(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/5889 E. , 2013/7739 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, 15.01.2012 tarihli parti ilçe kongresinin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı dava dilekçesinde; davalı ... İlçe Genel Kurul Toplantısında ilçe başkanlığına ad
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/5889 E. , 2013/7739 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, 15.01.2012 tarihli parti ilçe kongresinin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı dava dilekçesinde; davalı ... İlçe Genel Kurul Toplantısında ilçe başkanlığına aday olduğunu, divan başkanlığının kendisine ait delege listesini usul ve kanuna aykırı biçimde kabul etmediğini ileri sürerek ilçe seçimlerinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, ilçe seçim hakiminin bu konuda daha önce bir karar verdiğini, kararın bir hakim tarafından verilmiş olması nedeniyle idari mahiyette olmayıp kazai nitelikte olduğunu, bu haliyle taraflar arasında kesin hüküm oluştuğu gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 4. maddesi siyasi partilerin, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olduğunu belirttikten sonra aynı Kanunun 21. maddesinde de siyasi partilerin genel merkez, il ve ilçe organları seçimleri ile il kongresi ve büyük kongre delegelerinin seçimlerinin yargı gözetimi altında gizli oy ve açık tasnif esasına göre yapılacağını, 10. fıkrasında ise seçimin devamı sırasında yapılan işlemler ile tutanakların düzenlenmesinden itibaren iki gün içinde seçim sonuçlarına yapılacak itirazların hakim tarafından aynı gün incelenip kesin olarak karara bağlanacağı öngörülmüştür. 6100 sayılı HMK. nun 303.maddesine göre; bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Dava konusu olayda, ilçe seçim kurulu hakiminin seçimin işleyişine ilişkin verdiği karar bir dava sonucunda verilmiş mahkeme hükmü olarak değerlendirilmesine imkan bulunmadığından kesin hükümden söz edilemez. Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.