4. Hukuk Dairesi 2016/5388 E. , 2018/2038 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Gazete Dergi Basım A.Ş. ve ... aleyhine 09/02/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına sldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/12/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekl…
**4. Hukuk Dairesi 2016/5388 E. , 2018/2038 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Gazete Dergi Basım A.Ş. ve ... aleyhine 09/02/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına sldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/12/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; müvekkillinin 12/10/2014 tarihinde yapılan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK ) üyeliği seçimlerine katılmak için adli yargı tarafından seçilecek üyeler arasından aday olduğunu, adaylığının açıkça Yargıçlar ve Savcılar Birliği (Yar-Sav) ve Yargıçlar Sendikası tarafından desteklenmesine rağmen, davalı şirkete ait Sabah Gazetesi’nde köşe yazarı olan davalı ...’ün 26/08/2014 tarihli yazısında "Bu yapının karşısında YARSAV Cemaat Ortaklığı var, daha çok ulusalcı sol eksenli isimlerden oluşan YARSAV la Cemaatin seçimlere ortak liste ile gireceği biliniyor. Bu listede Cemaate yakınlığıyla bilinen İzmir Karşıyaka Hakimi ... (...) gibi isimlerin olması şaşırtıcı değil" sözlerine yer verilmek suretiyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili; haberin güncel olduğunu, tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, dava konusu köşe yazısının, hakimlik mesleğini fiilen yürüten ve her konuda tarafsız olmak zorunda olan bir meslek mensubu hakkında kesin bilgi ve belge olmaksızın suç örgütü olarak tanımlanan bir yapı ile ilişkilendirilecek şekilde hakkında yazı yazılmasının yorum ve eleştiri sınırlarını aştığı ve kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.