8. Hukuk Dairesi 2016/9846 E. , 2020/683 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, ...de sınırları içinde bulunan ve kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle tapusu iptal edilen 1314,
**8. Hukuk Dairesi 2016/9846 E. , 2020/683 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, ...de sınırları içinde bulunan ve kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle tapusu iptal edilen 1314, 1316, 1318 ve 1320 parsellerin güneyinde kalan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yere 100 m2'lik bina ve gazino olarak kullanılan yapı ile bir kısmı beton, bir kısmı atermit ile kaplı kaçak inşaat meydana getirildiğini, bu alandaki kaçak yapı tüm eklenti ve ağaçların yıkılmasını ve davalının müdahalesinin men’ini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle, 20.04.2015 tarihli fen bilirkişi tarafından hazırlanan rapora ekli krokide A1, A2 ve B harfleri ile gösterilen yerlere davalı tarafından vaki müdahalelerin men’ine, müdahale edilen alanlarda bulunan davalı tarafından yapılan, krokide A1 ve A2 harfleriyle gösterilen gazino olarak kullanılan toplam 360.03 m2’lik yapının ve krokide B harfiyle gösterilen bir kısmı beton, bir kısmı atermit ile kaplı 284.65 m2’lik inşaat halindeki yapının kal’ine, krokide C harfiyle gösterilen 104.35 m2’lik mesken, onaylı balık üretim tesisi projesi kapsamında yer aldığından, mesken olarak kullanılan yapıya karşı açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlere yönelik haksız müdahalenin önlenmesi ve üzerindeki yapıların kal’ine ilişkindir. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, fen bilirkişisi ...’in 20.04.2015 tarihli raporunda, dava konusu tescil harici yerin imar planına göre kıyı kenar çizgisi içinde kaldığının tespit edildiği, mahkemece krokide C harfiyle gösterilen 104.35 m2’lik mesken, onaylı balık üretim tesisi projesi kapsamında yer aldığından, mesken olarak kullanılan yapıya karşı açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; 3621 sayılı Yasa'nın 6. maddesinin ilk fıkrasında; kıyılarda ne gibi yapılanmanın mümkün olmayacağı belirtilmiş, 2. fıkrasında ise bu yerlerde uygulama imar planı gereğince iskele, liman, barınak, yanaşma yeri, rıhtım, su ürünleri üretim ve yetiştirme tesisleri... gibi sayılan yapı ve tesislerin yapılabileceği kabul edilmiştir. Anılan madde hükmünden de anlaşılacağı üzere sözkonusu yapılaşmanın hukuken korunabilmesi, kıyıda uygulama imar planının karar altına alınması ve uygulamaya geçilmesi ile olanaklıdır. Somut olayda, dava konusu meskene ilişkin olarak, onaylı balık üretim tesisi projesi kapsamında kaldığı gerekçesi ile ret kararı verildiği ancak mesken için yukarıda belirtilen kanun maddeleri ışığında herhangi bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; davaya konu yapılanma bakımından Kıyı Yasası'nın yukarıda değinilen hükümleri çerçevesinde tüm koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin açıklığa kavuşturulması, meskenin onaylı balık üretim tesisi projesinde yer alıp almadığı, projenin yetkili makamlar tarafından onaylanmış olup olmadığı da araştırılarak, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 03.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.