8. Ceza Dairesi 2024/14371 E. , 2024/8063 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/616 Esas, 2022/93 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Durma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2022 tarihli ve 2021/616 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı K…
**8. Ceza Dairesi 2024/14371 E. , 2024/8063 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/616 Esas, 2022/93 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Durma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2022 tarihli ve 2021/616 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 08.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40829 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40829 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Her ne kadar Bursa 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/02/2022 tarihli kararında yer alan "denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından sanığın adresine tebligat kanunun 21/1. maddesine göre tebligat çıkarıldığı, ancak tebligatın usulüne uygun yapılmayarak tebliğ evrakının mahalle muhtarına tebliğ edildiği, sanık hakkında tebligat kanunun 21/2. maddesinde göre tebligat çıkarılmadan sanık hakkındaki denetim dosyasının denetim yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle kapanmasına karar verildiği, söz konusu tebligatın usulüne uygun olarak gerçekleştirilmemiş olduğu ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği" şeklindeki gerekçe ile durma kararı verildiği anlaşılmış ise de; Somut incelemeye konu dosyada, şüpheli hakkında, 01/05/2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 29/07/2019 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, verilen kararın 30/09/2019 tarihinde "kararı 16/09/2019 tarihinde tebliğ aldım. Karara itiraz etmiyorum. İnfaza başlamak istiyorum" şeklinde kayıt ile bizzat şüpheli imzasına tebliğ edildiği, tedbirin infazı için 30/09/2019 tarihinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce 01/10/2019 tarihli ve 2019/4740 DS sayılı çağrı yazısı her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun Tebligat Kanunun 21/2. maddesinde göre tebligat çıkarılmadan 21/1. maddesine göre şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, soruşturma dosyası içerisinde yer alan tedbirin infazı için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne yazılan 30/09/2019 tarihli yazının "teslim aldım" kaydı ile şüpheliye tebliğ edildiği, şüphelinin müdürlüğe başvurarak 04/10/2019 tarihinde düzenlenen Yükümlü Ön Bilgilendirme Formunu imzalayarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, bu haliyle şüphelinin tedbirin infazından haberdar olduğu ve müracaatı üzerine infazına başlanıldığının anlaşılması karşısında, erteleme süresi zarfında uyuşturucu madde kullanımına devam ettiği Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 11/02/2020 tarihli ve 291.07.03/2382 sayılı raporuyla anlaşılan sanık hakkında mahkemesince yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kamu davasının durmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüphelinin 01.05.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 29.07.2019 tarihli ve 2019/37762 Soruşturma, 2019/1890 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 16.09.2019 tarihinde "kararı 16/09/2019 tarihinde tebliğ aldım. Karara itiraz etmiyorum. İnfaza başlamak istiyorum" şerhi ile Cumhuriyet Başsavcılığında tebliğ edildiği, tedbirin infazı için 30.09.2019 tarihinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanıldığı, 01.10.2019 tarihli ve 2019/4740 DS sayılı çağrı yazısının tebliğe çıkarıldığı ve 10.10.2019 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrsına göre tebligat işlemlerinin yapıldığı, şüphelinin tebliğ tarihinden önce müdürlüğe başvurarak 04.10.2019 tarihinde düzenlenen Yükümlü Ön Bilgilendirme Formunu imzalayarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 11.02.2020 tarihli yazısı ile şüphelinin uyuşturucu madde kullanımı nedeniyle tedaviye uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine, Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 25.02.2020 tarihli kararı ile denetim evrakının kapatılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilmesi üzerime erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2020 tarihli ve 2019/37762 Soruşturma, 2020/14664 Esas, 2020/10482 sayılı iddianamesi ile Bursa 35. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Bursa 35. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.02.2022 tarihli ve 2021/616 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, '' denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından sanığın adresine Tebligat Kanunun 21/1. maddesine göre tebligat çıkarıldığı, ancak tebligatın usulüne uygun yapılmayarak tebliğ evrakının mahalle muhtarına tebliğ edildiği, sanık hakkında tebligat kanunun 21/2. maddesinde göre tebligat çıkarılmadan sanık hakkındaki denetim dosyasının denetim yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle kapanmasına karar verildiği, söz konusu tebligatın usulüne uygun olarak gerçekleştirilmemiş olduğu ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği'' gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının durmasına ve kararın Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek sanık hakkında yeniden soruşturma yürütülmesi için gereğinin takdir ve ifası yönünden suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 08.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. D. Dava dosyası kapsamında göre somut olayda; şüpheli hakkında, 01.05.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 29.07.2019 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, verilen kararın 30.09.2019 tarihinde "kararı 16/09/2019 tarihinde tebliğ aldım. Karara itiraz etmiyorum. İnfaza başlamak istiyorum" şeklinde kayıt ile bizzat şüpheli imzasına tebliğ edildiği, tedbirin infazı için 30.09.2019 tarihinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce 01.10.2019 tarihli ve 2019/4740 DS sayılı çağrı yazısı her ne kadar 10.10.2019 tarihide doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına tebliğ işlemleri yapılmış ise de ise de, soruşturma dosyası içerisinde yer alan tedbirin infazı için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne yazılan 30.09.2019 tarihli yazının "teslim aldım" kaydı ile şüpheliye tebliğ edildiği, şüphelinin tebligat tarihinden önce müdürlüğe başvurarak 04.10.2019 tarihinde düzenlenen Yükümlü Ön Bilgilendirme Formunu imzalayarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, bu haliyle şüphelinin tedbirin infazından haberdar olduğu ve müracaatı üzerine infazına başlanıldığı, 01.10.2019 tarihli çağrı yazısı ile amaçlanan şüphelinin Denetim Serbestlik Müdürlüğüne başvurusunun da gerçekleşmesi sebebiyle çağrı yazısı tebliğinin usulsüz olarak yapılmasının bir sonuç doğurmadığının anlaşılması karşısında, erteleme süresi zarfında uyuşturucu madde kullanımına devam ettiği Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 11.02.2020 tarihli raporuyla anlaşılan sanık hakkında mahkemesince yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden şartları oluşmamasına rağmen yerinde olmayan gerekçe ile kamu davasının durmasına kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bursa 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2022 tarihli ve 2021/616 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.