6. Hukuk Dairesi 2025/935 E. , 2025/2220 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1325 E., 2024/1735 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/566 E., 2022/596 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazır…
**6. Hukuk Dairesi 2025/935 E. , 2025/2220 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1325 E., 2024/1735 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/566 E., 2022/596 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenicinin 2019/167619 ihale kayıt numaralı sözleşme kapsamında hazır yemek hizmetini yerine getirdiğini, işin 1350 personelin 1096 gün erzak dahil hazır yemek hizmeti olduğunu, sözleşmenin 17. maddesi kapsamında corona virüs salgın hastalığı sonucunda davacı yüklenicinin edimini mücbir sebep nedeniyle yerine getiremez duruma geldiğini ve 09.07.2021 tarihli dilekçe ile sözleşmenin mücbir sebebe dayalı olarak feshedildiğini, davacı yüklenicinin sözleşme fiyatları ile edimini yerine getirmesinin imkansız hale geldiğini, sözleşmenin 17/1.1.c maddesinde ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nda genel salgın hastalığın mücbir sebep olarak sayıldığını, sözleşmenin 28. maddesinde mücbir sebep hali ile sözleşmenin feshi durumunda teminatın iade edileceğinin kararlaştırıldığını belirterek sözleşmenin mücbir sebep nedeniyle feshedildiğinin tespitine, sözleşme kapsamında sunulan teminat mektubunun iadesine, fesihten sonra uygulanan cezaların iptaline, 5.000,00 TL alacağın davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yüklenici tarafından imzalanan sözleşmenin mücbir sebebe dayalı olarak feshedildiğini, sözleşme kapsamında davacı yükleniciye aylık hak edişlerinde fiyat farkı ödemesinin yapıldığını, zor durumda olduğunu öne süren davacı yüklenicinin işin yerine getirilmesinde gecikmesinin bulunmadığını, salgın hastalık nedeniyle taraflara sözleşmenin tek taraflı olarak feshetme yetkisinin sınırlandırıldığını, sözleşme konusu işin yapılamaz hale gelmediğini, teminat mektubunun tedbir nedeniyle gelir kaydedilemediğini, davacı yüklenicinin basiretli tacir gibi davranmadığını, idareyi zora sokma amacıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, fesih şartlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda bilgileri yazılı kararı ile taraflar arasında hazır yemek hizmeti sözleşmesinin imzalandığı, davacı yüklenici tarafından genel salgın hastalık nedeniyle hizmeti gereği gibi yerine getiremez duruma geldiği ve mücbir sebep halinin oluştuğu sebebiyle sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği, genel salgın hastalık döneminde ve sözleşme kapsamında davalı idare tarafından hazır yemek alımı hizmetinin durdurulmadığı, düzenlenen hakedişlerde sözleşmeye uygun olarak fiyat farkı hesaplandığı ve ödendiği, davacı yüklenicinin genel salgın hastalıktan sözleşme kapsamında etkilenmediği, sözleşmenin feshedilmesi sonrasında davalı idarenin hazır yemek hizmetinin başka bir yüklenici tarafından temin edildiği, davacı yüklenicinin fiyat artışlarına ilişkin iddiasının ise sözleşmede fiyat farkı ödenmesine ilişkin hüküm nedeniyle yerinde olmadığı, genel salgın hastalığın aşırı ifa güçlüğüne de neden olmadığı, sözleşmenin feshedilmesinden sonra uygulanan cezanın bulunmadığı, davacının taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı yüklenicinin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkan genel salgın hastalık nedeniyle yemek hizmetini gereği gibi yerine getiremez hale geldiğini, sözleşmenin 17. maddesindeki şartların oluştuğunu ve bu nedenle sözleşmenin tek taraflı olarak mücbir sebebi dayalı şekilde feshedildiğini, genel salgın hastalığın mücbir sebep olduğunu, yemek hizmetinin de genel salgın hastalık nedeniyle hijyen ve temizlik önlemlerinin alınıp alınmadığının denetlenmesinin mümkün olmadığını, genel salgın hastalık nedeniyle malzeme fiyatlarının aşırı derecede arttığını, malzeme bulunamaz hale geldiğini, bu hususların idareye bildirildiğini, idare tarafından dönüş yapılmadığını ve bunun üzerine sözleşmenin 28. maddesi kapsamında sözleşmenin tek taraflı olarak mücbir sebebe dayalı şekilde feshedildiğini, genel salgın hastalığın edimin yerine getirilmesine engel teşkil eden mücbir sebep olduğunu, malzeme fiyatlarındaki artışlar sonucunda idarenin yaptığı hakediş ödemelerinin malzeme teminini yerine getiremez hale getirdiğini, fesih halinde tasfiyenin genel hükümlere göre yapılmasının ve teminatların iadesinin gerektiğini, somut olayda Türk Borçlar Kanunu hükümleri ile Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümleri arasında değerlendirme yapılmasının gerektiğini, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa göre mücbir sebebin var olduğunu, Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin mücbir sebebe dayalı olarak feshedildiğinin tespiti, teminat mektubunun iadesi, fesih sonrası düzenlenen cezaların iptali, bakiye alacağın ödenmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Somut olayda; sözleşmede salgın hastalığın mücbir sebep olarak sayılması doğrudan mücbir sebebin varlığını kabul etmeyi gerektirmez. Zira covid19 salgınının mücbir sebep sayılabilmesi için yemek hizmeti verilmesine ilişkin borcun sözleşmeye uygun olarak ifasına engel oluşturması gerekir. Davacı bu salgının mücbir sebep olduğunu ileri sürerken dayandığı sebepler sağlık ve hijyen hususları, personel sayısında olan azalma ve personel ölümleri, hastalığın yayılmaması için alınan önlemler gibi sözleşmenin ifa edilmesine engel oluşturan sebebin varlığı ve buna bağlı olarak tam veya kısmi ifa imkansızlığı bulunduğundan söz edilemez. Davacı tacir olup, fiyatlarda yükselmeler olabileceğini öngörerek sözleşme imzalaması gerektiğinden bunun doğrudan ifaya engel olan mücbir sebep teşkil etmesi de düşünülemez. Fiyat artışları öngörülemez sınırlarda gerçekleşmiş ve edim dengesi aşırı ölçüde bozulmuş ise Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesi kapsamında aşırı ifâ güçlüğü söz konusu olabilir ise de, bunun için de mahkemede uyarlama talebinde bulunulabilecek iken davacı bu yola gitmeksizin doğrudan sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.