5. Hukuk Dairesi 2025/8396 E. , 2026/3545 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/305 Esas, 2025/783 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/523 Esas, 2023/475 Karar Taraflar arasındaki taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde bırakılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarın…
5. Hukuk Dairesi 2025/8396 E. , 2026/3545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/305 Esas, 2025/783 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/523 Esas, 2023/475 Karar Taraflar arasındaki taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde bırakılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 288 parsel sayılı taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, Orman Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılmaksızın ağaç dikilmek suretiyle fiilen el atıldığını, mülkiyet hakkının hukuken ve fiilen engellendiğini, müvekkilinin zararının oluştuğunu ileri sürerek uğramış olunan zararın yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı, husumet, dava şartı yokluğu itirazında bulunarak açılan davanın yerinde olmadığını, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi şartlarının oluşmadığını, husumetin Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini ileri sürerek açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Orman Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal karşılaştırmasının usul ve kanunlara uygun yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, kurumları hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın halen davacı adına tapuda kayıtlı olduğunu, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesindeki koşulların oluşmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı belirlendiğinden tapu sicilinin hatalı olarak tutulduğu, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, emsal kıyaslaması yapılarak değerinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yeni içtihatları karşısında davalı ... hakkındaki davanın pasif taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken Orman Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından önceleri, taşınmaza fiilen el atma durumunda Orman Genel Müdürlüğünün 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında ve kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ödemekle yükümlü olduğu kabul edilmiş, son kararlarında ise bu kez uyuşmazlık 4721 sayılı Kanun 'un 1007 nci maddesi kapsamında değerlendirilerek husumetin sadece Maliye Hazinesine yöneltilmesi gerektiğinin benimsendiği, davacı ise eldeki davayı içtihat değişikliğinden önce açtığı, bu durumda içtihat değişikliğinden önce dava açıldığından davalı ... yararına vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği kuşkusuz olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı idarelerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu, davacının maliki olduğu Ankara ili, ..., ... Mahallesi 288 parsel sayılı taşınmaza davacının 15.09.1986 tarihinde alım yoluyla malik olduğu, taşınmazın 1951 yılında yapılan genel arazi kadastro işlemleri sonucu tapusunun oluştuğu, 2001 yılında kesinleşen “Çankaya Devlet Ormanı” sınırları içinde kaldığı, taşınmazın ayrıca ... kuşak ağaçlandırma projesi kapsamında ağaçlandırıldığı, davacının eldeki davayı 30.01.2019 tarihinde açtığı anlaşılmıştır. 3. Her ne kadar davacı tarafça dava konusu taşınmaza ağaçlandırılma yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığı belirtilerek bedelinin tahsili isteminde bulunulmuşsa da yapılan incelemede somut uyuşmazlığın, mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırı içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin olduğu ve davanın açıklanan niteliğine göre; davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmesi yerindedir. 4. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareler harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.