8. Ceza Dairesi 2024/20986 E. , 2024/8002 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/893 E. 2023/753 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebi…
**8. Ceza Dairesi 2024/20986 E. , 2024/8002 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/893 E. 2023/753 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b), (e) ve (f) bentleri uyarınca dava açılmıştır. 2. Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b), (e) ve (f) bentleri, 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2013 tarihli kararının sanık tarafından Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 28.01.2021 tarihli kararı ile eylemin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasına uyduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b), (e) ve (f) bentleri, 29 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, ancak katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin itirazı üzerine Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli kararı ile itirazın kabulü ile Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 5. Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2023 tarihli kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b), (e) ve (f) bentleri, 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hak nedeniyle hapis cezasının 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; 1. Cezanın haksız yere teşdiden tayin edildiğine, 2. Haksız tahrik, etkin pişmanlık ve diğer lehe hükümlerin uygulanmadığına, 3. Delillerin hukuka aykırı olduğuna, 4. Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın, diğer sanık ... ile birlikte on altı yaşındaki öz kızları olan mağdurun evden dışarı çıkıp erkek arkadaşıyla buluşmasını engellemek için ellerinden tutup ayaklarından zincirle kilitlemek suretiyle evde zorla alıkoydukları iddiasına ilişkindir. 2. Mağdurun 14.11.2012 tarihinde kollukta alınan ilk ifadesinde, daha önceleri evden birkaç kez kaçtığını, daha sonra bulunup ailesine teslim edildiğini, anne ve babası olan sanıkların dışarı çıkmasına izin vermediklerini, en son 12.11.2012 günü babasının ellerini tuttuğunu, annesi olan sanığın da zincirle ayaklarından birbirine bağladığını, bunun üzerine babasının "artık evden kaçamazsın" dediğini, evde zincirle yavaşça hareket edebildiğini, kısa zincirle kilitlediklerini, 14.11.2012 günü saat 10.00 sıralarında lavaboda toka ile zincir kilidini zorlayıp açtığını ve polis merkezine gittiğini, erkek arkadaşıyla görüşmesini engellemek için kendisine bu şekilde davrandıklarını beyanla şikayetçi olduğu, kovuşturma aşamasında bu beyanını tekrar ettiği belirlenmiştir. 3. Sanığın savunmasında, kızı olan mağdurun psikiyatrik açıdan hasta olduğunu, sürekli evden kaçtığını, ilaçlarını da kullanmadığını, en son 12.11.2012 günü kızları hastaneye gitmek istemeyince eşi ile birlikte ayaklarından zincirle bağladıklarını, zincirin mağdurun hareketlerini fazla etkilemediğini, onun iyiliği için yaptığını ifade ettiği belirlenmiştir. 4. 14.11.2012 tarihli rızaen muhafaza altına alma tutanağı ile mağdurun, iki gün önce annesi ve babası tarafından "dışarı çıkmayacaksın" deyip ayaklarını birbirine zincirle bağlayıp kilit vurduklarını beyan ederek bir metre uzunluğunda demir zincir ve iki adet zincir kilidini polis merkezine teslim ettiği belirlenmiştir. 5. Dosyada mevcut 14.11.2012 tarihli adli muayene formuna göre, mağdurun sağ tibia üzerinde yeşile çalan eski morluk bulunduğu belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Cezanın Üst Sınırdan Tayin Edilmesine Yönelik Mahkemece, sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken "suçun işleniş biçimi,suçun işlendiği zaman ve yer,suç konusunun önem ve değeri,meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı,sanığın kastına dayalı kusurunun ağırlığı" nazara alınarak ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaştığının belirtilmesi ve ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri uyarınca birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği durumlarda ... hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle tayin edilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın bu hususa ilişkin temyiz itirazları reddedilmiştir. B. Lehe Hükümlerin Uygulanmamasına Yönelik 1. Sanığa tayin olunan cezanın miktarı gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinde düzenlenen lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 2. Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemesinde mağdurun haksız bir fiilinin bulunmadığı ve mağdurun kendisini zincirden kurtarıp evden kaçarak kolluğa başvurduğunun anlaşılması karşısında, haksız tahrik ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğuna dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. C. Diğer Yönlerden 1. Mağdurun aşamalarda alınan istikrarlı beyanları, sanığın savunması, kolluk tutanağı, doktor raporu ve tüm dosya kapsamındaki delilleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, diğer sanık ... ile birlikte on altı yaşındaki öz kızları olan mağdurun evden dışarı çıkıp erkek arkadaşıyla buluşmasını engellemek için ellerinden tutup ayaklarından zincirle kilitlemek suretiyle evde zorla alıkoyduklarının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2023 tarihli ve 2022/893 Esas, 2023/753 Karar sayılı kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.