6. Hukuk Dairesi 2025/119 E. , 2025/1722 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1642 E., 2024/1470 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/317 E., 2024/25 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin miktardan reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne
**6. Hukuk Dairesi 2025/119 E. , 2025/1722 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1642 E., 2024/1470 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/317 E., 2024/25 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin miktardan reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ortağı oldukları davalı kooperatif tarafından müvekkilleri adına ferdileşme ve tapu tescil işlemi yapılmadığını, kooperatifçe talep edilmesi üzerine taşınmazlarının tapusunu alabilmek amacıyla, istirdat haklarını saklı tutarak iskân proje bedeli, ferdileştirme bedeli ve gecikme cezası olarak talep edilen bedelleri ödemek zorunda kaldıklarını, ancak bu bedellerin tahsil edilmesinin hukuki gerekçesi bulunmadığını, müvekkillerine ayrı ayrı gönderilen ortak cari hesap ekstresine ve daha sonra gönderilen ihtarnamelere itiraz ettiklerini, kooperatif yönetim kurulunca usul ve yasaya aykırı teşkil edilmiş genel kurullarda yasaya aykırı kararlar alındığını, bu yönetim ve denetim kurulu kararlarının da iptalini talep ettiklerini beyan ederek müvekkillerince ödenen toplam 219.759,91 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatına, tapu devri haksız olarak geç yapıldığından şimdilik 1.000,00 TL belirsiz alacağın davalıdan tahsiline ve % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından iskan iş ve işlemlerine ilişkin kararların alındığı 18.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı muhalefet şerhi düşülmediği gibi iptalleri için yasal süre içinde hukuki yollara başvurulmadığını, bu nedenle davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi gerektiğini, görev, yetki zaman aşımı ve hak düşürücü süre yönünden itiraz ettiklerini, piyasa fiyatlarına göre tahmini şekilde oluşturulan iskân bedelleri ile ilgili kooperatif üyelerinin bilgilendirildiğini, davacıların genel kurul kararı gereği ödemeleri gereken taksit ödemelerini geç ödediklerini, davacılara birinci ihtarnamelerin tebliğine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödemeleri geç yapıldığından aleyhlerine gecikme cezası tahakkuk ettirildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere yaptıkları ödemelerin iadesi istemlerine ilişkin zaman aşımı süresinin geçtiğini, müvekkili kooperatif tarafından yapılan işlemlerde kooperatife atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacıların ödemelerini geç yaptıkları da göz önünde bulundurulduğunda kira kaybı ve zararların tahsil isteminin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların davalının kendilerinden usulsüz olarak fazla tahsilat yaptığı ve taşınmazların geç teslim edilmesi sebebiyle uğradıkları zararı kanıtlamaları gerekirken bilirkişi ücretini yatırmamış olmaları nedeni ile davalı defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı için bu belirleme yapılamadığı gibi mahkeme tarafından da davacının yaptığını iddia ettiği ödeme miktarı ve bu ödemelerin usulsüz yapıldığı ile taşınmazların davacılara geç teslim edildiği ve bundan kaynaklı davacıların zararının oluşup oluşmadığı ve miktarının belirlenmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; duruşma zaptının duruşmada verilmediği ve kesin süre kararının ihtar edilmediğini, davanın menfi tespit niteliğinde olup ispat yükünün davalıda olduğunu, genel kurul kararlarının iptali taleplerinin tefriki suretiyle taleplerinin dayanaklarının parçalandığını, adil yargılanma haklarına zarar verildiğini, 11.10.2024 tarihli duruşmada HMK'nın 94. maddesi gereği kesin sürenin sonuçlarının açıklanmadığını ve özellikle ihtar edildi yazılmış olsa da ihtar edilmediğini, ihtar edildiği kabulünün doğru olmadığını, ihtar yapılmış olsa dahi kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde ispatlanamayan davanın reddi değil davanın usulden reddi gerektiğini, yapılan ödemelerin makbuzları sunulmakla müvekkilince davanın ispat külfetinin yerine getirildiğini, kararın kamu düzenine aykırı olup bu yönde de değerlendirme yapılması gerektiğini, hakimin hakimlik bilgisi ile amacına uygun harcama yapılıp yapılmadığını belirleyebileceğini,17.01.2024 tarihli e-duruşmaya katılmak istenilmesine rağmen teknik nedenlerle erişim sağlanamadığını, bağlantı saati ve zabıttaki duruşma saatinin uyuşmadığını, tahkikatın bittiği düşünülmesi halinde sözlü yargılama için süre verilmesi gerektiğini, e-duruşma talebinde bağlanılamaması halinde mazeretli sayılmanın talep edildiğini, ispat külfeti davalıda olup bilirkişi ücretinin davalıya yükletilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı kooperatif tarafından haksız olarak tahsil edildiği belirtilen tutarların istirdatı ve üyelik kapsamında davacılara teslimi gereken taşınmazların geç teslim edilmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacılar tarafından fazla yatırılan temyiz peşin harcın istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.