(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/10785 E. , 2007/12393 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.8.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit ... kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 5.6.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar ince…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/10785 E. , 2007/12393 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.8.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit ... kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 5.6.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayanılarak açılmış, davacıya ait 2087 parsel için kendisine komşu olan parsellerden geçit ... tesisi istemine ilişkindir. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece keşfen yapılan inceleme sonucu davanın kabulüne, davalı ...'e ait 2483 sayılı taşınmazın ortasından fen bilirkişisinin 19.2.2007 tarihli krokisinde (a) harfi ve ... renkle gösterilen raporun 1.maddesinde belirtilen 1 metre genişliğinde 162.05 metre ve 162.05 metrekare yüzölçümündeki bölümünde davacıya ait 1087 parsel sayılı taşınmaz lehine geçit ... tesisine karar verilmiş, hükmü 2483 parsel maliki ... vekili temyiz etmiştir. Davacıya ait taşınmazın genel yola bağlantısının bulunmadığı mutlak geçit ihtiyacı içerisinde olduğu incelenen paftasından görülmektedir. Ne var ki, özünü komşuluk hukukunun genel ilkelerinden olan geçit davalarında fedakarlık denkleştirilmeli, bir tarafın geçit ihtiyacı karşılanırken diğer tarafın mülkiyet ... zararlandırılmamalıdır. Bu nedenledir ki, geçit tesisi davalarında tarafların dava konusu üzerinde tasarruf yetkileri kısıtlıdır. İhtiyacı karşılanırken hiçbir zaman davacının subjektif arzularına bakılmamalı, geçit yeri az yukarıda sözü edilen fedakarlığın denkleştirilmesi kuralı çerçevesinde mahkemece objektif değerlerle saptanmalıdır. Somut olayda, davacının geçit gereksinimini davalıya ait 2483 parsel sayılı taşınmazın ortasından bölünmek suretiyle karşılanmıştır. Mahkemece uygun geçit yeri tüm alternatifler araştırılarak tesbit edilmemiştir. Davacının istemi patika yol şeklinde olduğu da dikkate alınarak kuru dere niteliğindeki yerlerin taşınmaz sınırında yer alması halinde, yola cephesi bulunmayan taşınmaz malikinin buradan yararlanma olanağı vardır. Taşınmazın güneyindeki kuru dereye geçitin bağlanması en kısa en ekonomik olacağı anlaşılmaktadır. Davalı vekili temyiz dilekçesinde kuru derenin yüzlerce taşınmaz maliki tarafından yol olarak kullanıldığını ileri sürdüğünden bu alternatifin değerlendirilmesi buradan yararlanma olanağına ilişkin bilirkişi beyanı açıklattırılarak, yerinde yapılacak gözlemle, yol olarak kullanma olanağının araştırılması buradan yararlanma olanağı yoksa çevredeki yollara ulaşma olanağı sağlayacak tüm alternatiflerin de belirlenerek en uygun yerden geçit kurulması gerekli iken davalı taşınmazını ikiye bölecek şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.