Ceza Genel Kurulu 2021/261 E. , 2023/626 K. "İçtihat Metni" İtirazname No : 2017/50613 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 325-241 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıkların beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/2, 102/3-d, 102/5, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ilişkin İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.11.2
**Ceza Genel Kurulu 2021/261 E. , 2023/626 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname No : 2017/50613 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : (Kapatılan) 14. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 325-241 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıkların beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/2, 102/3-d, 102/5, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ilişkin İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.11.2013 tarihli ve 147-369 sayılı hükümlerin, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 20.06.2016 tarih ve 976-6092 sayı ile; "...Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kaydında sanıklar haklarında aynı olayla ilgili olarak Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2010 tarih, 2009/11277 soruşturma ve 2010/1698 karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, ancak dosyada bu kararın kesinleşip kesinleşmediğine dair bilgi bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar haklarında verilen bu kararla ilgili araştırma yapılıp sonucuna göre hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Yerel Mahkemece 08.06.2017 tarih ve 325-241 sayı ile; sanıkların TCK'nın 102/2, 102/3-d, 102/5, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna hükmedilmiş, bu hükümlerin de katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili ile sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 03.02.2021 tarih, 7405-876 sayı ve oy çokluğu ile;"...Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın aşamalardaki beyanları, savunma, adli raporlar ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanıkların suç tarihinde yirmi dört yaş içerisinde bulunan katılanın rızası dışında cebir kullanmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiklerine dair cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Çoğunluk görüşüne iştirak etmeyen Daire Üyesi R. Dinç; "...Olay günü taksisine binen müştekiye iş bulabileceğini söyleyerek numarasını alan sanık ...’in, müştekiyi gideceği yere bıraktıktan kısa bir süre sonra arayarak kendisine iş bulduğunu ve form doldurması gerektiğinden bahisle buluşma teklifinde bulunduğu, eve gideceğini belirtmesi üzerine yakında olduğunu, kendisini bırabileceğini söyleyerek müştekiyi ikna ettiği, bu sırada arkadaşı...’yı arayarak kendi kullanımındaki taksiyi bir sonraki şoföre devrettikten sonra sanık ... ile birlikte müştekiyi almaya gittikleri, ardından müştekiyi oyalayarak ve istemediğini belirtmesine karşın tenha bir yere götürürek rızası hilafına cinsel ilişkiye girdikleri, sanık ...’nın aşamalarda müşteki ile ilişkiye girmediğini beyan etse de alınan örneklerde kendisi ile diğer sanık Ersinin DNA örneklerinin karışık olarak bulunması ve tanık beyanlarının müştekinin beyanını doğrular nitelikte olduğu ve olayın sıcağı sıcağına intikal ettiği hususu da nazara alındığında sanıkların atılı müsnet suçlardan beraatlerine dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım." düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 11.03.2021 tarih ve 50613 sayı ile; "...Olay günü arkadaşları ile buluşmak için buluşma yerine sanık ...'in kullandığı taksi ile giden mağdure ile sanığın sohbet ettikleri, sanığın mağdurenin iş aradığını öğrenmesi üzerine ablasının kendisine iş bulabileceğinden bahisle telefon numarasını aldığı, mağdureyi gideceği yere bıraktıktan kısa bir süre sonra mağdureyi aradığı, iş bulduğunu, form doldurmaya birlikte gidebileceklerini söylediği, buluşma istediği, mağdurenin arkadaşlarının buluşmaya gelmeyeceklerini bildirdikleri bu nedenle mağdurenin vakti olduğundan teklifi kabul ettiği, sanığın ticari taksi ile gelerek mağdureyi bulunduğu yerden aldığı, taksiyi ağabeyine devredeceğini söyleyip mağdureyi bir kafeye bıraktıktan sonra sanık ... ile birlikte sanık ...'nın aracı ile geri döndüğü, ...'nın arka koltukta oturduğu, mağdureyi ön koltuğa alıp hareket ettiği, ...'yı evine bırakacağından bahisle mağdureyi Koru mahallesinde boş bir araziye götürdüğü, ...'nın araçtan inmesini müteakip mağdurenin oturduğu koltuğu geriye yatırıp rızası hilafına cebir kullanarak pantolon ve iç çamaşırını sıyırarak organ sokma suretiyle cinsel saldırı da bulunduğu, bu sırada diğer sanık ...'nın araç dışında beklediği, eylemini bitiren sanık ...'in mağdurenin pantolon ve külotu ile araçtan indiği ve bu kez sanık ...'nın araca binerek aynı şekilde mağdureye cinsel saldırıda bulunduğu, eylem tamamlandıktan sonra mağdureye kıyafetlerini verdikleri, olay yerinden birlikte ayrıldıkları, sanık ...'in araçtan inmesinden sonra sanık ...'nın mağdureyi ...'de bıraktığı, evine giden mağdurenin banyo yaptıktan sonra olayı tanıklar... ve ...'a anlattığı, birlikte polise başvurdukları, böylece sanıkların üzerlerine atılı suçun sabit olduğu," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 16.06.2021 tarih, 1202-4333 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklara atılı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Sanıklar... ve Ersin'in aynı mahallede ikamet eden yakın arkadaş oldukları, katılanın 13.12.2009 tarihinde meydana geldiğini iddia ettiği olaya ilişkin olarak aynı gün saat 23.00 sıralarında müracaatta bulunduğu ve sanıklar hakkında soruşturmanın başlatıldığı, 14.12.2009 tarihli yakalama ve yer gösterme tutanağında; sanıkların, katılanla birlikte İstinye Koru Mahallesi, Koru Caddesi, Hamamüstü Sokak girişinin sol tarafında kalan boş bir araziye otomobillerini çektiklerini ve olayın anılan yerde gerçekleştiğini beyan ettiklerinin belirtildiği, 14.12.2009 tarihinde Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen rapora göre; katılanın sağ göğüs iç kadranında 0,5 cm uzunluğunda doğrusal uzantılı sıyrık izi bulunduğu, genital muayenesinde herhangi bir yırtık, ekimoz ya da hematom saptanmadığı, vulva vajenin doğal görünümde olup vajen yıkama sıvısı örneğinde yapılan incelemede sperm hücresine rastlanmadığı, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 29.01.2010 tarihli raporunda; katılana ait külot, atlet ve vajinismus sıvısı olduğu bildirilen numunenin incelenmesinde sperm hücresi görüldüğünün, lekelerin meni lekesi olduğunun, sıvı numuneden elde edilen ve sadece erkek bireylerde bulunan Y-STR DNA profilinin sanıkların Y-STR DNA profillerini karışık olarak içerdiğinin, külot ve atlet üzerindeki lekelerden elde edilen birden fazla şahsa ait karışık DNA profilinin de sanıklara ait DNA profili ile uyumlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca 20.12.2010 tarihinde düzenlenen rapora göre; zekâsının normal olduğu değerlendirilen katılanda, mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan travma sonrası stres bozukluğu ve depresif bozukluk denilen psikiyatrik bozuklukların tespit edildiği, olay nedeniyle katılanın ruh sağlığının bozulduğu, Anlaşılmaktadır. Katılan aşamalarda; 13.12.2009 tarihinde saat 13.30 sıralarında Mecidiköy'de bulunan bir alışveriş merkezine gitmek üzere taksiye bindiğini, taksinin şoförü olan sanık ...'le bir süre sohbet ettiklerini, o esnada kendisine satış elemanı olarak iş bulabileceğini söyleyen sanık ...'e cep telefonu numarasını da verdiğini, taksiden indikten hemen sonra alışveriş merkezinde buluşacağı arkadaşının, gelemeyeceğini bildiren bir telefon mesajı gönderdiğini, kısa bir süre sonra da sanık ...'in telefonla birini arayarak kendisi için iş görüşmesi ayarladığını ve dilediği zaman form doldurmaya gidebileceklerini söylediğini sanık ...'e; eve dönmesi gerektiğini ve form doldurmaya gidemeyeceğini söylemesi üzerine anılan sanığın yakında olduğunu bildirerek kendisini evine bırakmayı teklif ettiğini, bu teklifi kabul ederek alışveriş merkezinin önünde sanık ...'in kullandığı taksinin arka koltuğuna bindiğini, yol üzerinde sanık ...'in ayarladığı işi konuştuklarını, bu arada sanık ...'in bir şeyler içip konuşmaya dair önerisini de kabul ettiğini, sanık ...'in kendisini Hamurabi isimli bir kafenin önünde indirerek taksiyi teslim ettikten hemen sonra döneceğini söylediğini, kafede bir çay içtiğini, yaklaşık 10 dakika sonra telefonla arayan sanık ...'in kafede olup olmadığını sorduğunu ve bir süre sonra da kafeye gelip hiç oturmadan; "İstinye Park'a gidelim. Orada çay içelim." dediğini, birlikte kafeden ayrılıp bordo renkli bir otomobilin yanına geldiklerinde otomobilin arka koltuğunda oturan sanık ...'yı gördüğünü, sorması üzerine sanık ...'in, bir arkadaşı olarak tanıttığı diğer sanığı yol üzerinde bırakacaklarını söylediğini, otomobille İstinye Park istikametine doğru hareket ettiklerini, İstinye Sahile giderek burada bir büfeden yiyecek bir şeyler aldıklarını, o esnada babasının telefonla arayarak eve gelmesini söylemesi nedeniyle sanıklara eve dönmesi gerektiğini ifade ettiğini, sanıkların da; "O zaman seni durağa bırakalım." demeleri üzerine tekrar otomobile bindiklerini, saat 16.00 sıralarında sanıkların kendisini otomobille Koru Mahallesi'nde bulunan boş bir alana götürdüklerini, sanık ...'in; "Korkma, biraz manzara izleyelim. Seni sonra götüreceğim." dediğini, sanık ...'nın da elindeki biraları birlikte içmeyi teklif ettiğini, başta kabul etmemesine rağmen sanık ...'nın çok ısrar etmesi nedeniyle biradan bir iki yudum içtiğini, bu sırada Telekom'da çalıştığını söyleyen sanık ...'ya telefon borcu olduğunu aktardığını, sanık ...'nın da borç konusunu araştıracağını söylediğini, sanık ...'nın inmesi üzerine sanık ...'le araçta yalnız kaldıklarını, sanık ...'in, kendisinden çok hoşlandığını söyleyerek oturduğu koltuğa doğru yaklaştığını, gitmek istediğini bildirerek kapıyı açmaya çalıştığında kapının kilitli olduğunu fark ettiğini, sanık ...'e; yapmamasını, çocuğunun olduğunu söyleyerek ağladığını, ancak sanık ...'in; "Ne kadar zorlarsan o kadar uzun sürer." dediğini, bu sırada cep telefonunun çaldığını, sanık ...'in telefonu açmasını ancak hiçbir şey anlatmamasını, aksi hâlde kötü olacağını söylediğini, babasına yolda olduğunu söyledikten sonra telefonu kapattığını, üzerinde bulunan pantolon ve külodunu zorla çıkartan sanığın, saçlarını çekip kendisine bir defa tokat attığını, ardından kendisiyle zorla cinsel ilişkiye girdiğini, sanık ...'nın bu esnada otomobilin camından bakıp güldüğünü, sanık ...'in, kendisine ait pantolon ve külodu yanına alarak otomobilden ayrıldığını, daha sonra sanık ...'nın otomobile bindiğini, ağlayıp yalvarmasına rağmen sanık ...'nın da zorla kendisiyle cinsel ilişkiye girdiğini, sanık ...'in otomobile getirdiği pantolon ve külodunu giydiğini, sanık ...'in; "Bu gece seni bırakmayacağım." dediğini, otomobil hareket hâlindeyken sanık ...'in telefon görüşmesi yaptığını ve eve dönmesi gerektiğini söylediğini, sanık ... otomobilden indikten sonra sanık ...'nın şoför mahalline geçtiğini ve kendisine nereye gideceğini sorduğunu, Levent'e gitmek istediğini söylemesi üzerine ...'nin girişinde kendisini bıraktığını, evine dönerek banyo yapıp temizlendiğini, sanıkların olayı kimseye anlatmamasını, aksi hâlde kendisini bulup öldüreceklerini söylediklerini, korkarak olayı başta kimseye anlatamadığını, ancak daha sonra her şeyi göze alarak olayları dayısıyla paylaştığını ve karakola giderek müracaatta bulunduğunu, Tanık ... mahkemede; dayısının kızı olan katılanın olay günü evine geldiğini, eşi olan tanık ...'ın katılanın durumundan şüphelenerek onu odaya çağırdığını ve bir süre konuştuklarını, daha sonra ağlama sesleri duyduğunu, eşinin kendisini çağırarak bir taksici ile arkadaşının zorla alıkoydukları katılana tecavüz ettiklerini söylediğini, karakola gitmeye karar verdiklerini, katılan evine geldiğinde havanın kararmak üzere olduğunu, katılanın saçları dağılmış, gözleri kıpkırmızı bir hâlde başını öne eğip eşiyle konuşmak için doğrudan odaya geçtiğini, Tanık ... mahkemede; olay tarihinde katılanın telefonla arayarak; "Size gelebilir miyim?" diye sorduğunu, kabul ederek eve döndüğünde katılanla arkadaşları olan tanıklar ... ve ...'nın kapının önünde beklemekte olduklarını gördüğünü, gözleri yaşlı olan katılanın konuşmaları gerektiğini söylediğini ve başından geçenleri aktardığını, katılana banyo yapıp yapmadığını sorduğunu, katılanın da evinde banyo yaptığını söylediğini, tanık...'ı çağırarak durumu kendisine anlattığını ve "Polise gidelim." dediğini, o esnada katılanın; "On beş gün sonra eşimden boşanma davam var. Bu durum ortaya çıkarsa çocuğumu bana vermezler." diyerek korktuğunu, buna rağmen birlikte karakola müracaat ettiklerini, katılan evine geldiğinde saat 19.00-19.30 sıraları olduğunu, katılanın ağlamaktan yüzünün şişmiş bir hâlde olduğunu ve kollarında kızarıklıklar bulunduğunu, Tanık ... mahkemede; katılanın arkadaşı olduğunu, eşi olan tanık ...'dan olay günü işe gelmeyen katılanın, akşam saatlerinde telefonla arayarak ağladığını öğrendiğini, ne olduğunu anlamak için katılanın evine gitmeye karar verdiklerini, katılanın da başından geçenleri anlattığını, çok üzgün olduğunu, ağlayıp titrediğini, konuşamadığını, ırzına geçildiğini aktardığını, katılanı dayısıyla birlikte karakola götürdüklerini, Tanık ... mahkemede; sanıkları tanımadığını, katılanın ise arkadaşı olduğunu, olay tarihinde buluşmaya karar verdiklerini ancak katılanla irtibat kuramadığını, akşamüstü katılanın telefonla aradığını, ağlamaktan konuşamadığını, telefonda hiçbir şey anlatmadığını, tanık ...'le birlikte katılanın evine gittiklerini, katılanın banyodan çıkmış olduğunu ve titrediğini gördüğünü, konuşmasını sağlamak için katılanın yanında durduğunu ve yüzünü yıkadığını, iki kişinin kendisine zorla tecavüz ettiklerini söylediğini, ardından katılanın dayısıyla birlikte karakola müracaat ettiğini, katılanın iyi niyetli, saf bir insan olduğunu, kolay kandırıldığını, psikolojik sorunlarının olmadığını, ancak olaydan sonra kendine gelemediğini, Tanık ... mahkemede; yaklaşık on yıldır İstinye'de eniştesine ait olan bakkalda çalıştığını, sanıkların dükkâna gelerek; "Böyle böyle bir olay oldu. Buraya gelip alışveriş yaptık. Hatırlıyor musun?" diye sorduklarını, 2010 yılı yaz mevsimi olduğunu tahmin ettiğini, saat 17.00 sıralarında sanık ...'nın sigara ve kola aldığını hatırladığını, sanık ...'in o sırada yanında olmadığını, İfade etmişlerdir. Sanık ... aşamalarda; taksi şoförü olarak çalıştığını, 13.12.2009 tarihinde saat 14.30 sıralarında katılanın taksiye binerek Profilo Alışveriş Merkezine gitmek istediğini söylediğini, yol üzerinde katılanla sohbet etmeye başladıklarını, katılanın evindeki durumları, çalıştığı işinden memnun olmadığını ve İstinye Park'ta çalışmak için çok defa iş başvurusunda bulunduğunu anlattığını, ardından birbirlerine telefon numaralarını verdiklerini, katılanın ücretini ödedikten sonra alışveriş merkezinin önünde taksiden indiğini, yaklaşık beş dakika sonra katılanı telefonla arayarak ne yaptığını sorduğunu, katılanın buluşmak için anlaştığı arkadaşının gelmeyeceğini, bu nedenle eve geri döneceğini söylemesi üzerine ona; "O zaman bekle. Ben arabayı teslim etmeye gideceğim. Seni de bırakayım." dediğini, alışveriş merkezinin önünden katılanın tekrar taksiye bindiğini, sohbet esnasında katılana moralinin neden bozuk olduğunu sorduğunu, katılanın erkek arkadaşı gelmediği için canının sıkıldığını söylemesi üzerine ona; "Ben aracı diğer şoföre teslim edeceğim. Sonra kafa dağıtmaya gidelim." dediğini, kabul etmesi üzerine katılanı Hamurabi isimli kafeye bıraktığını, Sarıyer'e giderek taksiyi diğer şoföre teslim ettikten sonra mahalleden arkadaşı olan sanık ...'nın yanına gittiğini, sanık ...'nın otomobiliyle anılan kafeye giderek katılanı aldıklarını, hep birlikte İstinye'ye geldiklerini, burada büfeden yiyecek bir şeyler alıp yediklerini ve tekrar otomobile bindiklerini, sanık ...'nın da o sırada üç tane bira aldığını, Koru Mahallesi'nde bulunan boş bir alana otomobili park ettiklerini, biraları içerken bir yandan da sohbet ettiklerini, katılanın hayatını anlatarak borçlarının olduğunu söylediğini, sanık ...'nın da borçların ödenmesinde yardımcı olabileceklerini anlattığını, sanık ...'nın sigara almak için otomobilden indiği sırada kendisine iltifat ettiği katılanın saçlarıyla oynamaya başladığını, ardından ilişkiye girmek istediğini söylediği katılanın kabul etmesi üzerine otomobilin ön koltuğunda cinsel ilişkiye girdiklerini, sanık ...'nın otomobilin yanına gelerek kendilerini yarı çıplak bir vaziyette görmesi üzerine hemen toparlandığını ve otomobilden çıktığını, o esnada katılanın da otomobilin içinde uzanarak sigara içtiğini, sonrasında sanık ...'nın otomobile bindiğini ve otomobili çalıştırıp ısıtmaya başladığını, yaklaşık yarım saat sonra üşüyerek otomobilin yanına gittiğini ve cama vurup üşüdüğünü sanık ...'ya söylediğini, sanık ...'nın beş-on dakika içinde otomobilden çıkacaklarını ifade ettiğini, yaklaşık on dakika sonra sanık ...'nın çağırması üzerine otomobilin şoför koltuğuna oturduğunu, sanık ...'nın arka koltuğa geçtiğini, otomobille evinin bulunduğu mahalleye geldiklerinde eşini almaya gideceğini söyleyerek otomobilden indiğini, bu sırada katılanın; "Sen evli misin?" şeklindeki sorusuna; "Evet." diyerek cevap verdiğini, otomobilden indikten sonra kendi aracına binerek eşini almaya gittiğini, katılanı iş bulma vaadiyle kandırmadığını, rızasıyla cinsel ilişkiye girdiklerini, sanık ... ile katılanın cinsel ilişkiye girdiklerini görmediğini ancak ilişkiye girmiş olabileceklerini düşündüğünü, katılanın kendilerine iftira attığını, internet borcunu ödemedikleri için haklarında şikâyetçi olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini, Sanık ... aşamalarda; vale olarak çalıştığını, sadece pazar günleri izinli olduğunu, 13.12.2009 tarihinde öğle saatlerinde sanık ...'in telefonla arayarak kız arkadaşını Profilo Alışveriş Merkezine bıraktığını ve birlikte gezeceklerini söyleyerek; "Arabanla gelirsen beraber gezeriz." dediğini, kabul etmesi üzerine yaklaşık yarım saat sonra sanık ...'le buluştuklarını ve kendisine ait otomobile binerek Hamurabi isimli kafeye gittiklerini, sanık ...'in otomobilden indikten kısa bir süre sonra katılanla birlikte geri döndüğünü, otomobille İstinye'ye gittiklerini, hep beraber bir büfede yemek yediklerini, sonrasında sanık ... ve katılanın otomobile bindiklerini, kendisinin de bir tekel bayiinden üç tane bira alarak otomobile girdiğini, buradan otomobille hareket ederek Koru Mahallesi'nde bulunan boş bir araziye gittiklerini, otomobilde biraları içtiklerini, katılanın bir iki yudum içtikten sonra devam etmediğini, onun birasını da sanık ...'in bitirdiğini, otomobil içinde sohbet ettiklerini, katılanın eşiyle kaçarak evlendiğini, bir çocuğunun olduğunu, eşinden şiddet gördüğünü ve ayrıldıklarını anlattığını, katılanın sigarası bitince sanık ...'in uyarısıyla otomobilden inerek sigara almaya gittiğini, döndüğünde sanık ... ile katılanın alt tarafları çıplak bir hâlde seviştiklerini gördüğünü, bunun üzerine otomobilden uzaklaşıp beklemeye başladığını, yaklaşık yirmi dakika sonra otomobilin yanına gidip cama vurduğunu ve üşüdüğünü söylediğini, adı geçenlerin hâlen yarı çıplak vaziyette olduklarını gördüğünü, sanık ...'in on dakika sonra gideceklerini söylediğini, hatta katılanın da sanık ...'e; "Çabuk ol da gidelim." dediğini, tekrar otomobilin yanından uzaklaşarak beklemeye başladığını, on dakika sonra otomobilden inen sanık ...'in üstünü başını düzelttiğini, kendisinin de bindiği otomobili çalıştırdığını, ön koltukta oturmakta olan katılanın bu sırada babası tarafından telefonla arandığını, katılanın, babasına kız arkadaşlarıyla bot baktığını ve eve döneceğini söyleyerek telefonu kapattığını, bir müddet sonra katılanın babasının tekrar aradığını, katılanın bu kez minibüste olduğunu, derneğin bulunduğu yerde inip para vereceğini söyleyerek görüşmeyi sonlandırdığını, ardından katılanın ağabeyinin telefonla aradığını, katılanın ağabeyine de eve döneceğini söylediğini, daha sonra otomobilden indiğini ve sanık ...'in şoför mahalline geçtiğini, kendisinin de arka koltukta oturduğunu, önce sanık ...'i evine bıraktıklarını, yalnız kaldıklarında katılanın sanık ...'in evli olup olmadığını sorduğunu, evli olduğunu söyleyince katılanın moralinin bozulduğunu, ...'ye geldiklerinde katılanın da otomobilden indiğini, katılanla sanık ...'in rızayla cinsel ilişkiye girdiklerini, kendisinin ise katılanla cinsel birliktelik yaşamadığını, aleyhine olan raporu ve suçlamayı kabul etmediğini, olay yerinin mahalle içinde ve bakkala yaklaşık on metre uzaklıkta olduğunu, katılanın menfaat elde etmek için haklarında böyle bir şikâyette bulunduğunu, Savunmuşlardır. V. GEREKÇE Katılanın aşamalarda sanıkların boş bir araziye park ettikleri otomobilin içinde rızası hilafına sırasıyla kendisine yönelik nitelikli cinsel saldırıda bulunduklarını iddia ettiği, sanık ...'in olay tarihinde tanıştığı katılanla rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini; sanık ...'nın ise katılanla hiçbir şekilde cinsel birliktelik yaşamadıklarını savundukları anlaşılan dosyada; Sanıklar ve katılan arasında dosya kapsamına yansıyan bir husumet veya iftira atılmasını gerektirir bir neden bulunmaması, katılanın tüm aşamalarda özde değişmeyen biçimde ayrıntılı ve birbirleriyle uyumlu anlatımlara yer vermesi, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin raporunda yer alan tespitlerin katılanın iddialarını doğrular ve destekler mahiyette olması, katılanın gerçekleşen cinsel saldırının akabinde evine dönerek duş aldıktan sonra olayı önce yakın arkadaşları olan tanıklar ... ve ... ile paylaşması, sonrasında akrabaları olan tanıklar... ve ...'ın da yönlendirmesiyle aynı gün içinde adli makamlara müracaat etmesi, tanıklar ... ve ...'nın, kendisine iki şahsın zorla tecavüz ettiklerini anlatan katılanın çok üzgün olduğunu, sürekli ağlayarak titrediğini; tanık ...'ın ise olay tarihinde katılanın ağlamaktan yüzü şişmiş bir hâlde evine geldiğini ve yaşadıklarını anlattığını, karakola gitmeye karar verdiklerinde de; "On beş gün sonra eşimden boşanma davam var. Bu durum ortaya çıkarsa çocuğumu bana vermezler." şeklinde sözler söylediğini belirtmeleri, dolayısıyla katılanın çocuğunun velayetini kaybetme riskini dahi göze alarak sanıklar hakkında şikâyette bulunması, olay günü tanıştığı katılanla rızaen cinsel ilişkiye girdiğini söyleyen sanık ... ile katılandan alınan vücut sıvısı örneği ve iç çamaşırlarında sperm hücresi bulunmasına rağmen katılanla olay günü hiçbir şekilde cinsel ilişki yaşamadığını ifade eden sanık ...'nın, katılanın borcunu ödemedikleri için kendilerine böyle bir suç isnadında bulunduğuna dair savunmalarının ve katılanın her iki sanıkla rızasıyla birlikte olduğu şeklindeki kabulün hayatın olağan akışına uygun düşmemesi, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun raporunda zekâsının normal olduğu değerlendirilen katılanın mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesi ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; katılanın, sanıkların eylemlerine rıza göstermediği ve bu nedenle sanıklara atılı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçunun sabit olduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan altı Ceza Genel Kurulu Üyesi; itirazın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE, 2- Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 7405-876 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 3- İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2017 tarihli ve 325-241 sayılı hükümlerinin, usul ve kanuna uygun olması sebebiyle ONANMASINA, 4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.11.2023 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.