T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/634 KARAR NO : 2026/261 DAVA : İpotek (Terkin İstemli) DAVA TARİHİ : 04/09/2024 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 Mahkememizde görülmekte bulunan İpotek (Terkin İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... mahallesi/köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmazı müvekkilinin satın aldığını, bu satın almayla birlikte taşınmaz üzerinde bulunan ip…
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/634 KARAR NO : 2026/261 DAVA : İpotek (Terkin İstemli) DAVA TARİHİ : 04/09/2024 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 Mahkememizde görülmekte bulunan İpotek (Terkin İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... mahallesi/köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmazı müvekkilinin satın aldığını, bu satın almayla birlikte taşınmaz üzerinde bulunan ipotek tüm ferileriyle birlikte müvekkiline ve diğer hissedarlara geçtiği, ipoteğin kaynağı olan alacak bakımından müvekkili ... borçlu taraf iken davalı ... Şirketinin alacaklı taraf olduğunu, bu alacağa bağlı olarak dava konusu olan müvekkilinin hissedar olduğu ... ili ... ilçesi ... mahallesi/köyü ... ada ... parsel numaralı taşınmazda ... adına ... tarih ve ... Yevmiye nolu ipotek şerhi bulunduğu, bu ipoteğin kaynağı olan alacak için davalı tarafça İstanbul ... İcra Dairesi .../...-.../... Esas Sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, İstanbul ... İcra Dairesi .../...-.../... Esas Sayılı dosyasına ... tarihinde tam ve eksiksiz olarak ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeyle birlikte ipoteğin kaynağı olan hukuki ilişkiden doğan ipoteğe konu alacak ifa edildiği, ipoteğin kaynağı olan alacağın ödendiği, ipoteğe konu hukuki ilişkinin son bulduğu, buna rağmen dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ipotek şerhi terkin edilmediği, bu sebeple müvekkiline ait ... ili ... ilçesi ... mahallesi/ köyü ... ada ... parsel numarasına kayıtlı taşınmazın tamamı üzerindeki ... adına olan ... Tarih ve ... Yevmiye nolu ipotek şerhinin terkinini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu taşınmazın önceki maliki ve ... A.Ş.'nin eski bayisi ... Şirketi ile ... A.Ş. arasında, Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve eki niteliğinde Protokol akdedilerek, ... ...'e akaryakıt bayiliği ve işletmecilik hakkı tesis edildiği, ... ile müvekkili şirket ... A.Ş ... tarihli Genel Kurul Kararı ve ... tarihli Ticaret Sicil Gazetesi uyarınca Müvekkili Şirket bünyesinde birleşerek ... A.Ş, infisah edildiği, açılan davada öne sürülen borç ilişkisinin bittiği iddiası dayanaksız olduğu, ... Şirketi ile ... A.Ş arasında imzalanan Bayilik Sözleşmesi kapsamında işbu ipotek ilgili cezai şart ve cari hesap alacağı teminat altına alındığı, taraflar arasındaki alacağın sona ermemesi sebebiyle ipoteğin terkini yapılmadığı, TMK Md. 883 uyarınca ancak alacak sona erdiği takdirde ipoteğin terkini talep edilebileceği, dolayısıyla ödenmemiş alacaklar bakımından kimseden elindeki teminatını hiçe sayması beklenemeyeceğinden, yukarıda yer verilen kanunun hükmü uyarınca da herhangi bir şekilde ipotek hakkının terkininden söz edilemeyeceğini, bu sebeple haksız ve mesnetsiz açılan işbu davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tensip ara kararları gereği ... Tapu Müdürlüğüne, İstanbul ... İcra Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, yazı cevaplarının dosyamız arasına alındığı görülmüştür. Korkuteli ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarihli .../... Esas ve .../... Karar sayılı kararı ile "Davanın görev yönünden usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine" karar verildiği, mahkememizce yukarıdaki esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanunda ve madde metninde isimleri tek tek belirtilen kanunlarda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları mutlak ticari dava olarak kabul edilmektedir. Yine maddeye göre her iki taraf için ticari sayılan hususlardan doğan kanunda gösterilen bu ticari davalar dışında tarafların sıfatına bakılmaksızın ve uyuşmazlık ticari işletmeye ilişkin bulunmasa bile 1163 sayılı yasanın 99. maddesi Ticari İşletme Rehni Kanununun 22. maddesi, 3226 sayılı kanunun 31, İİK'nun 154, 182, 296. maddelerinden doğan davalar da mutlak ticari dava sayılmaktadır. Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Aynı yasanın tacir tanımını yapan 12. Maddesine göre; Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Mahkememizce davacının tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Sanayi ve Ticaret Odası'na, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkereler yazılmış olup, gelen müzekkere cevaplarının incelenmesinde, davacının kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiralanması ve işletilmesi faaliyetinden kayıtlı mükellef olduğu, davacının esnaf siciline kayıt olmadığı, davalının Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydının bulunmadığının bildirildiği dolayısıyla davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda, dava konusu uyuşmazlık, ... ili ... ilçesi ... mahallesi/köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Davacının borçlu, davalı ... Şirketinin alacaklı olduğu ... ili ... ilçesi ... mahallesi/köyü ... ada ... parsel numaralı taşınmazda davalı adına ... tarih ve ... Yevmiye nolu ipotek şerhi bulunduğu, bu ipoteğin kaynağı olan alacak için davalı tarafça İstanbul ... İcra Dairesi .../...-.../... Esas Sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, İstanbul ... İcra Dairesi .../...-.../... Esas Sayılı dosyasına ... tarihinde tam ve eksiksiz olarak ödeme yapıldığı ve ipoteğin kaynağı olan alacağın ödendiği ipoteğe konu hukuki ilişkinin son bulduğu belirtilerek taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını talep etmektedir. Dolayısıyla eldeki dava konusu itibariyle ticaret kanununda yer alan herhangi bir düzenlemeden kaynaklanmamaktadır. Davalı tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de; davacı tacir olmadığından olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmayıp görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Her ne kadar kısa kararda Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu belirtilmiş ise de, dosyanın Korkuteli ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarihli .../... Esas ve .../... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize geldiği, Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu ve mahkememizce verilen karar, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması halinde; dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde; olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için, dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine şeklinde yazılması gerekirken sehven bu şekilde yazıldığı anlaşılmış olup, kısa kararla hüküm arasında çelişki olmaması için belirtme yapmakla yetinilmiştir.) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 05/03/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır