4. Hukuk Dairesi 2021/23382 E. , 2022/1893 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklılarından mal kaçır…
**4. Hukuk Dairesi 2021/23382 E. , 2022/1893 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla dava konusu taşınmazlarını, diğer davalılara devrettiğini belirterek bu tasarrufların iptalini talep etmiştir. Mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 03.11.2020 Tarih 2018/1369 Esas 2020/64116 Karar sayılı ilamı ile, davacının sair temyiz itirazlarının reddi ile bozmadan sonra gelen kayıtlara göre dava konusu 2211 nolu parsel üzerinde bulunan Reyhanlı İcra Müdürlüğünün 2012/67 sayılı talimat dosyası borcunun 79.966,00 TL olarak, Gaziantep 6. İcra Müdürlüğünün 2012/1829 sayılı takip dosyası borcunun 19.849,13 TL olarak ödenip kapatıldığının belirlendiği, bu borçların 3. kişi ... tarafından yatırıldığına dair bir belge sunulmadığı, borçların anılan davalı tarafından yatırılmış olması halinde ise değeri 41.800,00 TL olan bir taşınmaz için yaklaşık 100.000,00 TL ödeme yapılmış olduğunun kabulü gerektiği, bu halde ise dikey bir bedel farkı ortaya çıktığından bu taşınmaz yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir gerekçesiyle bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamı ve yeni duruşma gürü taraflara tebliğ edilmiş, 21.04.2021 günlü celsede davacı tarafından takip edilmeyen dava işlemden kaldırılmıştır. 01.09.2021 günlü karar ile de 3 ay içinde yenilenmediğinden HMK 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 1-6100 sayılı HMK'nın 150/5 maddesi uyarınca İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. Aynı Kanunun 104. maddesine göre ise adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. Adli tatilin hangi tarihler arasında uygulanacağını belirleyen 102. madde hükmü gereğince adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuzbir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar. Tasarrufun iptali davaları HMK’nın 103.maddesinde sayılan ve adli tatilde görülmesi gereken işlerden değildir.