T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/269 KARAR NO : 2025/1587 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2023 NUMARASI : 2015/762 E. 2023/749 K. DAVANIN KONUSU : Murazanın Meni ve Alacak İSTİNAFA TALEBİNDE BULUNAN : Davalılar (birleşen davada…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/269 KARAR NO : 2025/1587 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2023 NUMARASI : 2015/762 E. 2023/749 K. DAVANIN KONUSU : Murazanın Meni ve Alacak İSTİNAFA TALEBİNDE BULUNAN : Davalılar (birleşen davada davacı) ... ile ... Ltd.Şti vekili, Katılma yoluyla davacı-birleşen davalı ... A.Ş. vekili KARAR TARİHİ : 29/09/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/10/2025 Mahkemece verilen karara karşı davalılar ... ve .... Ltd. Şti. vekili, katılma yoluyla ... A.Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı ... Ltd Şti ile arasında 13/01/2005 tarihli sözleşmeyle adi ortaklık kurulduğunu, davacının %51 davalının ise %49 pay sahibi olduğunu, ortaklık konusu olan İstanbul Eminönü'ndeki ...ın ihale yoluyla kiralanarak restore edilip işletilmesinin amaçlandığını, 05/02/2007 tarihli ortaklık devir sözleşmesiyle davalının tüm hissesini davacıya devrettiğini, devir karşılığı davacı tarafından şirkete 9.375.000 USD ödendiğini, idareden bu konuda 14/06/2011 de olur alındığını, ancak davalının hisse devrini noterde yada Vakıflar Bölge Müdürlüğü huzurunda beyan etmemesi sebebiyle aralarında uyuşmazlık meydana geldiğini, devir bedeli ödendiği halde davalının devir beyanında kaçındığını, mütemerrit olan davalının neden olduğu çekişmenin giderilmesi için noter tasdikli evrakları ibraza hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş, 20/01/2017 tarihli ıslah dilekçesiyle; davacı ile davalı arasında yapılan 13/01/2005 tarihli adi ortaklık sözleşmesi yanında, davacı, davalı ve dava dışı ... arasında 18/01/2005 tarihinde ayrı bir iç ortaklık sözleşmesi yaptıklarını, bu sözleşmeye göre de adi ortaklıkta davacı şirketin %37,5 davalının %37,5, ...'in ise %25 nispetinde hisselerinin bulunduğunu, taraflar arasındaki adi ortaklığın 05/02/2007 tarihli ortaklık devir sözleşmesiyle sona erdiğini, diğer ortakların paylarını tümüyle davacıya iade ettiklerini, dolayısıyla adi ortaklığın sözleşme kapsamında tasfiye edildiğini belirterek, davanın kabulü ile adi ortaklığın sözleşme kapsamında tasfiye edildiğinin tespitine, murazanın giderilmesine, anılan devir sözleşmesinin 4. ve 9. maddeleri kapsamında davacının inşaat, ruhsat, izin, anıtlar kurulu ve onayları ile ilgili çıkmış ve çıkacak tüm harcamalarda davalı ... şirketinin %37,5 payına düşen miktardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.996.88 USD ve 304.824,47 EURO karşılığının şimdilik 1.000.000,00 TL'sinin ödeme tarihlerinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen aynı mahkemeye ait 2017/48 E.sayılı dosyasında, davacı ...Ş. vekili dava dilekçesinde, taraflar arsında kurulan adi ortaklığın 05/02/2007 tarihli sözleşmeyle diğer ortaklar tarafından hisselerin davacıya devredilerek adi ortaklığın devir bedeli ödenmek suretiyle sona erdiğini, ancak diğer ortak davalı ...'in devir sözleşmesine aykırı davrandığını belirterek, ortaklığın tasfiye edildiğinin tespitine, murazanın men'ine ve tasfiye edilen ortaklık işletmesiyle ilgili giderlerin karşılanmasına ilişkin yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı ...'ten, sözleşmenin 4. ve 9. maddeleri uyarınca %25 hissesine tekabül eden toplam 27.331,2525 USD ve 203.216,32 Euro'dan 300.000,00 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/909 E. sayılı dosyasında davacı ... vekili dava dilekçesinde, 05/02/2007 tarihli ortaklık devir sözleşmesinde öngörülen devir bedelinin davacıya ödenmediğini, sözleşmenin 7. Vd. maddelerinin yerine getirilmediğini ileri sürerek, söz konusu sözleşmenin feshi ile otel işletmesi ve dükkanların kim tarafından işletildiğinin tespitini, otel işletmesi ile dükkanların 3. kişilere kiralanmasının geçersiz sayılmasını, kira bedelleri ve işletmeden elde edilen gelirlerin davalıdan tahsilini, ayrıca 05/02/2007 tarihinden itibaren yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunun tespitini, bilirkişi incelemesiyle devir bedelinin belirlenmesi, fazlaya ilişkin talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Asıl dosyada davalı ... Turz. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, ortaklık sözleşmesine göre iç ilişkide %37,5 payın davacı ...'a, %37,5 payın müvekkiline ve %25 payın ...'e ait olduğunun kararlaştırıldığını, daha sonra 05.02.2007 tarihli devir sözleşmesi yapıldığını, davacının hesap uzmanlarını yanıltıp müvekkili adına 9.563.507,10 TL vergi çıkartılmasını sağladığını, dava dışı ...'in adi ortaklığa hiçbir sermaye koymadığı halde 1.128.200 USD devir bedeli aldığını, davalının otel inşaatının başından sonuna kadar 12.110.305,11 TL harcama yaptığını, bu nedenle ...'tan 2.993.807 Euro kredi kullandığını, ... yetkilisi ...'nın 1.615.000,00 TL ödeme yaptığını ve bunun 1.000.000,00 TL'sinin kendisine ödenecek kiradan düşüldüğünü, böylece 615.000,00 TL kaldığını, davacı tarafça 05.02.2007 tarihli sözleşmenin 4-6-7-8-9 maddeleri gereğini yerine getirmediğini, sözleşmeden doğan 149.135,16 TL damga vergisinin müvekkili tarafından ödendiğini, davacı tarafın kredi borçlarını zamanında ödemediğini, bu nedenle 280.649,92 USD bir borcun müvekkilince ödendiğini, davacıya kira alacağı için 21 adet teminat çeki verildiğini ancak çeklerin iade edilmediğini, bu nedenle dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi, davacı payının %37,5 olduğunun tespiti ile davacının yapılan harcamalardan payını ödemesi halinde hisseyi devretmeye hazır olunduğunun bilinmesi, damga vergisi ve kredi faizi için ödenen 280.649,92 USD nın avans faizi ile tahsili, 22 adet teminat çekinin iadesi, İşbankasına verilen 351,000 TL teminat mektubu kefaletinin kaldırılması, 05.02.2007 den itibaren kira alacağının tespiti, ... adına ödenen 448.065 USD+ 39.071 Euro bedelin ödenmesi, davalının maddi ve manevi zararlarının karşılanması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 3. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davalı ... Tur. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, davacının ileri sürdüğü alacak ve tazminat taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalının ortaklık devir sözleşmesinden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının iddia ettiği 40.996,88 USD ile 304.824,47 EURO tutarındaki ödemelerin gerçeği yansıtmadığını, yapılan ödemelerin Vakıflar Bölge Müdürlüğü kayıtları ve banka hareketleriyle sabit olduğunu ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir. Birleşen 3.Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, ...'in devir sözleşmesinde konu edilen paya ilişkin bedelin ... Tur. Tic... Ltd. Şti.tarafından alındığını, bu hususta sözleşmede açık muvafakatının olduğunu ve imzasının bulunduğunu, dolayısıyla davalı şirketin davacıya veya diğer davalılara karşı herhangi bir borcunun olmadığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece; 1- Asıl dosyada davacının davasının kısmen kabulü ile, a)Davacı ... Sanayi Turizm İşletmeleri İnşaat A.Ş. ile davalı ... Turizm İnş. Ve Tic. Ltd. Şti. Arasında İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından ihaleye çıkarılan "... parsel'de bulunan ...'ın 25 yıllığına" "Restore et-İşlet-Devret" sistemiyle kiralanması ve yapımı işi için Ankara 18. Noterliği'nin 13/01/2005 tarih ve 1676 yevmine nosu ile tasdik edilen sözleşme ile kurulan ...-... İş ortaklığının; 05/02/2007 tarihli ortaklık devir sözleşmesiyle tüm ortaklık paylarının işletmesiyle birlikte ... Turizm İşletmeleri İnş. A.Ş.'ye devri ile tasfiyesiz olarak sona erdiğinin tespitine, taraflar arasındaki murazanın bu şekilde giderilmesine, b)Davacı ... İşlermeleri A.Ş.'nin 05/02/2007 tarihli ortaklık devir sözleşmesi kapsamında yaptığı ve davalı ... Turizm İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'nin payına düşen (131.250,00USD ve 8.323,06EURO'nun (ıslah tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru 1 USD= 3.8302 TL VE 1 EURO= 4.0819 TL) TL karşılığı olan 536.687,65TL'nin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ... Turizm İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya ödenmesine, c)Fazlaya ilişkin istemin reddine, 2- Birleşen Mahkememizin 2017/48 E. sayılı dosyasında; Davacının davasının kabulü ile; a) Davacı ... Sanayi Turizm İşletmeleri İnşaat A.Ş. İle davalı ... Turizm İnş. Ve Tic. Ltd. Şti. Arasında "İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından ihaleye çıkarılan "... parsel'de bulunan ...'ın 25 yıllığına" Restore et-İşlet-Devret" sistemiyle kiralanması ve yapımı işi için Ankara 18. Noterliği'nin 13/01/2005 tarih ve 1676 yevmine nosu ile tasdik edilen sözleşme ile kurulan ...-... İş ortaklığının; 05/02/2007 tarihli ortaklık devir sözleşmesiyle tüm ortaklık paylarının işletmesiyle birlikte ... Turizm İşletmeleri İnş. A.Ş.'ye devri ile tasfiyesiz olarak sona erdiğinin tespitine, b)Davacı ... İşlermeleri A.Ş.'nin 05/02/2007 tarihli ortaklık devir sözleşmesi kapsamında yaptığı ve davalı ...'nin payına düşen (87.500,00USD ve 6.215,38 EURO 'nun(dava tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru 1 USD= 3.8302 TL VE 1 EURO= 4.1558 TL)e üzerinde TL karşılığı ve talep nazara alınarak 300.000,00TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Birleşen 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/909 E.sayılı dosyasında; davacının davasının reddine karar verilmiş, hükme karşı davalılar ... ve ... Ltd. Şti. vekili süresinde istinaf kanun yoluna başvurmuş, ... A.Ş vekili ise katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ...vekili istinaf dilekçesinde, asıl davada fazlaya ilişkin taleplerinin reddedildiğini, halbuki 2 kalem (... Alçıpan firmasına yapılan 3.156,80 TL) raporda hesaplanmadığını ve 38.674,20 TL ... Gümrüğe yapılan yapılan ödemenin de hesaplanmadığını, alacaklarının 1.000.000,00 TL'den fazla olup eksik hesaplama yapıldığını, Birleşen 3. ATM'nin 2016/909 esas dosyasında verilen kararın doğru olduğunu belirterek, kararın davacı aleyhine olan kısmının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, 05/02/2007 tarihli sözleşmenin şarta bağlı yapıldığını, şartın altı kalem borcun ödenmesi olduğunu, bu altı kalem şartın davacı tarafça yerine getirilmediğini, 05/07/2007 tarihli 575,879 USD tutarındaki ikinci çekin ödenmediğini, kredi borcunun ödenmediğini, taraflarınca ödendiğini, ... şirketinin damga vergisini ödemediğini, teminat mektuplarını iade etmediğini, masrafları ödemediğini, 22 adet çeki iade etmediğini, ... şirketine ödeme yapılmadığını, dolayısıyla sözleşmenin hükümsüz olduğunu, ikinci çekin taraflarına hiç vermediğini, davacının ödediğini senetle ispatlamak zorunda olduğunu, bunlara ek olarak davalı şirketin 12.110.305,11 TL harcama yaptığını, sözleşmenin 6 ve 7. maddesine göre sözleşmenin hükümsüz olduğunu, şartların oluşmadığından ortaklığın tasfiyesi cihetine gidilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. ... vekili istinaf talebinde, ... şirketinin davalıya ödemesi gereken 3.750.000 USD'yi ödemediğini, sözleşme gereğinin yerine getirilmediğini, ortaklık gereği ... şirketinin işlettiği yerlerde kira payı istediklerini, bilirkişi raporunun dosya içeriğine uygun olmadığını, ... şirketinin vergi borçlarını ödemediği için ... şirketinin 12.049.327,73 TL, ...'in 3.668.123,38 TL vergi borcuyla muhatap olduğunu, Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 2010/1552 E.sayılı dosyasında iş ortaklığının devam ettiğinin yazdığını, taraflarına yapılan 1.128,200 USD'nın hepsinin ...'e ödenmediğini, bu belge içeriğinin doğru olmadığını, izni dışında tanzim edildiğini, şirket devir bedelinin tümüyle ... şirketine ödenmediğini, hükme esas alınan ek rapor ile kök raporun çelişkili olduğunu, birleşen 3. Asliye Ticaret Mahkemesine dosyasına sunulan delillerin irdelenmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl ve birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/48 E sayılı dosyalarında; davacı ile davalılar arasında mevcut adi ortaklık sözleşmesinin, taraflar arasında imzalanan 05/02/2007 tarihli "ortaklık devir sözleşmesi" ile tasfiye edildiğinin tespiti ve tasfiye protokolü olarak olarak kabulü ile iş bu sözleşme hükümleri kapsamında alacak talep edilmektedir. Birleşen 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/909 E sayılı dosyasında ise; davacının adi ortaklık devir sözleşmesi kapsamında devir bedeli payının ödenmediğinden sözleşmenin feshi ile adi ortaklığın işletme konusu olan otel ve iş yerlerinden elde edilen gelirin ödenmesi talebini içeren adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen dosyalarda uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan 05/02/2007 tarihli "ortaklık devir sözleşmesi"nin tasfiye protokolü olarak kabulünün mümkün olup olmadığı, buna göre tarafların sözleşmeden kaynaklanan hak veya alacaklarının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Adi ortaklık ilişkisi, 6098 sayılı TBK'nun 639. maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesiyle birlikte adi ortaklığın tasfiyesi gündeme gelmektedir. Tasfiye usulünü düzenleyen aynı yasanın 644. maddesine göre; "Ortaklığın sona ermesi hâlinde tasfiye, yönetici olmayan ortaklar da dâhil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Ancak, ortaklık sözleşmesinde, ortaklardan biri tarafından kendi adına ve ortaklık hesabına belirli bazı işlemlerin yapılması öngörülmüşse, bu ortak, ortaklığın sona ermesinden sonra da o işlemleri tek başına yapmak ve diğerlerine hesap vermekle yükümlüdür. Ortaklar, tasfiye işlerini yürütmek üzere tasfiye görevlisi atayabilirler. Bu konuda anlaşamamaları hâlinde, ortaklardan her biri, tasfiye görevlisinin hâkim tarafından atanması isteminde bulunabilir.'' Yasal düzenlemeler ve Yargıtay kararları uyarınca adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin iki yöntem bulunmaktadır. Bunlardan ilki ortakların aralarında anlaşarak tasfiyeyi gerçekleştirmeleri, bir diğeri ise ortakların tasfiye konusunda anlaşamamaları halinde tasfiyenin mahkemece yapılmasıdır. Taraflar arasında düzenlenen bir tasfiye protokolünün olması halinde protokol gereğinin aynen yerine getirilmesi gerekir. Sözleşme, belirli bir hukukî sonucu meydana getirmek için tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarından oluşan hukukî işlemdir (Tekinay, Selahâttin Sulhi/Akman, Servet/Burcuoğlu, Hâluk/Altop, Atillâ: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 43 vd.). Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde alacaklı kararlaştırılan alacağa sahip olur, borçlu ise alacaklıya karşı belirlenen edimi yerine getirmek zorunda kalır. Sözleşme ilişkisi geçerli olarak kurulduktan sonra, borçlu yararı bulunmadığı gerekçesiyle borcunu ifadan kaçınamaz. Zira, sözleşmelerin temel prensibi tarafların taahhüt ettikleri edimi ifa etmekle yükümlü olmasıdır. Buna “sözleşmeye bağlılık” (ahde vefa, pacta sunt servanda) ilkesi denir. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 05/02/2007 tarihli "ortaklık devir sözleşmesi" başlıklı belgenin içeriği itibariyle taraflar arasındaki adi ortaklığın sonlandırılması ve tasfiyesi hükümlerini içerdiği, bu sebeple bir tasfiye protokolü olduğu yönündeki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Mahkemece anılan sözleşme kapsamında tarafların birbirinden talep edebilecekleri alacaklarının olup olmadığı noktasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan 27/10/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; "Uyuşmazlığın çözümünde, öncelikle davacı ... A.Ş. tarafından 05.02.2007 tarihli ortaklık devir sözleşmesinde yer alan satış ve devir bedelinin tamamının davalı ... Ltd. Şti.'ne ödenip ödenmediğinin önem kazandığını, ödenmemesi halinde sözleşmenin hükümsüz kalacağını, bu kapsamda, davacı tarafından kalan bakiye satış ve devir bedeli olan 5.151.157,00 $'ın 05.03.2007 tarihli 2.575.578,00 $ bedelli ve 05.04.2007 tarihli 2.575.579,00 $ bedelli 2 (iki) adet çek verilmek suretiyle ödeneceği taahhüdü karşısında, davalı ... Ltd. Şti. yetkilisi ... imzalı 05.03.2017 tarihli alındı belgesiyle, 05.03.2007 tarihli 2.575.578,00 $ bedelli ilk çek bedelinin de nakit olarak ödendiğinin kabul edildiği, ancak, davalı ... Ltd. Şti.'nce satış ve devir bedeli olarak ödenmesi gereken 05.04.2007 tarihli 2.575.579,00 $ bedelli ikinci çekin ödenmediğinin ileri sürüldüğü, davacı ... A.Ş.'nce ise bu çekin bedelinin davalıya ödendiğinin iddia ettiği, burada davalı ... Ltd. Şti.'ne çek verilip verilmediği ve bu çek bedelinin ödenip ödenmediğinin tespiti bakımından davacı .... A.Ş.'nin 2007 yılına ait ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği, davacı şirketin defterleri dosyada bulunmadığından bu hususta defter kayıtlarından da bir tespit yapılamadığı, ancak davalı ... Ltd. Şti. yetkilisi ...'in Vergi Müfettişliğince yapılan inceleme kapsamında 01.06.2009 tarihli Vergi İnceleme Raporundaki beyanında, 05.02.2007 tarihinde ortaklıktan bil fiil ayrıldığını, bu tarihten sonra ortaklığı sevk ve idaresi ile ilgilenmediğini, ayrılırken ortaklığa vermiş olduğu tüm paralarını aldığının beyan edildiği, 05.04.2007 tarihli 2.575.579,00 $ bedelli çek nedeniyle davacı ... A.Ş.' den alacaklı olduğuna dair bir beyanda bulunulmadığı, gibi ayrıca davalı ... Ltd. Şti. tarafından davacı ... A.Ş.'ye keşide edilen 01.07.2008 tarih ve 23952 yevmiye numaralı ihtarnamede, 22 adet teminat çeki ve davacı adına yapılan 100.000 EUR kredi ödemesi, Ankara 53. Noterliğinin 09.06.2011 tarih ve 16590 yevmiye numaralı ihtarnamesinde, 05.02.2007 tarihli sözleşme nedeniyle ödenen damga vergisinden davacının payına düşen tutar ile ödenmeyen ancak davalının kendisi tarafından ödenen kredi taksit bedelini talep etmesine rağmen her iki ihtarnamede de ödenmediği iddia edilen 05.04.2007 tarihli çek bedeline ilişkin bir talepte bulunulmadığı, çek tarihinden 2 (iki) gün sonra 07.04.2017 tarihinde ise davalı ... Ltd. Şti. tarafından devir bedeli olarak davalı ...'e 1.128.000,00 USD ödeme yapıldığının kayıt altına alındığının görüldüğü, Ayrıca adi şirket ortaklarından davalı (birleşen davacı) ... tarafından davalı ... Ltd. Şti.'ye keşide edilen Diyarbakır 3. Noterliğinin 11.07.2011 tarih ve 15919 yevmiye numarası ile tasdikli ihtarnamede, ...'in ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti.'nde hiçbir hissesinin bulunmadığını, ... A.Ş.'ye yapılan hisse devrinden doğan damga vergisinin kendisinden talep edilemeyeceğinin belirtildiği, bu kapsamda, heyetimizce yapılan inceleme de, 05.04.2007 tarihli 2.575.579,00 $ bedelli çekin davalı ... Ltd. Şti. tarafından tahsil edilip edilmediğine dair somut bir belgeye rastlanılmamakla birlikte, yukarıda arz edilen açıklamalar ışığında davacı ... A.Ş. tarafından 05.04.2007 tarihli 2.575.579,00 $ tutarlı çek bedeli davalı ... Ltd. Şti.’ne ödenerek 05.02.2007 tarihli sözleşmenin 7. maddesindeki “sözleşmenin hükümsüz kalacağı” na ilişkin şartın gerçekleşmediği kanaati oluşması halinde; davalı ... Ltd. Şti.'nin de bu sözleşmeden doğan devir işlemini gerçekleştirerek edimini yerine getirmek suretiyle muarazanın giderilmesi gerekeceği, ve bu kapsamda davacı ... A.Ş.’nin 05.02.2007 tarihli “Ortaklık Devir Sözleşmesinin” 4. maddesine göre, davalı diğer ortaklardan hisseleri oranında talep edebileceği alacak tutarının toplam 350.000,00 USD ve 24.861,50 EUR olduğu, bundan Davalı ... Ltd. Şti.’nin (% 37,5) bu masrafların 131.250,00 USD ve 8.323,06 EUR’sundan, davalı ...’in ise 87.500,00 USD ve 6.215,38 EUR’sundan sorumlu olduğu, yine Eserlerin Ltd. Şti.’nin 05.02.2007 tarihli Ortaklık Devir Sözleşmesi kapsamında; davacı ... A.Ş.’den talep edebileceği (% 37,5) alacak tutarının 119.200,00 EUR kredi taksit ödemesi, 55.925,69 TL damga vergisi ödemesi, 18.852,89 TL teminat mektubu masrafı ödemesi olmak üzere toplam 119.200,00 EUR ve 74.778,58 TL olduğu, yine davalı ...’ten talep edebileceği (% 25) alacak tutarının ise 37.283,79TL damga vergisi ödemesi olduğu, devir sözleşmesinin geçersiz kabulü halinde ise taleplerin tasfiye bilançosuyla tespit edilebileceği" belirtilmiştir. Raporun, hüküm kurmaya ve kanun yolu denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesine konu kararda; belirtilen gerekçeye, yargılama sırasında dosyaya kazandırılan bilirkişi heyeti raporlarına, taraflar arasında akdedilen 05/02/2007 tarihli sözleşmenin feshedildiğini haklı gösteren bir nedenin varlığının ispat edilememesine, ahde vefa ilkesi gereğince; tarafların özgür iradeleri ile oluşturup, içeriğini serbestçe belirledikleri sözleşmenin kurulmasından sonra sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kararlaştırılan şekilde ve zamanda yerine getirmek zorunda olmalarına, anılan protokolün içeriği itibarıyla tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme niteliğinde olup, bu sözleşmeye göre, davacı ...Ş. tarafından devir bedeli olarak ... Ltd. Şti'ne yaptığı sabit olan ödemeler ile diğer ortak ...'e ... Ltd. Şti tarafından yapılan ödeme; buna karşın 05/02/2007 tarihli tasfiye protokolü doğrultusunda hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda, asıl ve birleşen aynı mahkemenin 2017/48 esas sayılı dosyalarında davacının davalılardan alacaklı olduğu miktarın tespiti ile hüküm altına alınmasına ilişkin asıl davanın kısmen, birleşen davanın tam kabulüne; birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/909 esas sayılı dosyasında ise davacının hisse devir bedelinin davalı ... Ltd. Şti'den tahsil etmesi ve adi ortaklığın 05/02/2007 tarihli protokol ile tasfiye edildiğinin kabulü karşısında birleşen bu davanın da reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkeme gerekçesinde açıklanan nedenler dikkate alındığında, mahkemece; kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden; asıl ve birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/909 esas sayılı dosyalarında davalı ... Ltd. Şti vekili, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/909 esas sayılı dosyasında davacı ve birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/48 esas sayılı dosyasında davalı ... vekili ile katılma yoluyla istinaf eden asıl davada davacı, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/909 esas sayılı dosyalarında davalı ...vekillerinin istinaf taleplerinin asıl ve birleşen davalar bakımından HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1- Asıl ve birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/909 esas sayılı dosyalarında davalı ... Ltd. Şti vekili, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/909 esas sayılı dosyasında davacı ve birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/48 esas sayılı dosyasında davalı ... vekili ile katılma yoluyla istinaf eden asıl davada davacı, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/909 esas sayılı dosyalarında davalı ...vekillerinin istinaf taleplerinin; asıl ve birleşen davalar bakımından HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE 2-Asıl dosyada alınması gerekli 36.661,13-TL harçtan peşin alınan toplam 855,20 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 35.805,93 TL harcın davalı ......şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/48 esas sayılı dosyasında alınması gereken 20.493,00-TL harçtan peşin alınan 5.124,00 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 15.369,00-TL'nin davalı ...'ten alınarak hazineye irad kaydına, 4-Birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/909 esas sayılı dosyasında alınması gereken 615,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin başvuranlar üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK.'nun 361/1.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 29/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır