Başvuru, tutukluluğun kanundaki azami süreyi ve makul süreyi aşması nedenleriyle Anayasa’nın 19. maddesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun kanundaki azami süreyi ve makul süreyi aşması nedenleriyle Anayasa’nın maddesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/1/2014 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/3/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/2408 Soruşturma sayılı dosyası ile yürütülen soruşturma kapsamında 24/9/2007 tarihinde gözaltına alınmış, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin (4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun mülga maddesi ile görevli) 28/9/2007 tarihli ve 2007/118 Sorgu sayılı kararı ile “birden fazla kişi tarafından birlikte yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından tutuklanmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının (5271 sayılı Kanun’un mülga maddesi ile görevli bölümü) 10/3/2008 tarihli ve E.2008/267 sayılı iddianamesi ile başvurucunun “silahlı çıkar amaçlı suç örgütünü kurma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yağma, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet, tasarlayarak öldürme, tehdit ve resmî belgede sahtecilik” suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde (5271 sayılı Kanun’un mülga maddesi ile görevli) E.2008/74 sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama, başvurucu yönünden tutuklu olarak sürdürülmüştür. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 19/7/2013 tarihli ve E.2008/74, K.2013/158 sayılı kararı ile başvurucunun “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis, “müştekiler A.K. ve S.K.ye yönelik yağma” suçundan 10 yıl 10 ay hapis, “müşteki Ö.ye yönelik yağma” suçundan 5 yıl 5 ay hapis, “tehdit” suçundan 2 yıl 1 ay hapis, “müşteki S.K.ye yönelik yağma” suçundan 11 yıl 8 ay hapis, “müşteki B.Y.ye yönelik yağma” suçundan 5 yıl 10 ay hapis, “müşteki A.G.ye yönelik yağma” suçundan 5 yıl 10 ay hapis, “müşteki Z.K.ye yönelik yağma” suçundan 5 yıl 5 ay hapis, “müşteki H.Y.ye yönelik yağma” suçundan 10 yıl hapis, “müştekiler Y.K. ve K.ye yönelik yağma” suçundan 10 yıl 10 ay hapis, “müşteki Ş.O.ya yönelik yağma” suçundan 11 yıl 8 ay hapis, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 4 yıl 2 ay hapis, “resmî belgede sahtecilik” suçundan 2 yıl 1 ay hapis, “müştekiler S.B. ve A.H.ye yönelik yağma” suçundan 10 yıl 10 ay hapis, “kasten öldürme” suçundan 25 yıl hapis, “müşteki Y.ye yönelik yağma” suçundan 5 yıl 10 ay hapis, “müşteki A.H.T.ye yönelik yağma” suçundan 10 yıl hapis, “müşteki E.B.ye yönelik yağma” suçundan 10 yıl 10 ay hapis, “6136 sayılı Kanun'a muhalefet” suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 375 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkemece hüküm ile birlikte “hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta kaldı[ğı] sürelere göre” başvurucunun tutukluluğunun devamına karar verilmiştir. Anılan karar, başvurucuya duruşmada tefhim edilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde, hüküm ile birlikte verilen tutukluluğun devamı kararına karşı itiraz yoluna gidildiğine dair bilgi ve/veya belge sunulmamıştır. Başvurucu, hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz etmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 26/2/2015 tarihli ve E.2014/2672, K.2015/978 sayılı ilamı ile eksikliklerin giderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir. 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un mülga maddesi ile görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinin kaldırılması üzerine üzerine dosya, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2008/271 sayısına aktarılmıştır. Dava dosyası, İlk Derece Mahkemesince Yargıtay Ceza Dairesi ilamında belirtilen eksiklikler tamamlandıktan sonra 23/7/2015 tarihinde yeniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 18/12/2015 tarihli ve E.2015/4778, K.2015/6265sayılı ilamı ile başvurucu hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “müştekiler A.K. ve S.K.ye yönelik yağma”, “müşteki S.K.ye yönelik yağma”, “müşteki B.Y.ye yönelik yağma”, “müşteki Z.K.ye yönelik yağma”, “müşteki H.Y.ye yönelik yağma”, “müştekiler Y.K. ve K.ye yönelik yağma”, “müşteki Ş.O.ya yönelik yağma”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “kasten öldürme”, “müşteki Y.ye yönelik yağma”, “müşteki A.H.T.ye yönelik yağma” “müşteki E.B.ye yönelik yağma” ve “6136 sayılı Kanun'a muhalefet” suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına, diğer suçlardan verilen mahkûmiyet hükümlerinin ise bozulmasına karar verilmiştir. Bu şekilde başvurucu hakkında verilen toplam 121 yıl 86 ay 10 gün hapis cezası kesinleşmiştir. Başvurucu 14/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 5271 sayılı Kanun’un “Tutuklama kararı” kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:“(1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir. (2) (Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda; a) Kuvvetli suç şüphesini, b) Tutuklama nedenlerinin varlığını, c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.” 5271 sayılı Kanun’un “Tutuklulukta geçecek süre” kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.”