12. Ceza Dairesi 2020/3551 E. , 2023/3690 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/581 E., 2015/640 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir
**12. Ceza Dairesi 2020/3551 E. , 2023/3690 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/581 E., 2015/640 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2014/581 Esas, 2015/640 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.09.2020 tarihli ve 2016/64183 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan vekilinin temyiz isteği; 1.Sanık ... Dike'nin beraatine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2.Sanığın cezalandırılması gerektiğine, 3.Diğer temyiz sebeplerine, ilişkindir. B. Sanık ...'in temyiz isteği; 1.Suç işleme kastının olmadığına, 2.Dava konusu yerin sit alanı olduğunu bilmediğine, 3.Suçun unsurlarının oluşmadığına, 4.Diğer temyiz sebeplerine,İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü: 1."İddia, sanıklar savunması, katılan kurum vekili beyanı ve tüm dosya münderecatı hep birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihi olan 03/02/2014 tarihinde İskenderun ilçesi ... köyü 2358 no'lu parselin yapılan incelemesinde birinci derece arkeolojik sit alanı içine girdiğinin anlaşıldığı, söz konusu parselin sanık ...'e ait olduğu, sanık ...'in kendisine ait olan söz konusu parsel üzerinde inşaat çalışmaları yapması amacıyla sanık ... ile anlaştığı, bunun üzerine sanık ... tarafından tek katlı bir yapı inşaa etmek amacıyla hafriyat çalışmalarının yapılması şeklinde gerçekleşen ve mahkememizce de bu şekilde gerçekleştiği kabul edilen olayla ilgili olarak, sanık ...'in alınan ifadesinde söz konusu arsanın mülkiyetinin sanık ...'e ait olduğunu, sanık ...'in söz konusu arsaya inşaat yapmak amacıyla kendisi ile anlaştığını, kendisinin bu anlaşma gereğince inşaat çalışmalarına başladığını fakat ne kendisinin ne de diğer sanık ...'in söz konusu arsanın birinci derece sit alanı olduğunu bilmediğini beyan etmesi karşısında yapılan yargılama sonucunda sanık ...'in atılı 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kastının tespit edilememiş olması nedeniyle beraatine karar verilmesi, sanık ... hakkında ise yapılan yargılama neticesinde; keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporu, arkeolog bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamındaki delilerin hep birlikte değerlendirilmesi neticesi sanığın müsnet suçu işlediği yönündeki kanaatin sabit olduğu anlaşılmakla, eylemine uyan 2863 sayılı Yasanın 65/1 maddesi gereğince cezalandırılması cihetine gidildiği, sanığa verilen ceza TCK 62/1 maddesi gereğince takdiri indirim hükümlerinin uygulandığı ancak sanığın adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas sabıkalı geçmişi dikkate alınarak sanık hakkında CMK 231 ve TCK 51 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmektedir. 2. Sanık ... savunmasında; "Ben bu konuya ilişkin olarak daha önce ifade vermiştim, aynen tekrar ederim. ifademde belirttiğim üzere ben arazi sahibi olan ...'in beyanı ile söz konusu taşınmazın yan tarafına duvar ördüm. Zaten daha öncesinde ön tarafta duvar vardı. ben de arka tarafına duvar ördüm. Bunun dışında söz konusu arazide inşaat çalışması yapmadım. Bu hususa ilişkin de tarafla aramızda anlaşma yoktu. Ben buranın sit bölgesi olduğunu da bilmiyordum. Sanık ... de bana buna ilişkin bir şey söylemedi dedi. Sanığa soruşturma sırasındaki ifadesi okundu çelişki nedeniyle sanıktan soruldu; benim mahkemede vermiş olduğum ifadem doğrudur." demiştir. 3. Sanık ... savunmasında; "Ben bu konuya ilişkin olarak daha önce ifade vermiştim, aynen tekrar ederim. Bahse konu arazi bana ait bir arazidir. Bununla birlikte ben arazinin sit bölgesi içerisinde kaldığını bilmiyordum. Ben sit bölgesinin ne olduğunu dahi bilmiyorum. Öncesinde de şehir dışındaydım. Daha sonra boş olan arazime bir kısım insanların alkol almak için geldiklerini ve etraftaki komşulara rahatsızlık verdiğini duyunca arazimi dışarıdan kişilerin girmesini engelleme adına duvarla çevirmeye karar verdim. Bununla ilgili olarak da diğer sanık ... ile anlaştık. İddia edildiği şekilde arazime inşaat yapmam ya da inşaat yapmak için hafriyat çekmem söz konusu değildir. Her ne kadar fotoğraflarda toprak alındığı görülse de ben arazimi düzleştirmek adına bunu yaptım. Ayrıca ev yaptıracak durumum da yoktur. " demiştir. 4.Mahkemece 08.05.2015 tarihinde mahallinde keşif icra edilmiş olup, keşif neticesinde alınan inşaat bilirkişi raporunda; dava konusu yerin 1. derece arkeolojik sit alanında kaldığı, zeminin tesviye edilerek ağaçlandırma yapıldığı, çevre duvarı yapıldığının tespit edildiği, arkeolog bilirkişi raporunda; dava konusu yerin 1. derece arkeolojik sit alanında kaldığı, zemini düzleştirerek temel atmaya uygun hale getirmek amacıyla hafriyat çalışması yapıldığı, ayrıca alanın taş temelli briket gövdeli bir duvarla çevrelendiği, eylemler sonucunda höyüğün büyük ölçüde tahrip edildiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. 5.Sanık ... keşifteki beyanında; "Gezmiş olduğumuz arazide yolun üst kısmındaki ve alt kısmındaki duvarları ördüm, yine arazinin üst kısmına denk gelen yerdeki toprağın da düzleştirme adına bir kısmını aldık." demiştir. IV. GEREKÇE I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde izinsiz çalışma yapıldığından bahisle açılan kamu davası kapsamında, mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi raporları ile, sit alanı içerisinde izinsiz olarak düzleştirme işlemi yapıldığı ve taş duvar örüldüğü, eylemler neticesinde höyüğe büyük ölçüde zarar verildiğinin tespit edildiği, dava konusu taşınmazın sanık ... adına kayıtlı olduğu, sit alanı olarak tesciline dair kurul kararının mahallinde mutad vasıtalarla ilan edildiği, kolluk tarafından yapılan araştırmada da çevre sakinlerince dava konusu yerin sit alanı olduğu hususunun bilindiğinin tespit edildiği dosya kapsamında; A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Açısından; 1.Sanık ...'in savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, inşaat işi ile uğraştığını arazi sahibi olan ...'in beyanı ile duvar ördüğünü, dava konusu yerin sit alanı olduğunu bilmediğini, ...'in de kendisine bu yönde bilgi vermediğini beyan ettiği dosya kapsamında, işçi olarak çalışan sanık ...'in müdahalede bulunduğu taşınmazın sit alanı içerisinde kalıp kalmadığını ya da gerekli izinlerin alınıp alınmadığını araştırma ve denetleme yükümlülüğünün bulunmaması sebebiyle üzerlerine atılı suçun manevi unsuru oluşmadığından, mahkemece sanığın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Açısından; 1.Dava konusu taşınmazın sanık ... adına kayıtlı olduğu, her ne kadar dava konusu yerin sit alanında kaldığını bilmediğini ileri sürmüş ise de; sit alanı olarak tesciline dair kurul kararının mahallinde mutad vasıtalarla ilan edildiği, kolluk tarafından yapılan araştırmada da çevre sakinlerince dava konusu yerin sit alanı olduğunun bilindiğinin tespit edildiği, sanığın dava konusu yerde düzleştirme yapmak ve taş duvar örmek suretiyle sit alanına zarar verdiğinin sabit olduğu anlaşılmakla, mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Açısından; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2014/581 Esas, 2015/640 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Açısından; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2014/581 Esas, 2015/640 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.