Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6939 E. , 2024/4915 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6939 Karar No : 2024/4915 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul Topkapı Üniversitesi İktisadi, İdari …
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6939 E. , 2024/4915 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6939 Karar No : 2024/4915 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul Topkapı Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi,... Bölümünde... olarak görev yapmakta iken iş akdinin yenilenmeyerek görevinin sonlandırılmasına ilişkin 22/08/2022 tarih ve bila sayılı yazı ile bildirilen işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının görevinde yetersiz ve başarısız olduğuna veya bulunduğu kadronun gereklerini yerine getirmediği ve hizmetine ihtiyaç kalmadığına ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı, aksine davalı idarece 27.07.2022 tarihinde, davacının kadrosunun bulunduğu İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi... bölümüne bir ... alınacağına ilişkin ilana çıkıldığı ve dava dosyası içeriğinde davacının görev süresinin uzatılmasına engel olacak başkaca bir bilgi veya belgenin de mevcut olmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, davalı idarece takdir yetkisinin kamu yararı ile hizmetin gerekleri doğrultusunda objektif olarak kullanılmadığı anlaşıldığından, davacının iş akdinin yenilenmeyerek görevinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faizi ile birlikte davalı davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 21.04.2018 tarihinden itibaren... olarak çalışmakta olan davacının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu 33. maddesine göre üç yıl süre ile atandığı, bu görev süresinin 21.04.2021 tarihinde dolduğu, pandemi döneminde 30 Haziran 2021 tarihine kadar uygulanan fesih yasağının üniversite çalışanları lehine esnek davranılarak uzatıldığı, ancak davacının bölüm başkanının sözlü tavsiyeleri doğrultusunda sözleşmesinin yenilenmemesine karar verildiği, dava konusu işlemde hukuka ayırı bir yön bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istihdam edildiği bölümde ders ve öğrenci sayısında bir azalma meydana gelmediği, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılmadığı, işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen gerekçeli onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava; İstanbul Topkapı Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, ... Bölümünde... olarak görev yapan davacının; iş akdinin yenilenmeyerek görevinin sonlandırılmasına ilişkin 22/08/2022 tarih ve bila sayılı yazı ile bildirilen işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2547 sayılı Kanun Ek 5. maddesinin 2. fıkrasında; ''Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıf yükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelli heyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfca hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.'' kuralı yer almıştır. 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin ''Mütevelli heyet'' başlığını taşıyan 20. maddesinin 1. fıkrasında, ''Vakıf yükseköğretim kurumunun en yüksek karar organı olan mütevelli heyet, vakıf yükseköğretim kurumunun tüzel kişiliğini temsil eder.'' kuralı; aynı maddenin 4. fıkrasında, ''Mütevelli heyet, yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını, öğretim elemanı dışındaki personelin terfilerini ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini kabul eder ve uygulamaları izler. Öğrencilerden alınacak ücretleri tespit eder. Ayrıca Yükseköğretim Kurulu’nun olumlu görüşü alınmak suretiyle vakıfça hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.'' kuralı; ''Akademik organlar'' başlığını taşıyan 21. maddesinde; ''Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar, devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Bu konuda mütevelli heyetin yetkileri saklıdır. Vakıf üniversiteleri ve yüksek teknoloji enstitülerinin yöneticisi rektör, vakıf meslek yüksekokulunun yöneticisi müdürdür. Rektör ve senatonun dört yıl için seçeceği bir profesör, Üniversitelerarası Kurulun üyeleridir.'' kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu istinaf kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde "İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları", idari dava türleri arasında sayılmış, böylece, mahkemelerce idari işlemin yargısal denetimi yapılırken, işlemin mevzuatla belirlenen makam veya merci tarafından tesis edilip edilmediğinin araştırılacağı kurala bağlanmıştır. Bir kamu görevlisi, kurul ya da organın idare adına karar verebilme ve işlem tesis edebilme gücü olarak tanımlanan yetki, idari işlemin kurucu unsuru olup, yargısal denetim yapılırken ilk önce işlemin yetki unsurunun hukuka uygun olup olmadığı incelenmektedir. Bir kişi, kurul ya da organın herhangi bir idari işlem bakımından yetkili kabul edilebilmesi için hukuka uygun şekilde görevlendirilmiş yani yetkilendirilmiş olması gereklidir. İdare hukukundaki kanunilik ilkesi gereğince, bir hukuk kuralı ile verilmeyen yetki kullanılarak tesis edilen işlem, hukuka aykırı olacaktır. Yargı mercilerince yetki unsurunda sakatlık tespit edildiği takdirde işlemin diğer unsurlar bakımından incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Bununla birlikte yetki unsuru, kamu düzeniyle ilgili olduğundan, idari yargı mercileri, kanun yolu incelemeleri dahil, davanın hangi safhası olursa olsun yetki unsurunda sakatlık tespit ettikleri takdirde işlemin iptaline karar vermek zorundadırlar. Yüksek yargı içtihatlarında; yetki kurallarının dar ve kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, idarenin yetki kurallarına sıkı bir şekilde uymak zorunda olduğu, yetki kullanımının tercihe, keyfe ve takdire bağlı olmadığı, yetki kullanımındaki usulsüzlüklerin, fonksiyon gaspı, yetki gaspı veya yetki tecavüzü hallerini meydana getireceği, kural olarak yetkinin bizzat kullanılacağı, kanun tarafından oluşturulan yetki düzeninin, yine kanun tarafından izin verilmediği sürece, idare veya o yetkiyi kullanmak ile yükümlendirilmiş makamlarca değiştirilemeyeceği, yetki devrinin Kanunun açıkça izin verdiği durumlarda yapılabileceği, bir makamın yetkisinin başka bir kişiye devredilebilmesi için yetki devri konusunda da mevzuatla yetkili kılınması gerektiği, zira yasa koyucu tarafından belli bir yetkiyi kullanma gücü ile donatılmış bir makamın, yasa koyucunun iradesi hilafına, kanunda açık bir düzenleme bulunmaksızın, bu yetkisini başka bir makama devretmesinin, yetki devredilen makamı yetkili kılmadığı gibi, hem yetki devrine ilişkin işlemin hem de bu yöntemle yapılan yetki devrine dayanılarak tesis edilen işlemlerin hukuka aykırı hale geleceği, yetkisiz kişi, kurul ya da organın yaptığı işlemin, sonradan yetkili makam tarafından kabul edilmesi veya icazet verilmesi yoluyla o işlemin hukuka uygun hale dönüştürülemeyeceği istikrarlı şekilde vurgulanmaktadır. 2547 sayılı Kanunun Ek 5. maddesi gereği, vakıf yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerinin yapılması, atamaları ve görevden alınmalarının onaylanması mütevelli heyetince yapılacak olup; mütevelli heyet, vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilecektir. Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 21. maddesi gereği, vakıf üniversiteleri ve yüksek teknoloji enstitülerinin yöneticisi rektör iken, vakıf meslek yüksekokullarının yöneticisi müdürdür. Yükseköğretim mevzuatında; mütevelli heyetin yetkilerini mütevelli heyet başkanına devredebileceğine ilişkin açık bir düzenleme yer almamaktadır. Bununla birlikte, mütevelli heyetin, yetkilerini mütevelli heyet başkanına devri, heyetin fiilen işlememesi sonucunu doğuracağından, bu yönde bir yetki devrinin kabulüne imkan bulunmamaktadır. İstanbul Topkapı Üniversitesi Mütevelli Heyetinin... tarih ve ... sayılı kararı ile akademik personel sözleşmelerinin imzalanması ve feshedilmesi konusunda Mütevelli Heyet Başkanı ve Mütevelli Heyet Başkan vekili yetkili kılınmıştır. Davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlem Mütevelli Heyet Başkan Vekili tarafından tesis edilmiştir. Bu bakımdan; dava konusu işlemin, Mütevelli Heyetin onayı ile tesis edilmediği gibi bu konuda yetkinin rektöre devredildiğine ilişkin Mütevelli Heyet kararının da dosyada bulunmadığı anlaşılmıştır. Diğer bir anlatımla, Mütevelli Heyetince, 2547 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesi ve Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 21. maddesi kapsamında vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticisine yetki devri yapılmadığı açıktır. Bu bağlamda; 2547 sayılı Kanunun Ek 5. maddesi uyarınca, davacının iş sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemin, Mütevelli Heyet onayı ile veya Mütevelli Heyetin yetkisini devrettiği vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticisi tarafından tesis edilmesi gerekirken, Mütevelli Heyet Başkan Vekilince tesis edildiği anlaşıldığından, yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık taşımadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, İstinaf Mahkemesinin dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla; dava konusu işlemin iptaline dair verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine dair Bölge İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bu kısmının yukarıda yer verilen gerekçe ile onanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden: İdari yargılama hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatları gereği; idari yargı mercilerince verilen iptal kararları, geriye yürür ve idari işlemi tesis edildiği andan itibaren hiç tesis edilmemiş gibi ortadan kaldırır. İptal edilen işlem hiç yapılmamış sayıldığı için ilgilinin, işlem nedeniyle uğradığı parasal ve özlük hak kayıplarının karşılanması gerekmektedir. Buna karşın, belirli süreli iş sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemlerin, yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle idari yargı mercilerince iptal edilmesi durumunda, yetkili idari makam ya da organ tarafından, sözleşmenin yenilenmesi veya yenilenmemesi yönünde bir karar alınması gerekmektedir. Bu aşamada, iptal kararının hukuksal sonucu olarak yetki yönünden hukuka aykırı bulunan sözleşmenin yenilenmemesi işlemi ortadan kalkmış olmakla birlikte, idare ile ilgili arasındaki belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermiş olması nedeniyle ortada bir sözleşme ilişkisi de bulunmamaktadır. Bu aşamada, ilgili bakımından, kesin ve net olarak belirli olmayan parasal ve özlük hak kayıpları hakkında; sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün olmadığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, aksi yönde değerlendirme ile verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; A) Dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda yer verilen gerekçe ile ONANMASINA, B) Davacının dava konusu işlem nedeniyle uğradığı özlük ve parasal haklarının davacıya ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Harçtan muaf olan davalı idare tarafından yatırılan...-TL temyiz karar harcı ile ...-TL temyiz başvurma harcının istemi halinde davalı idareye iadesine, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 27/09/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava; İstanbul Topkapı Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, ... Bölümünde ...olarak görev yapan davacının; iş akdinin yenilenmeyerek görevinin sonlandırılmasına ilişkin 22/08/2022 tarih ve bila sayılı yazı ile bildirilen işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır. Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez ise de; sözleşmenin istikrarlı şekilde yenilendiği durumlarda davalı idarenin sözleşme süresinin bitiminden önce karşı tarafa sözleşmenin yenilenmeyeceğini bildirmesi haklı beklenti ilkesinin tabii sonucu olarak görülebilir. İşlemin yetkili unsuru bakımından değerlendirilmesine gelince; davacının önceki sözleşmesi sona ermiş olduğundan ortada bir sözleşme yoktur. Bu nedenle usulde paralellik ilkesi gereği sözleşme yapılırken izlenmesi gereken usulün takibi de gerekmemektedir. İdarenin genel yazışma yetkisine sahip bir görevlisi tarafından bildirim yapılması hatta hiçbir bildirimde bulunulmaması da mümkündür. Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının süresi bitmiş olan sözleşmesinin yenilenmeyeceğine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılamıyorum. Dava konusu işlemin hukuka uygun olması nedeniyle parasal ve özlük hak kayıplarının bulunmadığı da açıktır.