22. Hukuk Dairesi 2017/31177 E. , 2017/9456 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : YARGILAMANIN YENİLENMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Yargılamanın İadesini Talep Eden (Davalı) İsteminin Özeti
**22. Hukuk Dairesi 2017/31177 E. , 2017/9456 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : YARGILAMANIN YENİLENMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Yargılamanın İadesini Talep Eden (Davalı) İsteminin Özeti: Mahkemenin 2010/651 esas sayılı dosyasında usul ve yasaya aykırı tebligat yapılarak, kararın yokluğunda verilerek kesinleştiğini, kararın eksik inceleme ile verildiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 375. maddesine göre yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Karşı Taraf (Davacı) Savunmasının Özeti: Davacı vekili, talebin reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, yargılamanın iadesi talebinin kabulüne karar verilerek, yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Gerekçe Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda davalı tarafın yargılamanın iadesi yönündeki talebi kabul edilmiş; davalı tarafça sunulan deliller çerçevesinde yeniden hesaplama yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda (Kapatılan) 7. hukuk Dairesinin 08.04.2015 tarih, 2015/3763 esas, 2015/6644 karar sayılı ilamı ile, davalı işveren tarafından bildirilen tanıklar dinlendikten sonra, işverence ibraz edilen belgeler ile birlikte dosyanın bir bütün olarak hesap bilirkişisine tevdi edilerek denetime elverişli şekilde rapor alınıp, çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, fazla çalışma ve genel tatil alacağına yönelik olarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı tanıkları dinlendikten sonra, dosya hesap bilirkişisine tevdi edilerek, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bozma kararının kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık fazla mesai ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti konusundadır. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "taleple bağlılık ilkesi" başlığını taşıyan 26. maddesinde "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu maddede, hakimin tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu, talep edilenden fazla veya başka bir şeye hükmedemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Somut olayda davacı, dava dilekçesinde haftanın altı günü çalıştığını, kış aylarında bir hafta 08.00-18.30 saatleri arasında, diğer hafta sabah 11.00 - 21.30 saatleri arası, yaz aylarında ise bir hafta 08.00-18.30 saatleri arası, takip eden hafta 11.00-22.00 saatleri arasında çalıştığını, dini bayramların bir günü hariç kalan günleri ile resmi bayram ve yılbaşı tatillerinde çalıştığını beyan etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında ise, davacının çalışma süresinin bir hafta 08.00-18.30, takip eden hafta ise 11.00-22.00 saatleri arasında olduğu kabul edilerek, buna göre hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı kış aylarında en geç saat 21.30’a kadar çalıştığını beyan etmesine rağmen, saat 22.00’ye kadar çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılması, talebin aşılması mahiyetinde olup, bu kabul şekline göre hüküm kurulması kararın bozulmasını gerektirmiştir. 2. Mahkemenin Yargıtay Dairesi tarafından verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar; usuli kazanılmış hak olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak davalı tanıklarının beyanları alındıktan sonra, davalı tarafça sunulan bordrolar ile birlikte tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi için hesap bilirkişisinden rapor alınmış ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, ayrıca bozma kararı ile davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Kararda, imzalı bordrolara göre ödeme yapıldığı anlaşılan ayların fazla mesai hesabında dışlandığı, çalışılmayan yıllık izinler, hafta tatilleri ve genel tatil günlerinin düşüldüğü ifade edilmiştir. Bununla birlikte, bozma sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda bazı yıllar itibariyle tespit edilen fazla çalışma saat miktarının, gerek yargılamanın iadesine konu edilen karara dayanak bilirkişi raporunda, gerekse bozma öncesi kararda belirlenenden daha fazla olduğu görülmektedir. Bilirkişi raporunda bu farklılığın nedeni açıklanmamıştır. Aynı durum ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı için de geçerlidir. Önceki bilirkişi raporunda, hesaplamaya konu edilen toplam ulusal bayram ve genel tatil gün sayısı 27,5 gün iken; bozma sonrası hükme esas alınan 31.05.2016 tarihli bilirkişi raporunda toplam gün sayısı 28 gün olarak tespit edilmiştir. Bozma öncesi karar ile kabulüne karar verilen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı miktarı net 300,59 TL olup, söz konusu karar davacı tarafça temyiz edilmemiştir. Bozma üzerine verilen kararda ise net 424,98 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Bozma ilamına uyulmakla kararı temyiz eden davalı taraf yararına, davacının genel tatil ücreti alacağının miktarı yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır. İlk kararın davalı temyizi üzerine bozulması ve davacının (gerek yargılamanın iadesi talebine konu kararı gerekse bozma öncesi) kararı temyiz etmemesi sebebiyle, davalı yararına fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden (gerek saat ve gün, gerekse miktar itibariyle) oluşan usuli kazanılmış hak durumu da dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.