Başvuru, ceza infaz kurumunda oda değişikliğine ilişkin şikâyetin yeterli inceleme yapılmaksızın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda oda değişikliğine ilişkin şikâyetin yeterli inceleme yapılmaksızın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 19/3/2018 tarihinde yapılmıştır. Komisyon başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasının başvuru yollarının tüketilmemesi, eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddiasının ise açıkça dayanaktan yoksun olması nedenleriyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. Başvurucunun silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasını içeren adil yargılanma hakkına dair şikâyeti yönünden ise kabul edilebilirlik hususunun karara bağlanması için başvurunun Bölüme sevk edilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 1984 doğumlu olan başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçundan tutuklanmıştır. Başvurucu, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/194 Esas sayılı dava dosyasında devam eden yargılama nedeniyle Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan25/12/2017 ile 5/1/2018 tarihleri arasında yapılacak duruşmalara katılmak üzere Kırklareli Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) misafir tutuklu olarak FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan tutuklu on sekiz kişi ile birlikte nakledilerek D-2 odasına yerleştirilmiştir. İnfaz Kurumunca 28/12/2017 tarihli ve 2017/4746 sayılı kararla, D-2 odasına yerleştirilen on sekiz tutuklunun kaldığı odada toplu direniş, yangın, personel rehin alma, isyana teşebbüs gibi eylemlerde bulunabileceği istihbarat bilgisine ulaşıldığı, bu nedenle toplu olarak aynı koğuşta bulundurulmalarının ceza infaz kurumunun güvenliği yönünden sakıncalı olduğu değerlendirilerek FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan tutuklu olanların barındırıldığı diğer odalara yerleştirilmelerinin uygun olacağı belirtilmiş; başvurucu 28/12/2017 tarihinde D-2 No.lu odadan alınarak sol gözlem 7 No.lu odaya yerleştirilmiştir. Başvurucu; koğuşunun hiçbir gerekçe gösterilmeden değiştirilerek disiplin suçlularının kaldığı tek kişilik hücreye yerleştirildiğini, hücrenin fiziki şartları nedeniyle yargılandığı davada etkin bir savunma yapmasının, duruşmaları dinç ve sağlıklı şekilde takip edebilmesinin mümkün olmadığını belirterek normal bir koğuşa yerleştirilmesi talebiyle 29/12/2017 tarihinde Kırklareli İnfaz Hâkimliğine (Hâkimlik) şikâyet başvurusunda bulunmuştur. Hâkimlik 2/1/2018 tarihinde ilgili infaz kurumundan başvurucu hakkında disiplin soruşturması olup olmadığının bildirilmesini, 3/1/2018 tarihli yazısı ile de başvurucunun şikâyet konusunu teşkil eden iddialarının araştırılarak sonucunun iletilmesini istemiştir. Son olarak 22/1/2018 tarihli yazı ile soruşturma konusuna ilişkin tüm belgelerin gönderilmesini talep etmiştir. İnfaz Kurumu 4/1/2018 tarihli cevabi yazısında başvurucunun nakledildiği odanın belirlenmesi yetkisinin İdare ve Gözlem Kuruluna ait olduğunu, başvurucunun kaldığı tek kişilik odanın hücre niteliği taşımadığını, başvurucuya iddia ettiğinin aksine sıcak su sağlandığını ve başvurucunun havalandırma imkânından faydalandırıldığını belirtmiştir. Hâkimliğin 26/1/2018 tarihli kararı ile başvurucunun İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 28/12/2017 tarihli ve 2017/4746 sayılı kararına karşı yaptığı şikâyet reddedilmiştir. Hâkimlik, başvurucuya uygulanan İdare ve Gözlem Kurulu kararının hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşmıştır. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Ceza infaz kurumlarının, genel ve özel önleme görevi ile donatılmış yapısının muhafazası ve devamlılığı için, gereken tedbirleri alması hukukun ve kamu yararının bir gereğidir. Ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutukluların şiddeti bir yöntem olarak kullanan, suçu ve suçluyu öven, halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden, dini ve manevi duygularını sömüren ideolojik akım ve fikirlerden uzak tutulması ceza infaz kurumlarının üstlendiği genel ve özel önlemeyi sağlamak görevinin bir parçasıdır. Ceza infaz kurumlarının bu kapsamda yeniden suç işlenmesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, kanunlara ve toplumsal kurallara saygılı yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak gibi görev ve sorumlulukları bulunmaktadır. Bu nedenle şiddet içeren veya yasa dışı siyasi ve ideolojik görüş ve fikirler ceza infaz kurumlarının bünyesine yabancı ve sakıncalıdır. Terör örgütü üyesi hükümlülerin veya bu suç isnadı altındaki tutukluların haklarının, bu yabancılılık ve sakınca göz ardı edilerek değerlendirilmesi, ceza infaz kurumunun güvenliğinin risk altında kalmasına neden olacaktır.Diğer taraftan, istihbarat faaliyetinin amacı olayları önceden öngörmek, gerçekleşmesini önlemeye çalışmaktır. İstihbari faaliyet, İdarenin emniyet, asayiş ve milli savunma gibi görevler icra eden kurumları tarafından hizmetin bir gereği olarak bizzat yerine getirilmektedir. İstihbari faaliyete ilişkin kanunların amacı ve koruduğu menfaat ise, kamu güvenliği ve düzenin zarar görmemesi, tehlikeye düşürülmemesidir. Söz konusu faaliyetin bilgilendirmek suretiyle icra ediliyor olması bu faaliyetin geçerliliğine gölge düşürmeyecektir. İstihbari bilginin geçerliliği, istihbarat faaliyetin amacı, niteliği ve gerekliliği ile bir bütün olarak ele alınıp ona göre değerlendirilmelidir. İstihbari bilgi özü gereği belgelenemeyen bilgidir. Bu bilginin belgelenmesi öngördüğü olayın gerçekleşerek adli veya idari bir vaka haline gelmesi demektir. Dolayısıyla, istihbari bilgi konusunda yapılacak olan değerlendirme idarenin işleyiş mekanizması açısından gerekliliği üzerinden yapılmalıdır. Bu itibarla, İdarenin istihbarat faaliyeti, milli güvenlik, kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması açısından yasal ve zorunlu bir faaliyettir.Bu bağlamda dosya kapsamında yer alan belgelerden, şikayet konusu müdahalenin, 'FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan tutuklu (18) kişinin, kaldıkları odada toplu direniş, yangın, personel rehin alma, isyana teşebbüs gibi eylemlerde bulunabilecekleri" istihbari bilgi nedeniyle alınan tedbirlerin bir parçası olduğu, burada Kurumun' devletin güvenliği, kamu düzeni, kurum düzeni ve güvenliği, örgütsel terörle mücadele, suçun önlenmesi gibi bir çok unsuru bir arada barındıran bir kamu hizmeti üstlenmiş olduğu, kamu hizmetinin bu bileşik, girift, olağan dışı ve istisnai özelliği ve Ülkenin terörle mücadelenin ceza infaz kurumlarındaki boyutu konusunda sahip olduğu tecrübe de dikkate alınarak değerlendirildiğinde, müdahalenin kanuni idare ilkesi kapsamında kanuni ve geçerli bir nedene dayandığı, hizmet gereklerinin zorunlu bir sonucu olduğu, yine bu müdahalenin tutuklunun geleceği için büyük öneme sahip olan tutukluluk dönemin, terör örgütünün etki, baskı ve propagandası altında kalmadan, tamamen kendi özgür iradesi ve tercihleri ile savunmasını yapması, yine kendi özgür iradesi ile lehine veya aleyhine olan tüm durum ve tercihleri değerlendirmesi gibi bir amaca da hizmet ettiği,Diğer taraftan, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 40 ıncı maddesinde, hükümlü ve tutukluların kurumlara kabullerinden sonra kalacakları odaları belirlemek, kalmakta oldukları odaları değiştirmek, örgüt mensubu olan hükümlü ve tutuklularla ilgili olarak, telefon görüşmeleri ile radyo, televizyon yayınları ve internet olanaklarından yararlanma hakkının kısıtlanmasına karar verme yetkisinin Kurumun İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının yetkisinde olduğunun düzenlenmiş olduğu, söz konusu düzenlemenin, kanunilik koşulunu karşılar nitelikte bir düzenleme olduğu, zira, düzenlemenin kurum güvenliği ve düzeni ve suçların önlenmesi amacına hizmet ettiği,Bu düzenlemeye dayanılarak yapılan şikayet konusu işlemin kanuni ve geçerli bir nedene dayandığı, bahse konu örgütün bugüne kadar gerçekleştirdiği terör eylemlerinin şiddeti, vehameti, potansiyeli, fütursuzluğu, örgütün hedef ve amaçları, gizil yapısı, kullandığı yöntemlerin sınırsızlığı ve kestirilemez oluşu, ideolojik yelpazesinin genişliği, örgüt üyelerinin saiki, bağlılığı karşısında, şikayete konu müdahalenin gerekli, inandırıcı ve makul olduğu, müdahalenin öngörülebilir, güdülen amacın meşru ve gerekli olduğu,Bu itibarla şikayet konusu müdahalenin hükümlü ve tutukluların can güvenliğini, kurumun güvenliği ve düzeni korumak ve suç işlemesinin önlenmesi amacıyla, kayda değer güvenlik endişesi ile yapılmış güvenlik esaslı istisnai bir müdahale olduğu, müdahalenin amacı, niteliği ve gerekliliği karşısında masumiyet karinesinin ihlalinden ve savunma hakkının kısıtlanmasından söz edilemeyeceği, dolayısıyla şikayete konu İdare ve Gözlem Kurulu kararının Anayasaya aykırı olmadığı, AİHM'nin hukuki öngörülebilir olma ve demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmama koşulunu karşıladığı kanaatine varılarak şikayetinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. '' Başvurucu 5/2/2018 tarihli dilekçesiyle karara itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde başvurucu, önceki iddialarını yineleyerek Hâkimlik tarafından ifadesi alınmadan ve idarenin beyanları esas alınarak karar verildiğini belirtmiştir. Ayrıca Hâkimlikçe somut hiçbir dayanağı olmayan, veri ile desteklenmeyen istihbari bilgi nedeniyle hücre niteliğindeki bir odaya alınmasının hukuka uygun olmadığını ifade etmiştir. Başvurucu, kendisi ile birlikte kalan ve nakline karar verilen diğer kişilerin (S.K., H.G. ve diğer dokuz kişi)ifadesine başvurulması gerektiğini belirterek Ağır Ceza Mahkemesinden hukuka aykırı şekilde hücreye alınması kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İdare tarafından kesilen 8/1/2018 ve 29/12/2017 tarihli kantin fişlerinde ve tahsilat makbuzunda, 8/1/2018 tarihli reddiyat makbuzunda kaldığı odanın hücre olduğunun belirtildiğini ifade etmiştir. Havalandırmadan hiçbir zaman bir saat faydalandırılmadığını, odanın pencerelerinin küçük olduğunu, içeri temiz hava girmediğini, odanın genişliğinin 5 m2 olduğunu, insanlık onuruna yakışmayan bu hususların kamera kayıtlarıyla sabit olduğunu, odaya rutubet ve lağım kokusu geldiğini, odada temizlik yapılmadığını, gece gündüz odanın ışığının açık olduğunu belirtmiştir. Ayrıca odada boya yapıldığını, hasta olduğunu, revire çıkarılmadığını, dilekçelerinin alınmadığını ifade etmiş; bunlara ilişkin kamera görüntülerinin istenmesini talep etmiştir. Başvurucu, Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hiçbir sıkıntı yaşamamışken İnfaz Kurumunda bedensel ve ruhsal olarak baskıya maruz kaldığını belirtmiş; şikâyetinin incelenerek Hâkimlik kararının kaldırılmasını istemiştir. Başvurucunun bu karara itirazı Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 13/2/2018 tarihli kararıyla, Hâkimlik kararının hukuka uygun olduğu ifade edilerek reddedilmiştir. Nihai karar, başvurucuya 20/2/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 19/3/2018 tarihinde bireysel başvuru yapmıştır. 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun "İnfaz hâkimliklerinin görevleri" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır : Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. ..." 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (Tüzük) "İdare ve gözlem kurulunun görev ve yetkileri" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri şöyledir:''b) Hükümlülerin kurumlara kabullerinden sonra kalacakları odaları belirlemek,c) Kurumlarda kalmakta olan hükümlüleri gruplandırmak,d) Hükümlülerin kalmakta oldukları odaları değiştirmek,"