8. Hukuk Dairesi 2015/22665 E. , 2018/13245 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, dava konusu 615 parsel taşınmazın ½ sinin üzerinde bulunan ev, samanlık, ahır, garaj, kiler, ambar vs. dav
**8. Hukuk Dairesi 2015/22665 E. , 2018/13245 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, dava konusu 615 parsel taşınmazın ½ sinin üzerinde bulunan ev, samanlık, ahır, garaj, kiler, ambar vs. davacılar murisi ... tarafından yapıldığını, bu nedenle dava konusu taşınmazın ½ si üzerindeki muhdesatların mülkiyetinin muris ...’e ait olduğunun tespitini talep emiştir. Bir kısım davalılar (... ve ...) vekili; davacıların iddialarını kabul ettiklerini beyan etmiştir. Bir kısım davalılardan ... ve ... tarafından davanın reddi savunulmuştur. Davalı ... ise davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunmuştur. Mahkemece ilk kararda; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olup, kararın temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından yerel mahkeme kararının “...davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru görülmemiştir” şeklinde bozulmasına karar verilmişse de bu bozma ilamına karşı davalı .... vekilinin karar düzeltme talebinde bulunması üzerine yeniden yapılan incelemede ; davalı vekilinin; davacı tarafın ortaklığın giderilmesi davasındaki beyanlarının ve bu davadaki taleplerinin değerlendirilmesi hususundaki talebinin önceki bozma ilamında gerekçesiyle açıklandığından bu yönlerden talebin reddine , bozma ilamının sonuç bölümüne ilişkin talebi yönünden ise “dosyada toplanan delillerin hüküm vermeye yeterli olmadığı, Kadastro Kanunu 12/3 maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süreye ilişkin inceleme yapılması gerektiği taşınmazların yaşları itibariyle kadastro tespit tarihi olan 29.12.1953 tarihinden önce meydana getirildiğinin tespiti halinde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, mahkemece bu hususta yeterli araştırma yapılmadığından muhdesatların tapu kaydında belirtilen muhdesatlar olup olmadıklarının anlaşılamadığı, muhdesatların kadastro tespitinden sonra meydana getirildiğinin tespiti halinde davacılarca ispat edilmesi halinde bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, eksik araştırma ve inceleme yapıldığı” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş olup muhdesatların alınan bilirkişi raporuna göre tapuya kayıtlı olan muhdesatlarla aynı olmadığı, kadastro tespiti tarihinden sonra yapılması sebebiyle hak düşürücü sürenin geçmediği, muhdesatların yeni nitelikte olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne 615 parsel taşınmazın ½ si üzerinde bulunan 6 m2 lik ev, 105 m2 lik samanlık , 65 m2lik tahil ambarı, 82,50m2lik ahır ve garajdan oluşan muhdesatların davacılar murisi Mehmet Şemerete ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde bir kısım davalılar ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; muhdesatın tespitine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz tapu kaydında ahır samanlık ve avlulu kerpiç ev niteliğinde kayıtlı olduğuna göre zeminde, dava konusu taşınmaz üzerinde de birden fazla ev, ahır, samanlık, kuruluk, garaj, bulunduğu anlaşıldığına göre, önceki bozma ilamında belirtildiği şekilde davacı tarafından talep konusu yapılan ve kadastro tespitinden sonra inşa edilen muhdesatların duraksamaya yer vermeksizin mahallinde keşfen tespit edilip inşaat bilirkişi ve fen bilirkişi tarafından infaza elverişli talep edilen ve davacıların murisi ...’e ait olduğu iddia edilen dava konusu muhdesatların hangileri olduğu krokide isimlendirilmek ve tek tek gösterilip işaretlenmek suretiyle ve ayrıca ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/128 esas ve 2009/420 karar sayılı dosyada ...’e ait olduğuna karar verilen ve kesinleşen muhdesatların da ayrıca ve açıkça krokide gösterilecek şekilde rapor alınması, alınan rapor ve krokiye göre sübut bulan dava konusu muhdesatlarla ilgili infaza elverişli hüküm kurulması gerekirken taşınmaz üzerindeki hangi muhdesatların dava konusu edildiği ve hangilerinin kabulüne karar verildiği kesin olarak belirlenmeden ve ortaya konulmadan yazılı şekilde davanın kabulü doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 28.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.