T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/179 KARAR NO : 2025/1231 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/06/2022 NUMARASI : 2021/534 E. 2022/643 K. DAVANIN KONUSU : Değer Kaybı KARAR TARİHİ : 19.09.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19.09.2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.06.2022 tarih 2021/534 E. 2022/643 K. sayılı kararın Dair…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/179 KARAR NO : 2025/1231 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/06/2022 NUMARASI : 2021/534 E. 2022/643 K. DAVANIN KONUSU : Değer Kaybı KARAR TARİHİ : 19.09.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19.09.2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.06.2022 tarih 2021/534 E. 2022/643 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili,...'e ait ... plakalı davalı şirkete sigortalı aracın 28.01.2021 tarihinde sürücü ... yönetiminde iken, İzmir Bayraklı Nursultan Nazarbayev Caddesi üzerinde giderken müvekkilin maliki olduğu.... plakalı araca arkadan çarptığını, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında ve taraf beyanlarına göre ...'ün asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, ... plakalı aracın 72868056 numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile davalı şirket tarafından sigortalandığını, müvekkiline ait .... plakalı araçta kaza nedeniyle oluşan hasarının bakım ve onarımına ilişkin masrafların müvekkilin kasko sigortası tarafından ödendiğini, araçta oluşan hasar bedelinin, anlaşmalı serviste yapıldığı için işçilikten ve yedek parçalardan iskonto uygulanarak 40.000,00 TL olarak belirlendiğini, araçtaki hasar giderildiğini, ancak kaza nedeniyle hasara uğrayan müvekkile ait .... plakalı araçta söz konusu kaza nedeniyle değer kaybı da oluştuğunu, ... plakalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelen işbu kaza nedeni ile müvekkile ait araçta oluşan değer kaybından da davalı şirketin sorumlu olduğunu, müvekkiline ait araçta kaza sebebiyle oluşan değer kaybının davalı ...Ş. tarafından karşılanması için sigorta şirketine dilekçe ile başvurulduğunu, davalı şirket tarafından 28.04.2021 tarihinde değer kaybı başvurumuza karşılık 1.861,21 TL ödeme yapıldığını, ödenen bedelin olması gerekenden oldukça düşük olduğunu, değer kaybının sigorta tarafından ödenen bedelden çok yüksek olduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; araçta meydana gelen değer kaybının davalı şirket tarafından kazaya neden olan aracın trafik sigortası kapsamında müvekkile ödenmesi için iş bu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu belirterek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak açılan davada aracın kaza tarihindeki hasar "görmemiş piyasa değeri ile, onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriterine göre hesaplanacak değer kaybının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili,Yetki itirazları olduğunu, sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limiti dahilinde olduğunu, kusur tespiti gerektiğini, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, hasar ve değer kaybının genel Şartlara göre hesabı gerektiğini, müvekkili şirket tarafından ....Sigortaya 28.04.2021 tarihinde 43.000,00 TL ödenerek poliçe limitinin doldurulduğunu, davacı aracının kasko sigortacısı... Sigortadan ödeme yapılıp yapılmadığının kontrolünün gerektiğini, arz ve izah edilen sebeplerle ve sair hususlar hakkındaki beyan hakları saklı kalmak kaydıyla, usule yönelik itirazlarının karara bağlanmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hükme esas alınan rapora göre davacı aracında kazadan kaynaklı hasara yönelik davacı yanca kendi aracının kasko firmasına yaptığı başvuru neticesi araçtaki hasarın 47.200,00 TL olduğunun tespiti üzerine zarar karşılanmakla rücu talebi üzerine davalı yanca 28/04/2021 tarihinde 43.000,0 TL ödeme yapıldığı, ödemenin davalı yanın poliçe üst limiti kapsamında olduğu, davalıya araçtaki değer kaybına yönelik başvuru üzerine davacı yana değer kaybına yönelik 28/04/2021 tarihinde 1.861,21 TL ödeme yapıldığı dolayı ile davalı yanın limiti tükendiğinden ve olayda garame ve proporsiyon hesabı yönünden yapılmasını gerektirir bir değerlendirme bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Mahkemece verine kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, olayda garame ve proporsiyon hesabının yapılması gerektiği istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı bakiye değer kaybı talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı yanca yapılan istinaf taleplerine göre limit kapsamında yapılan ödemenin proporsiyon hesabı yapılarak ve garame paylaştırma usulü ile değerlendirilmesi istenilmekle uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden evvel garame ve proporsiyon hesabı yönünden bir takım açıklamalar yapılması gerektiği kabul edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" şeklinde düzenlemeye yer verilmekle birlikte hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. (Yargıtay 17. HD 24/12/2020 tarih ve 2019/4525 E. - 2020/9051 K., 11.11.2020 tarih ve 2019/6656 E. - 2020/6920 K., Yargıtay 4. HD 11.10.2021 tarih ve 2021/5604 E. - 2021/6493 K. sayılı ilamları) Bununla birlikte proporsiyon adın verilen hesaplama yöntemi ise 6102 sayılı TTK'nın 1535 vd maddelerinde belirtilen eksik ya da yanlış bildirim sebebiyle yasanın 1439/2 maddesinde düzenlenen hususun bulunması halinde ya da yine aynı yasanın 1462. maddesine göre sigorta bedeli, sigorta değerinden az olduğu takdirde, sigorta edilmiş menfaatin bir kısmının zarara uğraması hâlinde sigortacının, aksine sözleşme yoksa, sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranına göre tazminat ödeyeceğine yönelik düzenlemenin bulunması halinde ortaya çıkacaktır. Bu nedenle oranlamaya dayalı yapılan ödemeye esas hesaplama yöntemine ise uygulamada proporsiyon adı verilmektedir. Halefiyet ise bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. 6102 sayılı TTK m. 1472/1. maddesinde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir.(Yargıtay HGK'nın 05/02/2019 tarih ve E. 2017/17-1088 E - 2019/65 K ). Dolayısı ile davacı yanın arıcının kasko firması olan....Sigorta A.Ş.'ye hasar yönelik davalı yanca yapılan ödeminin halefiyet prensibi gereği doğrudan davacıya yapılan bir ödeme olduğunun kabulü gerekir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3. "Sigortanın Kapsamı" başlıklı maddesi kapsamında davalı sigortanın sorumluluğu kaza tarihi itibariyle yayımlanan teminat limiti ile sınırlı olacağından somut olayda davalı yanın araç başına teminat limiti 43,000,00 TL'dir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, somut olayda 28/01/2021 tarihinde davalı yana ZMMS ile sigortalı aracın davacı aracına arkadan çarpması ile oluşa geldiği anlaşılan trafik kazası neticesi davacı aracının bu kaza sebebiyle limit üzerinde olacak şekildeki hasarına ilişkin olarak davacı aracının kaskocusu konumundaki dava dışı ...sigortaya 28/04/2021 tarihinde limit kapsamında 43.000,00 TL ödeme yapıldığı gibi yine aynı gün davacı aracındaki değer kaybına yönelik davacı yana 1.861,21 TL daha ödeme yapılmakla birlikte davalının söz konusu kazadan kaynaklı olarak esasen limit üzerinde bir ödeme yapmış olduğu, olayda birden fazla zarar gören olmadığından garame paylaştırma yönünden yaptığı değerlendirme yerinde olduğu gibi somut olaya uygulanan sigorta poliçesinin eksik sigorta yahut beyan yükümlülüğünün ihlali kapsamında değerlendirilmesini gerektiren bir durumunun da olmaması sebebiyle proporsiyon hesabı yönünden yaptığı değerlendirmenin de yerinde olduğu, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 19.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.