Başvuru, hapis cezasının infazının ertelenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, hapis cezasının infazının ertelenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 20/10/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) maddesi uyarınca sağlık sorunları nedeniyle tedbiren tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve tedbir incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2016/58016 numaralı bireysel başvuru dosyası mükerrer kayıt olması nedeniyle 2016/22167 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmiştir. Bölüm tarafından Ümraniye T Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün cevap yazısı dikkate alınarak 31/10/2016 tarihinde tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Verilen kararda; başvurucunun ceza infaz kurumunda tutulmaya başlandığı günden itibaren sağlık durumunun takip edildiği, tedavi ve kontrollerinin sevk edildiği hastaneler ve kurum tabipliği tarafından yapıldığı, ceza infaz kurumunda tutulmasının yaşamı bakımından tehlike oluşturmayacağına ilişkin sağlık kurulu raporu bulunduğu hususlarına değinilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmiştir. Bakanlığın görüşüne ilişkin başvurucunun bir beyanı olmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ilgili kurumlardan temin edilen bilgilere göre olaylar özetle şöyledir. Erzurum Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga madde ile görevli) 24/2/2012 tarihli kararı ile başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 8/2/2013 tarihli kararıyla onanarak kesinleşmiştir. 25/4/2015 tarihinde cezasının infazına başlanan başvurucu 11/4/2016 tarihinde sağlık sorunları nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından cezasının infazının ertelenmesi talebinde bulunmuştur. Başvurucunun talebi doğrultusunda Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesine (Hastane) sevk işlemi yapılmıştır. Söz konusu Hastanenin başvurucu hakkında düzenlediği 17/5/2016 tarihli rapor sonucunda şu tespitlere yer verilmiştir:"Mevcut sağlık durumu hükümlünün hayatı için kesin bir tehlike teşkil etmez. Hayatını yalnız idame ettirebilir. Buna bağlı olarak infazın geri bırakılmasına gerek yoktur. Sürekli hastalık ve kocama hali teşkil etmez." Savcılık Taşra İlamat ve İnfaz Bürosunun 31/5/2016 tarihli kararıyla sağlık kurulu raporu doğrultusunda cezanın infazının ertelenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Başvurucu sağlık sorunlarını gerekçe göstererek belirlenemeyen bir tarihte yeniden cezasının infazının ertelenmesini talep etmiştir. Savcılık Taşra İlamat ve İnfaz Bürosunun 9/9/2016 tarihli kararıyla -başvurucunun daha önce aynı yönde talebi olduğu ve Hastaneden alınan 17/5/2016 tarihli raporda mevcut rahatsızlık nedeniyle infazın ara verilmesine gerek olmadığının bildirildiği gerekçesiyle- infazın ertelenmesi talebi reddedilmiştir. Ret kararı 21/9/2016 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu, vekili aracılığıyla 20/10/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin ilgili kısımları şöyledir."... (2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır. (3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir. ... (6) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir." 5275 sayılı Kanun'un "Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir. (2) 16 ncı madde gereğince cezasının ertelenmesi isteminin reddi hâlinde de aynı hüküm uygulanır. (3) Yukarıdaki fıkralar uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir." 5275 sayılı Kanun'un "İnfaz sırasında verilecek kararların mercii ve usulü" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.... (3) Bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan başka mahkemeler tarafından verilmiş olan bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.”