T.C. ADANA BAM 14. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1818 KARAR NO : 2025/1233 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2025 NUMARASI : 2020/71 2025/555 DAVACI : ... İNŞ. TUR. LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... -... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İ…
T.C. ADANA BAM 14. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1818 KARAR NO : 2025/1233 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2025 NUMARASI : 2020/71 2025/555 DAVACI : ... İNŞ. TUR. LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... -... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/12/2018 KARAR TARİHİ : 09/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2025 Taraflar arasındaki davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi ve .... Asliye Ticaret Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davacı yüklenici firmanın ödediği inşaat ruhsat bedellerinin tarafına iadesi talebine ilişkindir. .... Asliye Hukuk Mahkemesince, "davalı ... Ltd. Şirketinin yetkilisi olup tacir sıfatına sahip olduğundan, her iki tarafı tacir olan dosyada ticaret mahkemelerinin görevli olduğu" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesince; "davalının şirket yetkilisi olmasının tacir olduğu anlamına gelmediği ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı" gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. 6502 sayılı Kanunun 3. maddesinin gerekçesinde eser sözleşmelerinin Kanun kapsamına alınmasına herhangi bir açıklama getirilmemiştir. Ancak kanunun sistematiği nazara alındığında kanunda zikredilen eser sözleşmelerinden kastın; ticari ve mesleki olmayan amaçlarla, salt kişisel ihtiyaçları için kullanma ve tüketme amacıyla gerçek ve tüzel kişi ile tüketici arasında yapılan eser sözleşmeleri olduğu anlaşılmaktadır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri 818 sayılı BK'nın 155 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinin kendine özgü bir türüdür. Bu sözleşmelerin bir tarafı arsa sahibi diğer tarafı yüklenicidir. Bu tür sözleşmelerde arsa sahibinin Tüketici Kanununda 3/k maddesindeki tüketici tanımına uymadığı anlaşılmaktadır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibi açısından güdülen amaç kullanmak için konut edinmek değil arsasını değerlendirmektir. Bu nedenle arsa sahibinin arsa payıkarşılığı inşaat sözleşmesi imzalarken güttüğü saikin 6502 sayılı Kanunda tanımlanan tüketicinin saikinden farklı olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine konu işin üst düzey teknolojiyi gerektirmesi, sözleşme kapsamında taşınmaz satış vaadi ve inşaat sözleşmelerinin de bulunduğu nazara alındığında 6502 sayılı Kanunda kanun koyucunun salt kullanma ve tüketme amacına yönelik mutfak, dolap yaptırmak araç tamiri yapmak gibi dar kapsamlı eser sözleşmelerini kastettiği, arsa karşılığı inşaat sözleşmelerinin ise bu kapsamda olmadığının kabulü gerekir. Bununla birlikte davacı taraf davalıya ödediği inşaat ruhsat bedellerinin iadesini talep etmekle sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmaktadır. Öte yandan; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Somut olayda; davacı şirket tarafından davalı aleyhine icra takibi yapılmış olup, dosya kapsamı itibariyle davacı şirketin tacir olduğu, davalının ise şirket yetkilisi olmasının davalıyı tacir haline getirmeyeceği, davalının davaya konu sözleşmeyi arsa maliki olarak imzaladığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı ve davacının ödemiş olduğu bedellerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tarafına iadesini talep ettiği anlaşılmakla, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-.... Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 2-Dosyanın merci tayini talep eden mahkemesine İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/10/2025 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır