verilen kararın, kendisine müdafi olarak atanan Av. S.. S..'a tebliğ edildiği, ancak adı geçen müdafi tarafından hükmün temyiz edilmediği ve atanan müdafiden sanığın haberdar olmadığı anlaşıldığında…
**2. Ceza Dairesi 2015/12131 E. , 2015/21044 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 2 - 2012/260155 MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 29/05/2012 NUMARASI : 2009/665 (E) ve 2012/636 (K) SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık M.. B..'ın yokluğunda verilen kararın, kendisine müdafi olarak atanan Av. S.. S..'a tebliğ edildiği, ancak adı geçen müdafi tarafından hükmün temyiz edilmediği ve atanan müdafiden sanığın haberdar olmadığı anlaşıldığından, sanık M.. B..'ın 18/07/2012 tarihli temyiz talebinin öğrenme üzerine süresinde olduğu, Yine sanık M.. D..’ın yokluğunda verilen kararın soruşturma aşamasında müdafii olarak görevlendirilen Av. Ö.. K..’a tebliğ edildiği, oysa bu avukatın görevinin iddianamenin kabul kararı verilmesi ile birlikte sona ereceği, kovuşturma aşamasında sanığın sorgusunda müdafii istemediğini belirttiği gibi, sanığa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı ve mahkemece de sanık için müdafii atanmadığı, sanığın yokluğunda verilen kararın kendisine tebliğ edilmediği, soruşturma aşamasında müdafii olarak görevlendirilen Av. Ö.. K..’ın da hükmü temyiz etmediği anlaşıldığından, sanık M.. D..’ın 16/07/2012 tarihli temyiz talebinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Anayasanın 22. maddesi uyarınca; herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir ve haberleşmenin gizliliği esastır. Kanunda belirtilen nedenlerle ve usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Anayasanın 38/6. maddesinde de “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.” denilmektedir. Anayasanın 90/son maddesi uyarınca iç hukuk mevzuatımızdan sayılan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi uyarınca, herkes özel hayatına, aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüş olmak koşuluyla söz konusu olabilir. Diğer taraftan, Sözleşme'nin 8. maddesinde güvenceye alınan özel hayat ve haberleşme hürriyetine ilişkin kişi haklarına aykırı şekilde elde edilen delilin soruşturma veya kovuşturmada kullanılması, sözleşmenin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal edebilecektir.