DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2447 E. , 2024/3112 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2447 Karar No : 2024/3112 TEMYİZ EDENLER : I-(DAVACILAR): 1) ... 2) ... ... 7) ... 8) ... VEKİLİ: Av. ... II-(DAVALILAR): 1-... 2-... Başkanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Daireleri Müşterek Kurulunun 21/05/2024 tarih ve E:2021/3784, K:2024/2319 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGI…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2447 E. , 2024/3112 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2447 Karar No : 2024/3112 TEMYİZ EDENLER : I-(DAVACILAR): 1) ... 2) ... ... 7) ... 8) ... VEKİLİ: Av. ... II-(DAVALILAR): 1-... 2-... Başkanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Daireleri Müşterek Kurulunun 21/05/2024 tarih ve E:2021/3784, K:2024/2319 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mülkiyeti Maliye Hazinesine kayıtlı Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2021 tarihine kadar satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Daireleri Müşterek Kurulunun 21/05/2024 tarih ve E:2021/3784, K:2024/2319 sayılı kararıyla; ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, mülkiyetleri Maliye Hazinesine ait ekli listede yer alan diğer taşınmazlarla birlikte, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış suretiyle özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2021 tarihine kadar tamamlanmasına karar verildiği; ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, mülkiyetleri Maliye Hazinesine ait ekli listede yer alan diğer taşınmazlarla birlikte, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış suretiyle özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2021 tarihine kadar tamamlanmasına ikinci kez karar verildiği; 17/04/2019 tarih ve 30748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsele "Ticaret-Konut Alanı (E:0.20, Yençok:2 kat)", "Park", "Yol" ve "Genel Otopark Alanı" kullanım kararları getirilmesine yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Bakanlığınca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının onaylanmasına karar verildiği; 31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan planlara askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, plan niteliği, çizim tekniği ve plan hükümlerinin düzenlenmesine ilişkin itirazların kabul edilerek diğer itirazların reddedilmesine, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının onaylanmasına karar verildiği; 24/07/2020 tarih ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan planlara askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, plan hükümlerinin düzenlenmesine ilişkin itirazın kabul edilerek diğer itirazların reddedilmesine, imar planının sit alanı içinde kalan kısmının iptaline, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin onaylanmasına karar verildiği; 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan plan değişikliklerine askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, plan kararları ve plan hükümlerinin değiştirilmesine ve sit alanının ve çizim tekniğinin düzenlenmesine ilişkin itirazların kabul edilerek diğer itirazların reddedilmesine, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin onaylanmasına karar verildiği; Son olarak 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan imar planı değişikliklerine askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi neticesinde, yapılan itirazların reddedilmesine ve alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiği, altlık imar paftaları yerine hâlihazır haritalar kullanılması gerektiğinden, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan hâlihazır harita üzerine hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planının onaylanmasına karar verildiği; Bunun üzerine, 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile bu kararın dayanağını oluşturan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; Öte yandan, ... tarih ve ... sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla, kısmen ... tarih ve ... sayılı kararla tescilli I. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde kalan ve özelleştirme kapsam ve programına alınan söz konusu ... ada, ... parsele yönelik hazırlanan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım Planının ve 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca uygun bulunduğuna karar verildiği; ... tarih ve ... sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla ise, söz konusu taşınmaza ilişkin hazırlanan imar planlarının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 04/10/2017 tarih ve E:2017/732 sayılı yürütmenin durdurulmasına yönelik kararı doğrultusunda l. Derece Arkeolojik Sit alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiğinden bahisle ... tarih ve ... sayılı Bölge Kurulu kararının iptal edilmesine, imar planlarının bütüncül olarak hazırlanarak Bölge Kuruluna iletilmesine karar verildiği; Davalı idareler tarafından, davanın süresinde açılmadığı, davacıların hukuki menfaatinin bulunmadığı ve dava dilekçesinin açık olmadığının ileri sürüldüğü; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 86. maddesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 8. maddesinin üçüncü fıkrası ve 20/A maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (a) bendine yer verilerek; 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararının 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanması üzerine bakılan davanın açıldığı, otuz günlük dava açma süresinin son günü olan 22/07/2021 tarihinin çalışmaya ara verme zamanına rastladığı, dolayısıyla 06/08/2021 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kayıtlarına giren dilekçeyle açılan davada süre aşımı bulunmadığı; Uyuşmazlığa konu taşınmazın komşu parseli olan taşınmazda bulunan sitede bağımsız bölüm maliki olan davacıların dava konusu işlemlerle kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alâkalarının bulunduğu ve dava dilekçesinde davanın konusu ile iptali istenen işlemlerin açık olarak belirtildiği anlaşıldığından, davalı idarelerin ehliyete ve dava dilekçesine ilişkin iddialarının da yerinde olmadığı; Mülkiyeti Maliye Hazinesine kayıtlı Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2021 tarihine kadar satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı yönünden; 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi, "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine yer verilerek; 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine göre, Hazineye ait taşınmazların kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmelerinin mümkün olduğu; Bu itibarla, dava konusu kararın 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesine, Kanun'da belirtilen ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama şeklindeki genel amaç ile Hazineye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etme şeklindeki özel amaca ve özelleştirme ilkelerine uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu Özelleştirme Yüksek Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı; 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararı yönünden; 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 07/12/2022 tarih ve E:2021/2096, K:2022/10704 sayılı kararıyla, “(…) Yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgeler, davalı idarenin bilirkişi raporuna itirazı, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 04/03/2021 tarihli, E: 2021/2096 sayılı ara kararı cevabı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar dava konusu taşınmazın 8.559,25 m2’lik kısmının, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile tescil edilen 'I. Derece Arkeolojik Sit Alanı' içerisinde kaldığı, dava konusu imar planı değişikliği ile taşınmazın I. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırı dışında kalan 16.306,58 m2’lik alanın planlandığı görülmüş ise de, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 04/03/2021 tarihli, E:2021/2096 sayılı ara kararı ile dava dışı Kültür ve Turizm Bakanlığı Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'ndan uyuşmazlığa konu taşınmazın arkeolojik sit alanında kalıp kalmadığı, taşınmaz üzerinde tescilli yapı ve/veya tescilli eser bulunup bulunmadığı, taşınmaz koruma alanında kalıyorsa dava konusu plan değişiklikleri yapılırken koruma kurulu kararı alınıp alınmadığının sorulması, buna ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine, ara kararına verilen cevapta, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla ... ada ... parsel sayılı taşınmaza yönelik hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının düzeltildiği şekliyle uygun bulunduğu, ancak Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile taşınmaza yönelik hazırlanan 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının, I. derece arkeolojik sit alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiğinden, Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verildiği ifade edilerek ilgili kurul kararları dosyaya sunulmuştur. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 57. maddesinde, 'korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile ilgili uygulamaya yönelik kararlar almak' koruma bölge kurulları, koruma yüksek kurulunun ilke kararları çerçevesinde olmak kaydıyla koruma kurullarının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun, doğal (tabi) sitler ve arkeolojik sit alanlarına yönelik koruma ve kullanma koşullarını belirleyen ilke kararları bulunmaktadır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 'Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları' başlıklı 05/11/1999 tarih ve 658 sayılı İlke Kararında, I. derece arkeolojik sitlerin, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanları olduğu, ayrıca bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağı belirtilmiştir. Uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 10/05/2014 tarih ve 4373 sayılı kararı ile tescil edilen I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalmakta olup anılan kararda bu alanda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 05/11/1999 tarih ve 658 sayılı ilke kararındaki koruma kullanma koşulunun geçerli olduğu koruma alanı içerisinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'ndan izin alınmadan herhangi bir uygulama yapılmamasına karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, planlama sürecinde Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile dava konusu imar planları için verilmiş olan uygun görüşün yine Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile alanın I. derece arkeolojik sit alanını da kapsayacak biçimde bütüncül olarak planlanması gerektiğinden bahisle iptal edilmiş olduğu anlaşıldığından, imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararları ve yapılaşma koşullarından taşınmazın I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan kısmının da etkileneceği göz önünde bulundurulduğunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun uygun görüşü alınmaksızın alanda planlama yapılamayacağından, dava konusu imar planı değişikliklerinin kültür ve tabiat varlıklarını koruma mevzuatına, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.” gerekçesiyle söz konusu işlemin iptaline karar verildiği, karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/05/2023 tarih ve E:2023/908, K:2023/938 sayılı kararıyla anılan kararın onandığı; Öte yandan, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığınca aynı işlemin (Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planının) iptali istemiyle açılan davada ise Danıştay Altıncı Dairesinin 28/09/2023 tarih ve E:2022/9339, K:2023/6977 sayılı kararıyla, “Davaya konu iptali istenen 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı iki kısımdan oluşmakta olup, söz konusu karar ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı sürecinde yapılan itirazların reddedilmesinin yanında, alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, altlık imar planı paftaları yerine halihazır haritaların kullanılması gerektiğinden bahisle, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan hâlihazır harita üzerine hazırlanan ekli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına da karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinin incelenmesinden, davacı tarafından imar planı değişikliklerine yönelik itirazların değerlendirilmesine ilişkin kararla yeni bir plan onayı yapılamayacağı, yeni bir imar planı hazırlanması ile mevcut bir imar planında değişiklik yapılmasına yönelik süreçlerin birbirinden oldukça farklı olduğu, ayrıca onaylanan yeni planların askı işlemleri yapılmaksızın yürürlüğe girmesinin mümkün olmadığı ileri sürülerek, 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, her ne kadar 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı süresinden sonra 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca yapılan itirazın (işlemde 11. maddenin uygulanmayacağı bildirilmediğinden) zımnen reddedilmiş sayıldığı tarihten itibaren yeniden işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde anılan planların iptali istemiyle dava açılması gerekmekte ise de, yukarıda belirtildiği üzere, anılan itirazlar üzerine alınan 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile sadece 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı sürecinde yapılan itirazların reddedilmediği, alana ilişkin 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının yeniden onaylanmasına da karar verildiği, zira bu aşamada alana ilişkin mevcut imar planlarının mahkeme kararıyla iptaline karar verilmesi nedeniyle planların mevzuat gereği zaten yeniden onaylanması gerektiği ve davacı tarafından açıkça 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği iddialarıyla iptalinin istenildiği dikkate alındığında, dava konusu işlemin imar planlarına askı süresinde yapılan itirazların reddine ilişkin olmadığı, bunun yeni bir plan niteliğinde olduğu dolayısıyla onaylanan imar planlarının ilgili yerlerde bir ay süreyle ilan edilerek askıya çıkarılması ve bu suretle kesinleştirilmesi gerekirken bu usule uyulmadan tesis edilen işlemin şekil yönünden hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.” gerekçesiyle söz konusu işlemin iptaline karar verildiği, karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/02/2024 tarih ve E:2023/3265, K:2024/267 sayılı kararıyla anılan kararın onandığı; Bu itibarla, dava konusu 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığınca açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 28/09/2023 tarih ve E:2022/9339, K:2023/6977 sayılı kararıyla iptal edildiği ve karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/02/2024 tarih ve E:2023/3265, K:2024/267 sayılı kararıyla anılan kararın onandığı; aktarılan 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 07/12/2022 tarih ve E:2021/2096, K:2022/10704 sayılı kararında da belirtildiği üzere 19/12/2018 tarih ve 7486 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla, söz konusu taşınmaza ilişkin hazırlanan imar planlarının yargı kararı doğrultusunda l. Derece Arkeolojik Sit Alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiği gerekçesiyle, imar planlarının uygun bulunmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bölge Kurulu kararının iptal edilmesine, imar planlarının bütüncül olarak hazırlanarak Bölge Kuruluna iletilmesine karar verildiği, imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararları ve yapılaşma koşullarından taşınmazın I. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde kalan kısmının da etkileneceği dikkate alındığında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun uygun görüşü alınmaksızın alanda planlama yapılamayacağı anlaşıldığından, dava konusu 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptaline, 02/04/2018 tarih ve 2018/41 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Kurul kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazın bir kısmının 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde bulunduğu ve devir yasağı kapsamında korunması gerektiği, arkeolojik sit alanlarının 4046 sayılı Kanun'un özelleştirilebilecek varlıklara ilişkin belirlediği çerçeveye uymadığı, söz konusu kararda kamu yararı bulunmadığı ileri sürülmektedir. Davalı idareler tarafından, 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı imar planının iptal edilmediği, kullanım kararları, yapılaşma koşulları ve plan hükümlerinde hiçbir değişiklik yapılmadan itirazların tamamının reddedildiği ve halihazır haritaya aktarım onayı yapıldığı, dolayısıyla dava konusu 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylı planların yeni plan niteliğinde olmadığı, söz konusu planların imar ve planlama mevzuatına, şehircilik ilkelerine uygun olarak onaylandığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 04/12/2017 tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, mülkiyetleri Maliye Hazinesine ait ekli listede yer alan diğer taşınmazlarla birlikte, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış suretiyle özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2021 tarihine kadar tamamlanmasına karar verilmiştir. ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, mülkiyetleri Maliye Hazinesine ait ekli listede yer alan diğer taşınmazlarla birlikte, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış suretiyle özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2021 tarihine kadar tamamlanmasına ikinci kez karar verilmiştir. 17/04/2019 tarih ve 30748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, Muğla ili, Bodrum ilçesi, Gökçebel Mahallesi, 781 ada, 4 parsele "Ticaret-Konut Alanı (E:0.20, Yençok:2 kat)", "Park", "Yol" ve "Genel Otopark Alanı" kullanım kararları getirilmesine yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Bakanlığı'nca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının onaylanmasına karar verilmiştir. 31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan planlara askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, plan niteliği, çizim tekniği ve plan hükümlerinin düzenlenmesine ilişkin itirazların kabul edilerek diğer itirazların reddedilmesine, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının onaylanmasına karar verilmiştir. 24/07/2020 tarih ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan planlara askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, plan hükümlerinin düzenlenmesine ilişkin itirazın kabul edilerek diğer itirazların reddedilmesine, imar planının sit alanı içinde kalan kısmının iptaline, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin onaylanmasına karar verilmiştir. 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan plan değişikliklerine askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, plan kararları ve plan hükümlerinin değiştirilmesine ve sit alanının ve çizim tekniğinin düzenlenmesine ilişkin itirazların kabul edilerek diğer itirazların reddedilmesine, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin onaylanmasına karar verilmiştir. Son olarak 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan imar planı değişikliklerine askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi neticesinde, yapılan itirazların reddedilmesine ve alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiği, altlık imar paftaları yerine hâlihazır haritalar kullanılması gerektiğinden, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan hâlihazır harita üzerine hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planının onaylanmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine, 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile bu kararın dayanağını oluşturan 02/04/2018 tarih ve 2018/41 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Öte yandan, ... tarih ve ... sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla, kısmen ... tarih ve ... sayılı kararla tescilli I. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde kalan ve özelleştirme kapsam ve programına alınan söz konusu ... ada, ... parsele yönelik hazırlanan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım Planının ve 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca uygun bulunduğuna karar verilmiş; ... tarih ve ... sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla ise, söz konusu taşınmaza ilişkin hazırlanan imar planlarının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 04/10/2017 tarih ve E:2017/732 sayılı yürütmenin durdurulmasına yönelik kararı doğrultusunda l. Derece Arkeolojik Sit alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiğinden bahisle ... tarih ve ... sayılı Bölge Kurulu kararının iptal edilmesine, imar planlarının bütüncül olarak hazırlanarak Bölge Kuruluna iletilmesine karar verilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT : 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan kuruluşların, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak ve Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek için özelleştirilmesine ilişkin esasları düzenlemek olduğu kurala bağlanmış; "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukukî açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek; anılan maddenin (b) bendinde ise, Özelleştirme kapsamına alınmış olan kuruluşlardan gerekli görülenlerin özelleştirme kapsamından çıkarılarak eski statülerine iade edilmesine ve/veya özelleştirme programına alınmış kuruluşlardan gerekli görülenlerin özelleştirmeye hazırlanmasına karar vermek Kurulun görevleri arasında sayılmıştır. Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesine göre, iptal davalarında idari işlemler, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuki denetime tabi tutulmaktadır. İdari işlemin belli bir sebebe dayanması idare hukukunun temel ilkelerinden olup, bu sebepler idari işlemin tesis edildiği tarihte mevcut olan ve idareyi işlem tesis etmeye sevk eden objektif olaylardır. İdari işleme karşı açılan davalarda yargısal denetim yapılırken dayanak olarak gösterilen sebeplerin işlemin tesisi için yeterli bulunup bulunmadığı araştırılacak olup, sebep unsuru yönünden tespit edilen hukuka aykırılıklar işlemin iptalini gerektirmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Müşterek Kurul kararının iptale ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Müşterek Kurul kararının 02/04/2018 tarih ve 2018/41 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yönünden davanın reddine ilişkin kısmına gelince; 04/12/2017 tarih ve 2017/124 sayılı Kurul kararıyla, mülkiyetleri Maliye Hazinesine ait ekli listede yer alan diğer taşınmazlarla birlikte, Muğla ili, Bodrum ilçesi, Gökçebel Mahallesi, 781 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış suretiyle özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2021 tarihine kadar tamamlanmasına karar verilmesinin ardından aynı taşınmazın 02/04/2018 tarih ve 2018/41 sayılı Kurul kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış suretiyle özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2021 tarihine kadar tamamlanmasına ikinci kez karar verildiği görülmektedir. Temyize konu edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Daireleri Müşterek Kurulunun 21/12/2021 tarih ve E: 2021/3784 sayılı ara kararı ile davalı idarelerden, "...13/12/2017 tarih ve 30269 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özelleştirme Yüksek Kurulunun 04/12/2017 tarih ve 2017/124 sayılı kararının ardından, 10/04/2018 tarih ve 30387 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan dava konusu 02/04/2018 tarih ve 2018/41 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla uyuşmazlığa konu olan taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ikinci kez karar verilmesinin sebebinin açıklanmasının istenilmesine;..." karar verilmiştir. Davalı idarelerce ara kararına cevap verilmemesi üzerine 21/03/2022 tarih ve E:2021/3784 sayılı ara kararı ile davalı idarelerden "... 13/12/2017 tarih ve 30269 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 04/12/2017 tarih ve 2017/124 sayılı kararının ardından, 10/04/2018 tarih ve 30387 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan dava konusu 02/04/2018 tarih ve 2018/41 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla uyuşmazlığa konu olan taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ikinci kez karar verildiği anlaşılmakta olup, Dairemizin E:2020/2976 sayılı dosyasında yapılan 21/12/2021 tarihli ara kararı ile taşınmazın ikinci kez özelleştirme kapsam ve programına alınmasının sebebinin açıklanmasının istenilmesi üzerine ara kararına cevaben davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından sunulan 19/01/2022 tarihli yazıda, "taşınmazın sehven ikinci kez özelleştirme kapsam ve programına alındığının ve sehven yapılan işlemin düzeltilmesi için gerekli işlemlerin tesis edileceğinin" belirtildiği görüldüğünden, bu hususa yönelik olarak herhangi bir işlem tesis edilip edilmediğinin sorulmasına; ...." karar verildiği; söz konusu ara kararına davalı Özelleştirme İdare Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, "... ... tarihli ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararının mülkiyeti Maliye Hazinesine ait Muğla ili Bodrum ilçesi Gökçebel Mahallesi ... ada ... parsel numaralı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilşkiri kısmının iptal edilmesi hususunda Cumhurbaşkanı Karar taslağı hazırlanmasına ilişkin çalışmalar tamamlanmış olup söz konusu kararın istihsaline ilişkin süreç devam etmektedir." şeklinde cevap verildiği; Müşterek Kurulun 13/06/2022 tarih ve E:2021/3784 sayılı ara kararı ile "...13/12/2017 tarih ve 30269 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 04/12/2017 tarih ve 2017/124 sayılı kararının ardından, 10/04/2018 tarih ve 30387 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan dava konusu 02/04/2018 tarih ve 2018/41 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla uyuşmazlığa konu olan taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ikinci kez karar verildiği, ancak 21/03/2022 tarihli ara kararımıza cevaben Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından sunulan 22/04/2022 tarihli yazıda, "... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının, mülkiyeti Maliye Hazinesi'ne ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, Gökçebel Mahallesi, 781 ada, 4 parsel numaralı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin kısmının iptal edilmesi hususunda Cumhurbaşkanlığı karar taslağı hazırlanmasına ilişkin çalışmalar tamamlanmış olup söz konusu kararın istihsaline ilişkin süreç devam etmektedir" şeklinde beyanda bulunulduğu görüldüğünden, bu hususa yönelik Cumhurbaşkanlığı kararının tesis edilip edilmediğinin sorularak, tesis edilmiş ise bir örneğinin ibrazının istenilmesine, ..." karar verildiği; söz konusu ara kararına davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca verilen ... tarih ve ... sayılı yazıyla "... ... tarihli ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının, mülkiyeti Maliye Hazinesine ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel numaralı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin kısmının iptal edilmesi hususunda henüz bir karar istihsal edilmemiş olup süreç davam etmektedir. ..." şeklinde cevap verildiği görülmektedir. Söz konusu ara kararları ve davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığının ara kararlarına cevaplarından, dava konusu ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazın ikinci kez özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin olduğu ve davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca anılan kararın sehven tesis edildiğinin ifade edildiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının da dava konusu edildiği uyuşmazlık ile ilgili olarak Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Daireleri Müşterek Heyetinin anılan Kurul kararı yönünden davanın reddi yolunda verdiği E:2020/2976, K:2024/2321 sayılı karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/11/2024 tarih ve E:2024/2372, K:2024/2637 sayılı kararı ile onanmıştır. Bu bağlamda, halihazırda özelleştirme kapsam ve programında olan bir varlığın ikinci kez özelleştirme kapsam ve programına alınmasının hukuki bir sebebi olmadığı gibi, ilgililer açısından özelleştirme sürecinin takibi ve hak arama özgürlüğünün kullanılabilmesi bakımından karışıklık ve belirsizlik yaratabilecek bu mükerrerliğin, hukuki belirlilik ilkesi ile bağdaşmayacağı da açıktır. Bu bakımdan, hukuki dayanağı bulunmayan ve hukuki belirlilik ilkesini zedeleyen dava konusu ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararında sebep unsuru yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmış olup anılan kararın iptali gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalıların temyiz istemlerinin reddine, 2. Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu 21/05/2024 tarih ve E:2021/3784, K:2024/2319 sayılı kararının 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararı yönünden iptale ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Davacının temyiz isteminin kabulüne, 4. Müşterek Kurul kararının, .... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, anılan Kurul kararın İPTALİNE; 5. Dava sonucu itibarıyla iptal ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen dava aşamasına ilişkin ...-TL ile temyiz aşamasına ilişkin ...-TL yargılama giderinin toplamı olan ...-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, 6. Müşterek Kurul tarafından daha önce davacı lehine avukatlık ücretine hükmedildiğinden, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7. Posta gideri avansından artan tutarların davacıya ve davalılardan Özelleştirme İdaresi Başkanlığına iadesine, 8. Dosyanın Danıştay Onüçüncü Dairesine gönderilmesine, 9. Kesin olarak, 04/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyiz edilen dosyanın incelenmesinden, Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Daireleri Müşterek Kurulunca verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, davacıların temyiz dilekçesinde yer alan hususların kararın bu kısmının bozulmasını gerektiren bir husus içermediği anlaşıldığından, temyize konu kararın belirtilen kısmının onanması gerektiği oyuyla, kararın ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına ve anılan Kurul kararının iptaline ilişkin kısmına katılmıyoruz.