2. Ceza Dairesi 2024/15665 E. , 2025/8299 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/336 E., 2021/597 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temy…
**2. Ceza Dairesi 2024/15665 E. , 2025/8299 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/336 E., 2021/597 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, suça sürüklenen çocuk ...'un karar tarihinden sonra 26.12.2023 tarihinde öldüğünün anlaşılması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri uyarınca ölüm nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında şikâyetçiler ... ve ... karşı hırsızlık suçu ile suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'e karşı hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocukların aşamalardaki savunmalarında, suçların hangi saatte işlendiğine dair somut, açık beyanının bulunmadığı, şikâyetçiler ... ve ... alınan ifadelerine göre, atılı suçun 12.01.2012 günü saat 03.00 ilâ ertesi gün saat 14.30 arasında bilinmeyen bir vakitte işlendiği, katılan ...'in ifadesine göre 01.00 ilâ ertesi gün saat 10.30 arasında bilinmeyen bir vakitte işlendiği, nazara alınarak, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği atılı suçların suça sürüklenen çocuklar lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendikleri belirlenmekle; 1-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ...'un şikâyetçiler ... ve ... ait aracı konsolda gözükmeyecek şekilde bulunan anahtar ile çalması şeklindeki hırsızlık suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d, ve 31/2. maddelerinde düzenlenen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 11 yıl 3 aylık zamanaşımının suçun işlendiği 12.01.2012 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, 2- Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuklar ... ve ... ile 12-15 yaş grubundan bulunan ...'un katılan ... işletmecisi olduğu sosyal tesis binasından suça konu eşyaları çalması şeklindeki hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından eylemlerine uyan; 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 116/2, 119/1-c, 31/2 ve 31/3. maddelerinde düzenlenen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 6 yıllık ve 7 yıl 12 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 12.02.2012 tarihi ile 20.09.2021 tarihli karar tarihi arasında geçmiş bulunduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiileri ve suça sürüklenen çocuk ...'nun temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, III-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında şikâyetçiler ... ve ... karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Suça sürüklenen çocukların aşamalardaki savunmalarında, suçların hangi saatte işlendiğine dair somut, açık beyanının bulunmadığı, şikâyetçiler şikâyetçiler ... ve ...'ın alınan ifadelerine göre, atılı suçun 12.01.2012 günü saat 03.00 ilâ ertesi gün saat 14.30 arasında bilinmeyen bir vakitte işlendiği nazara alınarak, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği atılı suçun suça sürüklenen çocuklar lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiklerinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve atılı suçun gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, hırsızlık suçundan hükmolunan cezaların 5237 sayılı Kanun'un 143/1. maddesi uyarınca artırılması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiileri ve suça sürüklenen çocuk ...'nun temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'yeaykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.