12. Ceza Dairesi 2026/1154 E. , 2026/3088 K. "" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4511 E., 2025/4806 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onaması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapıla…
12. Ceza Dairesi 2026/1154 E. , 2026/3088 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4511 E., 2025/4806 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onaması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve ve sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 63, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve sanığın sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onamasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; trafik kazası ile ölüm neticesinde arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin Morg İhtisas Dairesi Başkanlığı raporunun dosya kapsamında yer almamasına karşın sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğuna, kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna, bilirkişi raporlarında ayrıntılı değerlendirmenin yapılmadığına, okul geçidi bölgesinde kasis bulunmaması nedeniyle idarenin de kusurunun bulunduğuna, mevsimsel koşullar ve bitki örtüsü gibi unsurlar dahilinde tabelaların görünürlüğünün bulunmadığına, sanığın 30 km/s hız sınırı olan bölgede, hız sınırlarına uygun olarak seyrettiğine, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir sebeplerin bulunmadığına ve alt sınırdan uzaklaşmanın gerekçelendirilmediğine, takdiri indirim sebebinin uygulanması ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 22.07.2025 tarihinde saat 08.57 sıralarında sanığın idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, bölünmüş, iki şeritli, azami hız limitinin 20 km/s olduğu, okul bölgesi olan ve yaya geçidinin bulunduğu meskun mahal sınırları içindeki yolda seyri sırasında, aracının ön kısımları ile yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan ...'a çarpması sonucunda, yaya ...'ın hastaneye kaldırıldığı, yapılan tüm müdahalelere rağmen kazadan 13 gün sonra 04.08.2025 tarihinde hayatını kaybettiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkanlığının 16.03.2026 tarihli raporuna göre; ölümün künt kafa travmasına bağlı kafatası kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku hasarı ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin bildirildiği, İlk Derece Mahkemesince, kaza tespit tutanağı ve soruşturma evresinde alınan 11.08.2025 tarihli bilirkişi raporu ile uyumlu olan ve sanığın asli ve tam kusurlu olduğu yönünde görüş bildiren İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 29.09.2025 tarihli raporunun hükme esas alınması suretiyle sanığın bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek ve çarpmanın yaya geçidi üzerinde gerçekleştiği göz önünde bulundurulduğunda bilinçli taksir koşullarının oluştuğu kanaatiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş, sanığın olay sonrasında kaçmaya yönelik tutum ve davranışları itibariyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uygulanmamıştır. 2.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesince bir isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Katılanlar kendilerini aynı vekille temsil ettirmiş olmalarına karşın, katılanlar lehine ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hükmün ikinci ve üçüncü fıkralarının tamamen çıkarılarak yerine ''Katılanlar kendilerini aynı vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara eşit olarak verilmesine," ibarelerinin yazılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.