20. Hukuk Dairesi 2004/13898 E., 2005/4251 K. 20. Hukuk Dairesi 2004/13898 E., 2005/4251 K. - 2/B UYGULAMASI - MAKİLİK ALAN - ORMAN KADASTROSUNA İTİRAZ- 6831 S. ORMAN KANUNU [ Madde 10 ] - 3533 S. UMUMİ MÜLHAK VE HUSUSİ BÜTÇELERLE İDARE EDİLEN ... [ Madde 1 ] - 3533 S. UMUMİ MÜLHAK VE HUSUSİ BÜTÇELERLE İDARE EDİLEN ... [ Madde 4 ] Taraflar arasındaki orman kadastrosunun iptali ile beyanlar hanesinde-ki şerhin silinmesi davasının yapılan duruşma sonunda kumlan hükmün Yar-gıtay…
20. Hukuk Dairesi 2004/13898 E., 2005/4251 K. **20. Hukuk Dairesi 2004/13898 E., 2005/4251 K.** **- 2/B UYGULAMASI - MAKİLİK ALAN - ORMAN KADASTROSUNA İTİRAZ**- 6831 S. ORMAN KANUNU [ Madde 10 ] - 3533 S. UMUMİ MÜLHAK VE HUSUSİ BÜTÇELERLE İDARE EDİLEN ... [ Madde 1 ] - 3533 S. UMUMİ MÜLHAK VE HUSUSİ BÜTÇELERLE İDARE EDİLEN ... [ Madde 4 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki orman kadastrosunun iptali ile beyanlar hanesinde-ki şerhin silinmesi davasının yapılan duruşma sonunda kumlan hükmün Yar-gıtayca incelenmesi davacı Gebze Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: Davacı Belediye, Gebze Mustafaşa Mahallesi (Osman Yılmaz Mahallesi) 290 ada 47, 48, 49 ve 50 parsel sayılı taşınmazların Gebze Belediyesi adına tapuda kayıtlı olduğunu ve 5653 sayılı Yasa uygulaması ile makilik alanına ayrıldığını, ancak 1994 yılında İlan edilen orman kadastrosunun aplikasyonu ve 2/B madde uygulama çalışması sırasında bu husus dikkate alınmaksızın 2/B madde uygulamasına tabi tutulmak suretiyle Hazine adına orman sınırlan dışına çıkarılmasının hatalı olduğunu iddia ederek, çekişmeli taşınmazların orman sınırlandırmasının iptali ile, tapu kayıtları üzerindeki 2/B madde uygulamasına ilişkin şerhin silinmesini istemiştir. Davaya hakem sıfatıyla bakan mahkemece davanın kabulüne, taşınmazların orman sınırlandırmasının İptaline, tapu kayıtlan üzerindeki "Hazine adına orman sınırlan dışına çıkarılmıştır" şerhinin silinmesine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2003/7882-9702 sayılı kararında "Mecburi tahkim usulüyle görülecek davada taşınmazın niteliğinin ve mülkiyetinin hangi kurma ait olduğunun belirlenmesinin söz konusu olduğu; oysa, davanın açılmasından önce hükmen orman olduğu saptanan çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sının dışına çıkarılması işleminin kesinleşmesiyle niteliği ve mülkiyetinin Hazineye ait olduğunun tartışmasız olduğu; bundan ayrı, 22.3.1996 gün 1993/5-1 sayılı Y.I.B.B.G.K. karan İle 5653 sayılı Yasaya göre makiye ayrılan taşınmaz hakkında özel yasalara göre oluşturulan tapulara değer verileceğinin kabul edildiği, somut olayda ise taşınmazın makilik alan olarak tefrik ediği sabit ise de, Y.I.B.B.G.K. kararının öngördüğü yolla oluşan bir tapu kaydının bulunmadığı, yorum yoluyla içtihadı birleştirme karan genişletilerek makiye ayrılan alanlarda özel yasalar gereğince oluşturulan tapular dışındaki yollarla oluşan tapu kayıtlarına değer verilmesinin kabul edilemeyeceği, kaldı ki; 19.7.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve bu davada da uygulanması gereken 4916 sayılı Yasanın 24. maddesi ile değiştirilen 3533 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince "...taşınmazların aynına yönelik olan..." uyuşmazlıkların hakemde görülemeyeceği hükümleri getirilmiş olduğu anlaşılmakla, bu nitelikteki bir davanın hakem mahkemesinde görülme olanağının bulunmadığı, davanın hukuki sebepleri ile mahkemenin hukuki tavsifi gözönünde bulundurulduğunda dava, orman kadastrosunun iptali suretiyle mülkiyetin tespiti olduğuna göre, taraflar arasında mecburi tahkim yoluyla çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık bulunmadığı, ayrıca çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesindeki şerhin iptali konusundaki dava açısından ise, Hukuk Genel Kurulunun 17,5.1985, 8/905-461 ve 13.10.1999, 20/681-834 sayılı 20. Hukuk Dairesinin 12.5.1997, 4414/5125 sayılı kararlarında kabul edildiği ve 5519 Sayılı Yasa hükümlerinden anlaşıldığı gibi, tapu kaydının iptali ve tescile karar verme yetkisi genel mahkemelere ait olduğu dahi düşünülmeden hakem sıfatıyla bakılan davada beyanlar hanesindeki şerhin silinmesine karar verilmesinin doğru olmadığı, her ne kadar, hakem mahkemesinin verdiği kararlar kesin ise de, hakemin görevi dışında ve yetki aşımı suretiyle verdiği kararlar temyiz edilebileceği nedeniyle, temyize konu davada mecburi tahkim yoluyla çözümlenmesi gereken uyuşmazlık bulunmadığı gözetilmeksizin, hakem sıfatıyla davanın görülüp işin esası hakkında yazılı biçimde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın hakem sıfatıyla görülmekten çıkarılıp, genel mahkeme srftıyla bakılıp sonuçlandırılarak, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Gebze Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava orman kadastrosunun iptali ile beyanlar hanesindeki şerhin silinmesi niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1944 yılında kesinleşen orman tahdidi ve 1952 yılında 5653 sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayırma İşlemi ve daha sonra 14.2.1994 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır. Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma karan gereğince İşlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve 22.3.1996 gün 1993/5-1 sayılı Y.J.B.B.G.K. kararı ile 5653 sayılı Yasaya göre makiye ayrılan taşınmaz hakkında özel yasalara göre oluşturulan tapulara değer verileceğinin kabul edildiği, somut olayda ise belediyenin dayanağı 8.1.1940 tarih 14 nolu tapu kaydının öncesinde Şubat 1313 tarih 114-130 noda Hasbeylik Mandırası adı İle 506 hektar 1323 metre miktarlı olarak Hazine adına kayıtlı iken, 166 hektar 1232 metresi ifraz edilip bedeli karşılığında Gebze Belediyesine satılması suretiyle oluştuğu, daha sonra Gebze Asliye Hukuk Mahkemesinin 1952/188/1953/286 sayılı karar İle yüzölçümü 498 hektar 5219 m\* olarak ar-tırılarak 20.12.1956 tarih 56 no ile belediye adına tescil edildiği, çekişmeli taşınmazın anılan tapu kaydının 2510 sayılı Yasa hükümlerine göre tevzii edilmek üzere tahsis ve temliki yapılıp kişiler adına tapu kaydı oluşturulmayan bölümde kaldığı, Y.I.B.B.G.K. kararının öngördüğü biçimde özel yasalara göre oluşmuş bir tapu kaydının bulunmadığı, yorum yoluyla içtihadı birleştirme karan genişletilerek makiye ayrılan alanlarda özel yasalar gereğince oluşturulan tapular dışındaki yollarla oluşan tapu kayıtlarına değer verilmesi kabul edilemeyeceğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün (ONANMASINA), onama harcının temyiz edene yükletilmesine 8.4.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.