1. Hukuk Dairesi 2023/3269 E. , 2024/605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/146 E., 2021/376 K. HÜKÜM : Kabul Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, kal davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı Hazine vekili ve davalı mirasçılarından ... v
**1. Hukuk Dairesi 2023/3269 E. , 2024/605 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/146 E., 2021/376 K. HÜKÜM : Kabul Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, kal davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı Hazine vekili ve davalı mirasçılarından ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili; Eğirdir İlçe Merkezinde ve Eğirdir Gölü kıyı kenar çizgisi içerisinde, Eğirdir Belediyesi tarafından muhtelif zamanlarda doldurma ve kurutma yoluyla yaklaşık 512.000,00 m2 arazi kazanıldığını, Belediye tarafından kıyıda yapılan dolgu işlemlerinin Kıyı Kanunu’nun 7 nci maddesi gereğince gerekli izinler alınmadan yapıldığını, dolgu alanlarının Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlardan olduğunu, bu alanlar üzerinde davalı tarafından yapılan bina ve tesislerin restoran, büfe, çay bahçesi, işyeri v.b amaçlarla kullanıldığını, Eğirdir Gölünün Türkiye’nin ikinci en büyük tatlı su gölü ve doğal içme suyu havzası olduğunu, bu nedenle Eğirdir Gölü kıyılarında doldurma ve kurutma yapılamayacağı gibi yapılmış dolgular için de Kıyı Kanunu uyarınca izin verilmesinin söz konusu olamayacağını, Eğirdir Belediyesi tarafından Eğirdir İlçe sınırları dahilinde kıyıda ve kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi içiresinde kalan dolgu alanlarının Belediyeye devrinin yapılması için talepte bulunulduğunu ancak bu talebin Maliye Bakanlığınca ret edildiğini ileri sürerek Eğirdir Belediyesi tarafından Eğirdir İlçe Merkezinde ve Eğirdir Gölü Kıyı Kenar Çizgisi içerisinde kıyıların izinsiz doldurulması suretiyle elde edilen arazilerde davalı tarafından yapılan bina ve tesislerin kal’ine ve davalının bu yerlere el atmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı; Eğirdir Belediye Başkanlığı tarafından davacı aleyhine Isparta İdare Mahkemesinin 2015/461 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın neticesinin beklenilmesi gerektiğini, dava konusu alana ilişkin olarak davacı Hazineye işgaliye bedeli ödediğini belirterek davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir. III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemece; 4721 sayılı TMK’nın 2 nci maddesine göre herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, davalının hukuken geçerli kira sözleşmesine istinaden dava konusu yeri kullandığı, Eğirdir Belediye Başkanlığı ile Hazine arasında derdest olan Isparta İdare Mahkemesinin 2015/461 Esas sayılı dosyasının konusunun eldeki dava dosyasından farklı olduğu, dava konusu alanın malikinin kim olduğu hususun muğlak olduğu, davalının kira sözleşmesi ile dava konusu yerin dolaysız feri zilyedi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 25.02.2020 tarihli ve 2016/10832 Esas, 2020/1799 Karar sayılı kararı ile; Eğirdir Belediye Başkanlığı tarafından dava konusu alanların Belediyeye devri için talepte bulunulduğu, talebin reddi nedeniyle ret işleminin iptali için Isparta İdare Mahkemesinin 2015/461 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, 6100 sayılı HMK'nın 165 inci maddesi gereğince, İdare Mahkemesi tarafından verilecek hükmün eldeki davada verilecek kararı etkileyeceği anlaşıldığından Isparta İdare Mahkemesinin 2015/461 Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenilmesi, anılan davanın kesin olarak karara bağlanmasından sonra toplanan ve/veya toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemenin 14.12.2021 tarihli ve 2020/146 Esas, 2021/376 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, Isparta İdare Mahkemesinin 2015/461 Esas, 2016/553 Karar sayılı kararı ile belediye tarafından devri talep edilen 512.000 metrekare yüz ölçümlü dolgu alanında Kıyı Kanunu'na ve imar mevzuatına aykırı yapıların ve kullanımların bulunduğu, bazı kısımları hariç olmak üzere Eğirdir Gölünden kazanılan dolgu alanlarına ait dolgu izinlerinin alınmadığı, belediyenin devir talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiği, kararın 22.09.2016 tarihinde kesinleştiği, Eğirdir Belediyesince gölden doldurulmak suretiyle kazanılan alanlarda alınması gereken izinlerin alınmadığı, Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuata aykırı yapı, tesis ve kullanımlar mevcut olduğu, söz konusu alanların belediyenin tasarrufuna bırakılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili ve davalı mirasçılarından ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı Hazine lehine eksik vekalet ücretine hükmedildiğini, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı mirasçılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, infazda da tereddüt oluşturacak şekilde tekil şahıs ifadesiyle davalıdan tahsiline şeklinde karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı mirasçılarından ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya, hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı kuruma işgaliye bedeli ödendiğini, hukuken geçerli bir kira sözleşmesi bulunduğu ve davalıların kira bedellerini ödediklerini, hukuka aykırı tasarruf bulunmadığını, davalı tarafın iyiniyetli olduğunu bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 3621 Sayılı Kıyı Kanunu’nun 7 nci maddesi. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Somut olayda, dava tarihi itibariyle toplam dava değeri 28.299,88 TL olup bu miktar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi ve hesaplanacak nispi vekalet ücretinin AAÜT'nin 13 üncü maddesi gereği maktu vekalet ücretinin altında kalamayacağının da gözetilmesi gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı; diğer yandan, davalının yargılama sırasında ölümü nedeniyle mirasçılarının davaya dahil edildiği ve davalı sıfatını kazandıkları gözetilerek yargılama giderlerinin ölen davalının mirasçıları olan davalılardan alınması gerekirken, bu husus gözardı edilerek hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde "davalıdan alınması" şeklinde hüküm tesisi de isabetsizdir. Ne var ki; anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 nci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının; hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan "4.117,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının (4), (5) ve (6) numaralı bentlerinde yer alan "davalıdan" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine "davalılardan müştereken ve müteselsilen" ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Davacı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.