3. Hukuk Dairesi 2015/11294 E. , 2015/19468 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalıların murisi arasında yapıl
**3. Hukuk Dairesi 2015/11294 E. , 2015/19468 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalıların murisi arasında yapılan harici taşınmaz sözleşmesiyle 1995 yılında dava konusu taşınmazın davacıya satıldığı ve davacı tarafından kullanılmaya başladığını, davacının taşınmaza iyiniyetli olarak ev yaptığını ve meyve ağaçları diktiğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili için açılan davanın reddedildiğini, bu nedenle zararlarının tazminine haklarının olduğunu belirterek taşınmaza yapılan ev ve müştemilatı ile meyve ağaçları değeri olan toplam 30.000,00 TL'nin tapu iptali ve tescili davasının kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının davalıların murisi adına kayıtlı taşınmaza haksız ve kötüniyetli olarak zilyet olduğunu, taşınmaza ilişkin davacının açtığı tapu iptali davasının reddedildiğini, davacının yaptığını belirttiği inşaatın sıvası dahi bulunmayan kaba bir inşaat olduğunu, kaldırılmasını talep ettiklerini, aksi takdirde en az malzeme bedelinin talep edilebileceğini, elde edilen ve ihmal edilen semerelerin bedelden indirilmesi gerektiğini, davacının talebinin haksız ve fahiş bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davacının bina yapımında ve fidanları dikmesinde iyiniyetli olmadığı, sadece inşaatın yapımında malzeme bedelini ve fidanların en az levazım değerini talep edebileceği gerekçesiyle bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 106,00 TL ağaç, 17.489,00 TL yapı bedeli olmak üzere toplam 17.595,002 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş,hüküm süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Davacı vekilinin kabul edilen temyiz itirazlarına gelince; Uyuşmazlık, davacı tarafından yapılan davalıların murisi adına kayıtlı taşınmazında bulunan ev ve müştemilat yönünden davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği, hangi oranda zenginleştiği ve TMK'nın 994.maddesine göre, iyiniyetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. TMK'nın 722.maddesinde de; "Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin veya bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur. Ancak, sahibinin rızası olmaksızın kullanılmış olan malzemenin sökülmesi aşırı zarara yol açmayacaksa, malzeme sahibi, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında arazinin maliki de, rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin, gideri yapıya yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebilir." Aynı kanunun, 723.maddesine göre de; "Malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran arazi maliki iyiniyetli değilse hakim, malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamının tazmin edilmesine karar verebilir. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hakimin hükmedeceği miktar bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir." hükümlerini içermektedir. Aynı kanunun, 994. maddesinde ise; İyiniyetli zilyet, geri vermeyi isteyen kimseden şey için yapmış olduğu zorunlu ve yararlı giderleri tazmin etmesini isteyebilir ve bu tazminat ödeninceye kadar şeyi geri vermekten kaçınabilir. İyiniyetli zilyet, diğer giderler için tazminat isteyemez. Ancak, şeyin geri verilmesinden önce kendisine bu giderler için bir tazminat önerilmezse, kendisi tarafından o şeyle birleştirilen ve zararsızca ayrılması mümkün bulunan eklemeleri o şeyi geri vermeden önce ayırıp alabilir. Zilyedin elde ettiği ürünler, yaptığı giderler sebebiyle doğan alacaklarına mahsup edilir. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından dava konusu taşınmaz için açılan tapu iptali ve tescili davasının reddedildiği ve kararın 15/02/2010 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Taraflar arasındaki harici taşınmaz satışı sözleşmesinin 20/07/1995 tarihinde yapıldığı belirlenmekle davacı tarafın sözleşme tarihi ile tapu iptali ve tescili davasının kesinleştiği tarih arasında iyiniyetli olduğu, kararın kesinleşmesinden sonra ise kötüniyetli olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle; davaya konu edilen bina ve ağaçların tapu iptali ve tescili davasının kesinleşmesine kadar geçen süre içerisinde yapıldığı ve dikildiği anlaşıldığından davacının iyiniyetli olduğu kabul edilerek işlem yapılması gerekmektedir. Hal böyle olunca mahkemece; davacının binanın yapımında ve ağaçların dikiminde iyiniyetli olduğu gözetilerek yukarıda belirtilen kanun hükümleri çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.