Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/3668 E. , 2024/1237 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/3668 Karar No : 2024/1237 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bo
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/3668 E. , 2024/1237 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/3668 Karar No : 2024/1237 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının banka hesapları ile gayrimenkul hissesine, kanuni temsilcisi olduğu ... Makine Metal İzolasyon İnşaat Endüstri Ürünleri İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2007 ve 2008 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla uygulanan haczin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri için normal ve mutad yollardan tebliğ edilemediği kesin olarak belirlenmeksizin ilanen tebliğ yoluna gidilmesi nedeniyle usulüne uygun tebligattan söz edilemeyeceğinden, davalı idarece, öncelikle asıl borçlu şirket hakkında takip ve tahsil yollarının usulüne uygun tüketildiğinin açık bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşılmış olup, bu haliyle vadeleri 2007, 2008, 2009 ve 2012 yılları olan ihtilaf konusu amme alacakları için 5 yıllık tahsil zamanaşımı sürelerinin sırasıyla 31/12/2012, 31/12/2013, 31/12/2014 ve 31/12/2017 tarihlerinde dolduğu ve ilgili tarihlerden önce tahsil zamanaşımı süresini kesen başkaca bir sebebin mevcut olmaması ve yine 2019, 2020 ve 2021 yıllarında gerek asıl borçlu şirkete gerek davacıya ve şirketin diğer ortak ve temsilcilerine yönelik olarak gerçekleştirilen; ödeme emri tebligatı, geçerli haciz ve tahsilat işlemlerinin ise 5 yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra yapılmaları nedeniyle zamanaşımı süresine bir etkisinin bulunmaması karşısında, tahsil zamanaşımına uğramadığı kanıtlanamayan borcun takibi mümkün olmadığından tahsil zaman aşımına uğrayan alacağın tahsili amacıyla uygulanan hacizlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davaya konu hacizlerin dayanağı ödeme emirlerinin davacının MERNİS adresinde tebliğinin denendiği 09/10/2019 tarihli alındıda, "adreste muhatabın adresten ayrıldığı, açık adresi bilinmiyor" şerhi düşülerek tebligatın iade edildiği, aynı adrese çıkarılan ikinci tebligatta ise "adres kayıt sistemindeki adrese gönderilen ikinci tebligattır" ifadesinin alındı üzerine yazıldığı, başka açıklamaya yer verilmediği, alındı üzerinde tarih ve posta memurunun imzasının bulunmadığı, tebliğ alındısına ekli 18/10/2019 tarihli tebligat pusulasının yer aldığının görüldüğü, bu durumda ödeme emirlerinin davacının MERNİS sisteminde kayıtlı adresinde birinci defa 09/10/2019 tarihinde tebliğ edilememesi üzerine aynı adrese ikinci defa çıkarılacak tebligat için en az 15 gün beklenmesi gerekirken, bu süreye uyulmaksızın tebliğ evrakının 18/10/2019 tarihinde ikinci defa tebligata çıkarıldığı, yani ikinci defa tebligat çıkarılmadan önce münasip bir süre beklenmediği anlaşıldığından değinilen ödeme emirlerinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiğinden söz edilemeyeceğinden dava konusu hacizlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hacze konu kamu alacağının şirket nezdinde usulüne uygun bir şekilde kesinleştirildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.