TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR EYYÜP KUD İN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/15834) Karar Tarihi: 22/7/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/15834 Karar Tarihi : 22/7/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Cafiye Ece YALIM Başvurucular : 1. Eyyüp KUD İN : 2. Gurbet KUD İN : 3. Rojin KUD İN : 4. Sultan KUD İN : 5. Veysel KUD İN : 6. Y ılmaz KUD İN Başvurucular Ve
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR EYYÜP KUD İN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/15834) Karar Tarihi: 22/7/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/15834 Karar Tarihi : 22/7/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Cafiye Ece YALIM Başvurucular : 1. Eyyüp KUD İN : 2. Gurbet KUD İN : 3. Rojin KUD İN : 4. Sultan KUD İN : 5. Veysel KUD İN : 6. Y ılmaz KUD İN Başvurucular Vekili : Av. Mevlüt GÜNE Ş I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, t ıbbi ihmal sonucu gerçekle ştiği iddia edilen ölümle ilgili olarak tam yarg ı davas ının reddedilmesi nedeniyle ya şam hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 9/1/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Baş vuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüş bildirmemi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/15834 Karar Tarihi : 22/7/2020 3III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden elde edilen bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: 8. Başvurucular ın yak ınlar ı P.K. 16/2/2007 tarihinde do ğum sanc ılar ının başlamas ı üzerine ba şvurduğu Viranşehir Devlet Hastanesinde (Hastane) saat 10.30 s ıralar ında normal doğum yapm ıştır. Doğumdan sonra kanama olmas ı nedeniyle hem şireler doktor O.A.y ı bilgilendirmi şlerdir. 9. Doktor O.A. kollum (rahim ağzı) yırtığı olduğunu değerlendirerek y ırtığı dikip kanamay ı durdurmaya çal ıştığı hâlde P.K.n ın kanamas ının durmamas ı ve durumunun giderek kötüleşmesi üzerine Hastanedeki di ğer kad ın doğum uzman ı doktor A.O. ça ğrılm ıştır. A.O. kanaman ın rahim rüptüründen (yırtık) kaynaklanabilece ğini değerlendirmi ş, doktor O.A. ile birlikte saat 12.30'da P.K.y ı ameliyata alm ışlard ır. 10. Ameliyat s ıras ında önce rüptür onar ılm ış, sonras ında kanaman ın durmamas ı üzerine uterin arterleri (rahim ana atardamarlar) ba ğlanm ıştır. Kanaman ın ameliyat sonras ında da devam etmesi üzerine P.K. ikinci kez ameliyata al ınarak suptotal histereoktomi (rahmin al ınmas ı) işlemi yap ılm ıştır. 11. Hastanede yo ğun bak ım ünitesi olmamas ı nedeniyle ameliyat sonras ında uyand ırılma işlemi yap ılmadan Harran Üniversitesi T ıp Fakültesine sevk edilen P.K. yap ılan tüm müdahalelere ra ğmen 22/2/2007 tarihinde hayat ını kaybetmi ştir. 12. Başvurucular Dr. O.A. hakk ında Sağlık Bakanl ığına, Şanl ıurfa İl Sağlık Müdürlüğüne, Viran şehir Cumhuriyet Ba şsavc ılığına (Başsavc ılık) şikâyette bulunmu şlard ır. 13.Şanl ıurfa İl Sağlık Müdürlü ğüne yap ılan şikâyet üzerine görevlendirilen Dr. İ.C. taraf ından al ınan bilirki şi raporunda, hastan ın saat 10.00 s ıralar ında doğum yapmak için Hastaneye giri ş yapt ığı, hasta yat ışı yap ıldığı sırada hemogram al ınmad ığı, bu işlemin ruti n bir işlem olduğu ve kanama takibinde önemli rol oynad ığı, muayeneyi yapan Dr. O.A.n ın indiksiyon karar ı vermeden önce ebe Ş.S.nin kendisinin bu karar ı verdiği, bu karar ın ilgili uzman doktor taraf ından verilmesi gerekti ği, hastaya do ğum sonras ı rutin olarak kollum kontrolü yap ılmas ı gerekirken kanama sonras ı yap ıldığı, bunun da zaman kayb ına yol açt ığı, hastan ın genel durumunun kötüle şip hemarojik şoka girdi ği (kan kayb ından dolay ı şoka girilmesi) ve kanaman ın uterus atoni ve rüptüründen olabilece ğinin Hastanede görevli di ğer Dr. A.O.nun hastay ı gördüğü ana kadar tespit edilemedi ği, hastaya do ğrudan histereoktomi (rahmin al ınmas ı) işlemi uygulanmamas ı nedeniyle gecikme olu ştuğu ancak Hastanede yoğun bak ım ünitesi olmamas ından dolay ı bir hatan ın oluşmad ığı belirtilmi ştir. Bilirki şi raporlar ı sonucunda Dr. İ.C. taraf ından 27/4/2007 tarihinde ön inceleme raporu ve disiplin soruşturma raporu haz ırlanm ıştır. Ön inceleme raporu ve disiplin soru şturma raporunda Dr. O.A.n ın uterus atoni ve rüptürü tan ısını geç koydu ğu, bu sürede P.K.n ın kan kayb ından komaya girdi ği, sonras ında yap ılan tüm müdahalelere ra ğmen hayat ını kaybetti ği tespit edilmiştir. An ılan raporlar ının sonuç k ısm ında ise Dr. O.A.n ın geç tan ı koymas ı dolay ısıyla müdahalede gecikme fiilinin 14/7/1965 tarihli 657 say ılı Devlet Memurlar ı Kanunu'nun 125. maddesinde belirtilen fiillere uyan kar şılığının bulunamamas ı nedeniyle disiplin cezas ı verilemedi ği belirtilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/15834 Karar Tarihi : 22/7/2020 4A. Olayla İlgili Olarak Yürütülen Ceza Soru şturmas ı ve Yarg ılamas ı Süreci 14. Başsavc ılık taraf ından yürütülen soru şturma kapsam ında Dr. O.A. hakk ında 2/12/1999 tarihli ve 4483 say ılı Memurlar ve Di ğer Kamu Görevlilerinin Yarg ılanmas ı Hakk ında Kanun uyar ınca Viran şehir Kaymakaml ığından soru şturma izni talep edilmi ştir. 15. Viran şehir Kaymakaml ığı 30/4/2007 tarihli karar ıyla 27/4/2007 tarihli ön inceleme raporuna göre Dr. O.A. hakk ında müdahalede gecikerek hastan ın ölümüne sebebiyet vermek suretiyle görevi ihmal suçunun i şlendiği iddias ını doğrulayacak yeterli kan ıt bulunmas ı nedeniyle soru şturma izni verilmesine karar vermi ştir. 16. Başsavc ılıkça başlatılan soruşturma kapsam ında 24/9/2007 tarihinde Adli T ıp Kurumundan rapor düzenlenerek P.K.n ın ölüm nedeni hakk ında bilgi verilmesi talep edilmiştir. Adli T ıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu taraf ından düzenlenen 5/12/2007 tarihli raporda ki şinin ölümünün postpartum (doğum sonras ı) kanama ve geli şen komplikasyonlardan ileri geldi ği oybirliği ile mütalaa edilmi ştir. 17. Başsavc ılık P.K.n ın ölümünde idarenin kusurunun bulunup bulunmad ığı, varsa kusur oran ının bildirilmesi için Adli T ıp Kurumu Üçüncü Adli T ıp İhtisas Kurulundan (Adli Tıp Kurumu) rapor düzenlenmesini talep etmi ştir. Adli T ıp Kurumu taraf ından düzenlenen 13/2/2008 tarihli raporda, uterus rüptürünün doğumun bir komplikasyonu olarak gelişebileceği gibi şartlar olu şmadan d ışardan bast ırma gibi müdahalelerde de rüptür olas ılığının artabilece ği belirtildikten sonra kendisine kanaman ın olduğu haber verildi ğinde doktor O.A.n ın gerekli muayeneyi yap ıp rahim a ğzı y ırtığını tespit ederek dikmesinin sonras ında kanama durmay ınca ameliyata ba şlamas ının ve ameliyatta yap ılan t ıbbi işlemlerin ard ışık olarak t ıp kurallar ına uygun oldu ğuna oyçoklu ğu ile karar verildi ği bildirilmi ştir. 18. 13/2/2008 tarihli Adli T ıp Kurumu raporunda yer alan Dr. K.K.n ın karşıoy yaz ısında saat 11.10-11.20 aras ında doğumu gerçekle ştirilen hastada kanama sonras ı rüptü r tespit edilmesine ra ğmen mahiyeti ara ştırılmadan vajinal y ırtık olarak de ğerlendirilmesi ve uterustaki rüptüre bir saat gecikme ile müdahale edilmesinin t ıp kurallar ına uygun olmad ığı değerlendirilmi ştir. 19. Başsavc ılıkça 24/7/2008 tarihli iddianame ile görevi ihmal sonucu taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan Dr. O.A. hakk ında Viran şehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinde (Ceza Mahkemesi) kamu davas ı aç ılm ıştır. 24/7/2008 tarihli iddianamede; Adli T ıp Kurumunun raporunda doktor O.A.n ın yapt ığı tıbbi işlemlerin ard ışık olarak t ıp kurallar ına uygun oldu ğuna oyçoklu ğu ile karar verildi ğinin mütalaa edildi ği, an ılan mütalaaya kar şı oy yaz ısında uterusta meydana gelen rüptüre bir saat gecikme ile müdahale eden Dr. O.A.n ın eyleminin t ıp kurallar ına uygun olmad ığının belirtildi ği, an ılan nedenlerle Dr. O.A.n ın eyleminin taksirle ölüme sebebiyet verme suçunu olu şturduğu iddia edilmi ştir. 20. Ceza Mahkemesince yap ılan yarg ılama s ıras ında 11/6/2009 tarihinde Yüksek Sağlık Şuras ından rapor al ınmas ına karar verilmi ştir. Yüksek Sa ğlık Şuras ınca düzenlenen 4/5/2010 tarihli raporda; tan ık ifadeleri, yap ılan işlemlere ili şkin olarak Hastanedeki ve Harran Üniversitesi T ıp Fakültesindeki hasta dosyas ında yer alan bilgiler özetlendikten sonra ölüm nedeninin belirtildi ği 5/12/2007 tarihli Adli T ıp Kurumu raporu, 13/2/2008 tarihli Adli Tıp Kurumu raporlar ının sonuç k ısm ı ve Dr. K.K.n ın karşıoy yaz ısına yer verilmi ştir. Raporun sonuç k ısm ında ise hastada meydana gelen postpartum kanaman ın bir komplikasyon olduğu ancak bu komplikasyonun iyi yönetilememesi nedeniyle hastaya uygulanmas ı gereken Başvuru Numaras ı: 2017/15834 Karar Tarihi : 22/7/2020 5nihai müdahalenin geç yap ıldığı, Dr O.A.n ın kusurlu oldu ğu belirtilmi ştir. An ılan rapord a ayr ıca Harran Üniversitesi T ıp Fakültesi yo ğun bak ımda da gerçekle ştirilen takip ve tedavinin uygun yap ılmad ığı, hastaya ölümünden sonra otopsi yap ılmamas ı nedeniyle kesin ölüm sebebinin anla şılamad ığından kişilerin kusurlar ıyla ölüm aras ında illiyet ba ğı kurulamayaca ğı da belirtilmi ştir. 21. Ceza Mahkemesi 26/1/2011 tarihinde raporlar aras ındaki çeli şkinin giderilmesi için İstanbul Adli T ıp Kurumu Genel Kurulundan üçüncü bir rapor al ınmas ına karar vermiştir. İstanbul Adli T ıp Kurumu Genel Kurulundan al ınan 3/5/2012 tarihli raporda olay tarihinde normal yolla gerçekle ştirilen do ğum sonras ı kollum ve uterus rüptürüne ba ğlı kanama ve geli şen komplikasyonlar neticesi ölen 30 ya şındaki P.K. hakk ında rüptür tespiti ve atoni kanamas ı tespiti sonras ı yap ılmas ı gereken i şlemlerin bir t ıbbi s ıralama içinde yap ılmas ı gerektiği, yap ılan bir işlemin yeterli gelmemesi halinde sonraki a şamaya geçilmesi gerekti ği, direkt hemen histerektomiye geçilemeyece ği t ıbben bilindi ğinden, ki şiye uygulanan önce rüptür tamiri, sonra bilateral uterin arter ligasyonunun uterus masaj ının ve subtotal histerektomi i şleminin s ıras ıyla usulüne uygun oldu ğu belirtilmi ştir. 22. Ceza Mahkemesince yap ılan yarg ılama sonunda Dr. O.A.n ın beraatine karar verilmiştir. Mahkeme 13/11/2012 tarihli gerekçeli karar ında özetle; Dr.O.A. taraf ından P.K.ya yap ılan müdahalede gecikme olup olmad ığı veya müdahale s ıras ında yap ılan işlemlerde Dr. O.A.n ın herhangi bir kusurunun bulunup bulunmad ığının tespiti için önce Adli Tıp Kurumundan sonra da Yüksek Sa ğlık Şuras ından raporlar al ındığı, raporlar aras ında çelişki meydana gelmesi üzerine bu çeli şkinin giderilmesi amac ıyla İstanbul Adli T ıp Kurumu Genel Kurulundan üçüncü bir rapor al ındığı belirtilmi ştir. Gerekçeli kararda ayr ıca İstanbul Adli T ıp Kurumu Genel Kurulu taraf ından düzenlenen raporda Dr. O.A.n ın hastaya gerekli müdahaleleri yapt ığının, Hastanede yap ılan teşhis ve tedavi i şlemlerinde herhangi bir gecikme olmad ığının oybirliğiyle karara ba ğlanm ış olduğu, kusurlu bir hareketinin olmad ığı değerlendirilen Dr. O.A.n ın üzerine at ılı görevi ihmal yada taksirle ölüme neden olma suçlar ının yasal unsurlar ının oluşmamas ı nedeniyle beraatine karar verildi ği belirtilmi ştir. 23. Başvurucular taraf ından temyiz kanun yoluna ba şvurulmuş, Yarg ıtayca yap ılan temyiz incelemesi sonucunda 13/5/2015 tarihinde an ılan karar ın onanmas ına karar verilmi ştir. B. Olayla İlgili Olarak Aç ılan Tam Yarg ı Davas ı Süreci 24. Başvurucular 29/5/2007 tarihinde Sa ğlık Bakanl ığına (İdare) ba şvuruda bulunarak tazminat talebinde bulunmu ş, İdarenin 5/7/2007 tarihinde tazminat talebinin reddine karar verilmi ştir. 25. Başvurucular 10/9/2007 tarihli dilekçeyle İdarenin hizmet kusuru bulundu ğunu, İdarenin kamu personelini iyi e ğitmediği gibi Hastanede yo ğun bak ım ünitesinin de bulunmamas ı nedeniyle Harran Üniversitesi T ıp Fakültesine sevk edilmek zorunda kal ınan P.K.n ın tedavisinde iki saatlik bir gecikme ya şand ığını belirterek Şanl ıurfa İdare Mahkemesinde ( İdare Mahkemesi) İdare aleyhine toplam 150.000 TL maddi, 150.000 TL manevi tazminat ödenmesi talepli tazminat davas ı açm ışlard ır. 26. İdare Mahkemesince 31/10/2008 tarihinde, P.K.n ın ölümünde İdarenin herhangi bir hizmet kusuru bulunup bulunmad ığı, hizmet kusuru varsa kusur oran ı hususunda Adli T ıp Kurumundan rapor haz ırlanmas ı talep edilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/15834 Karar Tarihi : 22/7/2020 627. Adli T ıp Kurumunca düzenlenen 18/2/2009 tarihli raporda daha önce yap ılan tüm işlemler ve al ınan raporlar özetle anlat ıldıktan sonra sonuç k ısm ında P.K.n ın doğumu sonras ında kanaman ın olduğu bilgisi verildi ğinde Dr.O.A.n ın gerekli müdahaleyi yapt ığı, kollum y ırtığını tespit ederek dikti ği, sonras ında kanama durmay ınca P.K.n ın ameliyata alındığı, ameliyat s ıras ında da uygun tedavinin yap ıldığı belirtilerek daval ı İdarece yap ılan işlemlerin t ıp kurallar ına uygun oldu ğu mütalaas ına var ıldığı bildirilmi ştir. Daha önce al ınan raporlara yer verilmi ş olmakla birlikte Dr. O.A. hakk ında düzenlenen ön inceleme ve disiplin soruşturma raporlar ı ile Yüksek Sa ğlık Şuras ının görüşleri ile ilgili herhangi bir değerlendirme yap ılmam ıştır. 28. Başvurucular Adli T ıp Kurumu raporunun eksik inceleme ve de ğerlendirmeyle düzenlendi ğini iddia ederek itiraz etmi şlerdir. 29.İdare Mahkemesince Adli T ıp Kurumunun 18/2/2009 tarihli raporunda eksik bırak ılan hususlarda ek rapor al ınmas ı için 17/11/2009 tarihinde dosyan ın yeniden Adli T ıp Kurumuna gönderilmesine karar verilmi ştir. İdare Mahkemesinin ek raporda bildirilmesini istediği hususlar şöyledir: i. Normal yolla do ğum karar ının t ıp kurallar ına uygun olup olmad ığı, ii. Hastan ın kanamas ının nedeninin tespitinde gecikme bulunup bulunmad ığı, iii. Al ınmas ı gerekli hemogram ın al ınmamas ının ve hastaya do ğum sonras ı kollum kontrolü yap ılmamas ının zaman kayb ına yol aç ıp açmad ığı, iv. Hastaya uterus rüptürü ve atoni te şhisinin konulmas ında gecikme olup olmad ığı, teşhisin konuldu ğunda hemen opere edilmesi gerekip gerekmedi ği, edilmemesinin zaman kayb ına yol aç ıp açmad ığı, an ılan tüm işlemlerde gecikme söz konusu ise bunun hastan ın ölümüne etki edip etmedi ği hususlar ının değerlendirilmesi talep edilmi ştir. 30. Adli T ıp Kurumun 29/1/2010 tarihli raporunun sonuç k ısm ı şöyledir: "... Yukar ıdaki t ıbbi belgeler ile adli tahkikat dosyas ında kay ıtlı bulanan adli t ıbbi belgelerin yeniden tetkiki sonucunda; Seda k ızı, 1977 do ğumlu [P.K.nin] Viranşehir Devlet Hastanesi nin 16.2.2007 tarihinde gerçekle şen doğumunda ; 1) Olay tarihinde 30 ya şında olduğu, daha önce 4 kez normal do ğum yapm ış olduğu, 8cm aç ıklığı ve %80 silinmesi oldu ğu cihetle ki şideki doğum eyleminin normal yoll a gerçekleştirme seçene ğinin t ıp kurallar ına uygun oldu ğu, 2) [P.K.nin] kanamalar ının tespitinde gecikme söz konusu olmad ığı, 3) Doğum öncesi hemogram al ınmamas ının kişideki doğum eyleminin seyrinde ve takibinde bir eksikli ğe ya da zaman kayb ına neden olmad ığı kanama ba şlay ınca ka n transfüzyonu yap ılmaya başlanm ış olduğu, 4) Doğum sonras ı kollum kontrolü rutin bir i şlem olmay ıp, gerek duyuldu ğunda yap ılan bir i şlem oldu ğu, ebe [Ş.S.nin] kanama ba şlay ınca kollum seti ile hastan ın kontrolünü yapm ış olduğu, Başvuru Numaras ı: 2017/15834 Karar Tarihi : 22/7/2020 75) Rüptür tespiti ve atoni kanamas ı tespiti sonras ı yap ılmas ı gereken i şlemlerin bi r tıbbi s ıralama içinde yap ılmas ı gerektiği, yap ılan bir işlemin yeterli gelmemesi halind e sonraki a şamaya gecilmesi gerekti ği, direkt hemen histerektomiye geçilemeyece ği tıbben bilindiğinden, ki şiye uygulanan önce rüptür tamiri, sonra bilateral uterin arter ligasyonunun uterus masaj ının ve subtotal histerektomi i şleminin s ıras ıyla usulüne uygu n olduğu , 6)Gebenin do ğum salonuna saat 10.00 sular ında ç ıkar ıldığı, 30-40 dakika sonra doğumun gerçekle ştirildiği, collum y ırtığı olduğu fark edilmesi üzerine kollumun sütüre edildiği, kanaman ın durmamas ı üzerine saat 12.30 da operasyona al ındığı ve saat 15.35 de Harran Üniversitesi Hastanesi ne sevk edilerek tedavisinin sevk edildi ği hastanede sağlan ılmaya çal ışıldığı dikkate al ındığında 1977 do ğumlu P.K.nin Viran şehir Devlet Hastanesi nde yap ılan teşhis ve tedavi i şlemlerinde herhangi bir gecikme olmad ığı oy birliği ile mütalaa olunur ... " 31. Başvurucular 29/1/2010 tarihli Adli T ıp Kurumu ek raporuna da itiraz etmi şler, ek rapor ile Yüksek Sa ğlık Şuras ından al ınan rapor aras ında büyük bir çeli şki olduğunu belirterek tam te şekküllü bir üniversite hastanesinden yeni bir rapor al ınmas ını talep etmişlerdir. 32.İdare Mahkemesi 8/10/2010 tarihinde Viran şehir Asliye Ceza Mahkemesinden dosyada bulunan Yüksek Sa ğlık Şuras ı karar ı ile Adli T ıp Kurumu taraf ından düzenlenen raporun bir örne ğinin incelenmek üzere gönderilmesini talep etmi ştir. Mahkeme 1/11/2010 tarihinde raporlar ı İdare Mahkemesine göndermi ştir. 33. İdare Mahkemesi 11/11/2010 tarihli kararla davan ın reddine karar vermi ştir. İdare Mahkemesi karar ında her ne kadar Yüksek Sa ğlık Şuras ında ve İl Sağlık Müdürlü ğü ön inceleme raporunda do ğum sonras ı kanamaya ba ğlı gelişen komplikasyonun iyi yönetilemedi ği, nihai müdahalede gecikme oldu ğu belirtilmekte ise de Adli T ıp Kurumunun görüşleri dikkate al ındığında nihai müdahalenin ard ışık t ıbbi işlemlere göre yap ıldığının ve zaman ında müdahale edildi ğinin bildirildi ği, İdarenin kusurunun bulunmad ığı yönündeki görüşe itibar edildi ği belirtilmi ştir. 34. Gerekçeli karar ın ilgili k ısımlar ı şöyledir: "... Olayda, her ne kadar Yüksek Sa ğlık Şuras ı taraf ından davac ılar murisi [P.K.nin] ölüm nedeninin belli olmad ığı belirtilmi şse de, Adli T ıp Kurumu taraf ından düzenlenen rapor il e hastan ın postpartum (do ğum sonras ı) kanama ve kan kayb ına bağlı komplikasyonlar nedeniyle hayat ını kaybettiği anlaşıldığından, doğum sonras ı kanaman ın tespit edilmesi ile hastan ın ameliyata al ınmas ı aras ında geçen zaman dilimi içerisinde t ıbbi gereklere uygun olarak hareket edilip edilmedi ğinin tespiti önem arz etmektedir. Bu bağlamda, hastan ın saat 10:00 sular ında doğum için hastaneye geldi ği, 30-4 0 dakika sonra do ğumun gerçekle ştiği, kanama oldu ğunun fark edilmesi üzerine uzman doktor taraf ından kollum y ırtığının dikilmeye ba şland ığı, kanama tespit edilmesi durumunda öncelikle kanamaya neden olan kollum y ırtığının dikilmesi i şleminin yap ılmas ı gerektiğinin Adli T ıp raporunda belirtildi ği ve yine kanaman ın durmamas ı üzerine hastan ın saat 12:30'da operasyona al ınarak öncelikle bilateral uterin arter ligasyonunun, uterus masaj ının ve subtotal histerektomi i şleminin s ıras ıyla yap ılmas ının usule uygun oldu ğunun ayn ı raporda belirtildi ği göz önüne al ındığında, t ıbbi olarak hastaya s ıras ıyla yap ılmas ı Başvuru Numaras ı: 2017/15834 Karar Tarihi : 22/7/2020 8gereken müdahaleler nedeniyle herhangi bir gecikmeden bahsedilemeyece ği anlaşılmaktad ır. Her ne kadar, ön inceleme raporu ve Sa ğlık Şuras ı kararlar ında gecikme söz konusu olduğu, Sağlık Şuras ı karar ında koplikasyonun iyi yönetilememesi nedeniyle nihai müdahalenin geç yap ıldığı belirtilmekte ise de, nihai müdahalenin ard ışık tıbbi işlemlerin sonucu olarak uygulanmas ı gerektiğine ilişkin Adli T ıp Kurumu'nun görü şü göz önün e alındığında bu tespite ve yine histerektominin derhal yap ılmas ı gerektiğine ilişkin diğer görüşe itibar etme olana ğı bulunmamaktad ır. Bu durumda, meydana gelen sonucun do ğumun bir komplikasyonu olarak ortaya çıktığı, bu komplikasyona ard ışık olarak do ğru t ıbbi ameliyeler ile ve zaman ında müdahale edildiği, istenmeyen durumun ortaya ç ıkmas ında idarenin herhangi bir kusurunun bulunmad ığı anlaşıldığından davac ılar ın tazminat talebinin kar şılanmas ı hukuken mümkün değildir..." 35. Başvurucular raporlar aras ındaki çeli şkinin giderilmedi ğini, Hastanede yo ğun bak ım ünitesinin bulunmamas ı nedeniyle hizmet kusuru bulundu ğu yönündeki iddialar ının değerlendirilmedi ğini, eksik inceleme ile karar verildi ğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuşlard ır. 36. Dan ıştay Onbeşinci Dairenin (Daire) 12/2/2015 tarihli karar ıyla başvurucular ın temyiz istemleri reddedilerek onama karar ı verilmiştir. 37. Başvurucular Dairenin karar ına karşı karar düzeltme isteminde bulunmu şlar, Daire 12/10/2016 tarihli karar ı ile karar düzeltme isteminin reddine karar vermi ş ve an ılan karar kesinle şmiştir. 38. Başvurucular 9/1/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu şlard ır. IV.İLGİLİ HUKUK 39. İlgili hukuk için bkz. Ali Abidin Saruhano ğlu ve diğerleri , B. No: 2014/15478, 6/12/2017, 39-42. V.İNCELEME VE GEREKÇE 40. Mahkemenin 22/7/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucular ın İddialar ı 41. Başvurucular; yak ınlar ı P.K.da saat 10.30 s ıralar ında normal do ğum sonras ı kanama ba şlad ığı hâlde kollum y ırtığının dikilmesiyle kanaman ın duraca ğının düşünüldüğünü, P.K.n ın yoğun olarak kan kaybetti ği hâlde iki saat boyunca doktorun müdahalede bulunmad ığını, P.K.n ın kan kayb ından şoka girerek kötüle şmesi üzerine ancak 12.30'da ameliyata al ındığını, P.K.n ın doğrudan rahminin al ınmay ıp uterin arterlerinin bağland ığını, daha sonra kanama durmay ınca ikinci kez ameliyata al ınarak rahminin alındığını, yoğun bak ım ünitesinin bulunmamas ı nedeniyle de iki saate yak ın bir zaman kaybedilerek T ıp Fakültesine sevk edilen P.K.n ın tüm müdahalelere ra ğmen yaşam ını yitirdiğini belirtmi şlerdir. Başvuru Numaras ı: 2017/15834 Karar Tarihi : 22/7/2020 942. Başvurucular Dr. O.A. hakk ında düzenlenen ön inceleme raporunda ve Yüksek Sağlık Şuras ı raporunda komplikasyonun iyi yönetilmedi ğinin ve yak ınlar ına geç müdahale edildiğinin belirtildi ği hâlde Adli T ıp Kurumu raporlar ına itibar edilerek tam yarg ı davas ının reddedildi ğini, çelişkinin giderilmesi için yeniden rapor al ınmad ığını, eksik inceleme ile karar verildi ğini, yoğun bak ım ünitesinin bulunmamas ına yönelik iddialar ının değerlendirilmedi ğini belirterek ya şam hakk ının ve adil yarg ılanma haklar ının ihlal edildi ğini iddia etmektedirler. B. Değerlendirme 43. Anayasa n ın Kişinin dokunulmazl ığı, maddi ve manevi varl ığı kenar başlıklı 17. maddesinin birinci ve ikinci f ıkralar ı şöyledir: Herkes, ya şama, maddî ve manevî varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahiptir. Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yaz ılı haller d ışında, kişinin vücut bütünlü ğüne dokunulamaz; r ızas ı olmadan bilimsel ve t ıbbî deneylere tâbi tutulamaz. 44. Anayasa n ın Devletin temel amaç ve görevleri kenar ba şlıklı 5. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Devletin temel amaç ve görevleri, ... ki şinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal huku k devleti ve adalet ilkeleriyle ba ğdaşmayacak surette s ınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kald ırmaya, insan ın maddî ve manevî varl ığının gelişmesi için gerekli şartlar ı haz ırlamaya çal ışmakt ır. 45. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). 46. Başvurucular yak ınlar ının ölümünde sa ğlık personelinin sorumlulu ğu olduğunu, yak ınlar ının yaşam ının korunmad ığını, olayda hizmet kusuru bulundu ğu hâlde tam yarg ı davas ının reddedildi ğini iddia etmektedirler. Ba şvurucular ın iddialar ının bir bütün olarak Anayasa'n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan yaşam hakk ı kapsam ında incelenmesi gerektiği değerlendirilmi ştir. 47. Başvurucular, yak ınlar ının ölümü ile neticelenen olayda hizmet kusuru bulunduğu iddias ıyla açt ıklar ı tam yarg ı davas ının reddedilmesinden yak ınmaktad ırlar. Başvurucular ın iddialar ının tam yarg ı davas ı ile ilgili oldu ğundan incelemenin bu kapsamda yap ılmas ı gerektiği değerlendirilmi ştir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 48. Yaşam hakk ının doğal niteliği gereği, yaşam ını kaybeden ki şi aç ısından bu hakka yönelik bir ba şvuru ancak ya şanan ölüm olay ı nedeniyle ölen ki şinin mağdur olan yak ınlar ı taraf ından yap ılabilecektir ( Serpil Kerimo ğlu ve di ğerleri , B. No: 2012/752, 17/9/2013, 41). Ba şvuru konusu olayda ba şvurucular müteveffan ın eşi ve çocuklar ıdır. Bu nedenle ba şvuruda, ba şvuru ehliyeti aç ısından bir eksiklik bulunmamaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2017/15834 Karar Tarihi : 22/7/2020 1049. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan yaşam hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 50. Anayasa'n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan yaşama hakk ı, Anayasa'n ın 5. maddesiyle birlikte de ğerlendirildi ğinde devlete pozitif ve negatif ödevler yükler ( Serpil Kerimoğlu ve diğerleri , 50). 51. Devletin negatif bir yükümlülük olarak yetki alan ında bulunan hiçbir bireyin yaşam ına kas ıtlı ve hukuka ayk ırı olarak son vermeme yükümlülü ğünün yan ı sıra pozitif bir yükümlülük olarak yine yetki alan ında bulunan tüm bireylerin ya şama hakk ını gerek kamusal makamlar ın gerek di ğer bireylerin gerekse ki şinin kendisinin eylemlerinde n kaynaklanabilecek risklere kar şı koruma yükümlülü ğü bulunmaktad ır (Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri , 50, 51). 52. Söz konusu pozitif yükümlülük, sa ğlık alan ında yürütülen faaliyetleri de kapsamaktad ır. Devlet -ister kamu isterse özel sa ğlık kuruluşlar ı taraf ından yerine getirilsin- sağlık hizmetlerini hastalar ın yaşamlar ının korunmas ına yönelik gerekli tedbirlerin alınabilmesini sa ğlayacak şekilde düzenlemek zorundad ır (Nail Artuç , B. No: 2013/2839, 3/4/2014, 35). 53. Anayasa Mahkemesinin ya şam hakk ı kapsam ında devletin sahip oldu ğu poziti f yükümlülükler aç ısından benimsedi ği temel yakla şıma göre devletin sorumlulu ğunu gerektirebilecek şartlar alt ında gerçekle şen ölüm olaylar ında Anayasa n ın 17. maddesi devlete, elindeki tüm imkânlar ı kullanarak bu konuda ortaya konulmu ş yasal ve idari çerçevenin ya şam ı tehlikede olan ki şileri korumak için gere ği gibi uygulanmas ını ve bu hakka yönelik ihlallerin durdurulup cezaland ırılmas ını sağlayacak etkili idari ve yarg ısal tedbirleri alma görevi yüklemektedir. Bu yükümlülük -kamusal olsun veya olmas ın- yaşam hakk ının tehlikeye girebilece ği her türlü faaliyeti kapsamaktad ır (Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri , 52). 54. Ancak ihmal nedeniyle meydana gelen ölüm olaylar ına ilişkin soruşturma yükümlülü ğü aç ısından farkl ı bir yakla şım benimsenebilir. Bu kapsamda ya şam hakk ının ihlaline kasten sebebiyet verilmedi ği durumlarda etkili bir yarg ısal sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülük ma ğdurlara hukuki, idari ve hatta disiplinle ilgili hukuk yollar ının aç ık olmas ı ile yerine getirilmi ş say ılabilir ( Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri , 59). 55. Bu yakla şım t ıbbi hata sonucu meydana geldi ği ileri sürülen ölüm olaylar ı için de geçerlidir. Di ğer taraftan bu şekildeki bir kabul, bu tür olaylarda yürütülen ceza soruşturmalar ının Anayasa Mahkemesi taraf ından değerlendirilmeyece ği anlam ına da gelmemektedir. Ancak ilke olarak t ıbbi hatalara ili şkin şikâyetler konusunda temel ba şvuru yolu, hukuki sorumlulu ğu tespit ad ına takip edilecek olan hukuk veya idari tazminat davas ı yoludur ( Zeki Kartal , B. No: 2013/2803, 21/1/2016, 78; Nail Artuç , 38). 56. Mağdurlar ın kendi inisiyatifleri ile ba şvurabilecekleri tazminat yollar ının sadece hukuken mevcut bulunmas ı yeterli olmay ıp bu yollar ın uygulamada da etkili olmas ı gerekir. Başvuru Numaras ı: 2017/15834 Karar Tarihi : 22/7/2020 11Bir başvuru yolunun ancak hak ihlalini önleyebilmesi, devam etmekteyse sonland ırabilmesi veya sona ermi ş bir hak ihlalini karara ba ğlayabilmesi, bunun için uygun bir giderim sunabilmesi hâlinde etkilili ğinden söz etmek mümkün olabilir ( Tahir Canan , 26; Filiz Aka, B. No: 2013/8365, 10/6/2015, 39). 57. Yaşam hakk ı ile maddi ve manevi varl ığı koruma hakk ı kapsam ında yürütülece k olan ceza soru şturmalar ının yan ı sıra hukuki sorumlulu ğu ortaya koymak ad ına adli ve idari yarg ıda aç ılacak tazminat davalar ının da makul derecede ivedilik ve özen şart ını yerine getirmesi gerekmektedir. Derece mahkemelerinin bu tür olaylara ili şkin yürüttükleri yarg ılamalarda, Anayasa n ın 17. maddesinin gerektirdi ği seviyede derinlik ve özenle bir inceleme yap ıp yapmad ıklar ının ya da ne ölçüde yapt ıklar ının da Anayasa Mahkemesi taraf ından değerlendirilmesi gerekir. Zira derece mahkemeleri taraf ından bu konuda gösterilecek hassasiyet, yürürlükteki yarg ı sisteminin daha sonra ortaya ç ıkabilecek benzer yaşam hakk ı ihlallerinin önlenmesinde sahip oldu ğu önemli rolün zarar görmesine engel olacakt ır (Cemil Dan ışman, B. No: 2013/6319, 16/7/2014, 110; Filiz Aka , 33). 58. Bununla birlikte derece mahkemelerinin özen yükümlülü ğü, yaşam hakk ı ile ilgili her davada mutlaka ma ğdurlar lehine bir sonuca var ılmas ını garanti alt ına almamaktad ır (Aysun Okumu ş ve Aytekin Okumu ş, B. No: 2013/4086, 20/4/2016, 73). b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 59. Başvurucular, ya şam hakk ının kasten ihlal edildi ğini ileri sürmemi ş olup ölüm olay ının sağlık personelinin hatal ı tıbbi uygulamalar ından kaynakland ığını ve olayda hizmet kusuru bulundu ğunu iddia etmektedirler. Yukar ıda belirtilen ilkeler do ğrultusund a başvurucular taraf ından aç ılan tam yarg ı davas ı, ilgili personelin veya idarenin sorumlulu ğunun tespit edilerek gerekirse zararlar ın tazminini sa ğlayarak başvurucular ın mağduriyetini giderebilecek niteliktedir. Dolay ısıyla yaşam hakk ı kapsam ındaki etkili yarg ısal sistem kurma yükümlülü ğü, başvuruculara idare mahkemeleri önünde açabilece ği bir tam yarg ı davas ı yolunun sa ğlanmas ı ile yerine getirilebilir. 60. Her ne kadar delilleri de ğerlendirmek ve hukuk kurallar ını yorumlamak kural olarak derece mahkemelerinin yetkisinde olsa da ya şam hakk ının ihlal edildi ği şikâyetinin bulunduğu davalarda derece mahkemelerinin Anayasa n ın 17. maddesinin gerektirdi ği özende bir inceleme yap ıp yapmad ıklar ının ya da ne ölçüde yapt ıklar ının Anayasa Mahkemesi taraf ından değerlendirilmesi gerekmektedir. 61. Başvurucular Dr. O.A. hakk ında düzenlenen ön inceleme raporu ve Yükse k Sağlık Şuras ı raporu ile Adli T ıp Kurumu raporu aras ındaki çeli şkinin giderilmesi için yeniden rapor al ınmad ığından, yoğun bak ım ünitesinin bulunmamas ına yönelik iddialar ının değerlendirilmedi ğinden yak ınmaktad ırlar. 62. Başvuru dosyas ında bulunan t ıbbi bilgi ve belgelerden hareketle bilirki şilerin vard ığı sonuçlar ın doğruluğu hakk ında fikir yürütmenin Anayasa Mahkemesinin görevi olmad ığının bu aşamada önemle vurgulanmas ı gerekmektedir ( Mehmet Çolako ğlu, B. No: 2014/15355, 21/2/2018). 63. Adli T ıp Kurumu raporu ve mahkeme karar ının bu tespitler sonras ında başvurucunun ileri sürdü ğü hususlara ili şkin olarak yeterli bir aç ıklama getirip getirmedi ğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Başvuru Numaras ı: 2017/15834 Karar Tarihi : 22/7/2020 1264. Somut olayda İdare Mahkemesi P.K.n ın ölümünde İdarenin herhangi bir hizmet kusuru bulunup bulunmad ığı, hizmet kusuru varsa kusur oran ının bildirilmesi hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor haz ırlanmas ını talep etmi ştir. Adli T ıp Kurumunca düzenlene n 18/2/2009 tarihli raporda daval ı İdarece yap ılan işlemlerin t ıp kurallar ına uygun oldu ğu bildirilmi ştir. Başvurucular ın Adli T ıp Kurumu raporuna itiraz ı üzerine İdare Mahkemesince Adli T ıp Kurumunun raporunda eksik b ırak ılan hususlarda ek rapor al ınmas ı için dosyan ın yeniden Adli T ıp Kurumuna gönderilmesine karar verilmi ştir. İdare Mahkemesi ek raporda bildirilmesini istedi ği hususlar ı tek tek s ıralam ış, Adli T ıp Kurumu da Mahkemeye ilgili hususlar ı değerlendiren bir ek rapor sunmu ştur. 65. Adli T ıp Kurumun 29/1/2010 tarihli raporunun sonuç k ısm ında P.K.n ın kanamalar ının tespitinde gecikme söz konusu olmad ığı, doğum salonuna saat 10.00 sular ında çıkar ıldığı, 30-40 dakika sonra do ğumun gerçekle ştirildiği, kollum y ırtığı olduğunun fark edilmesi üzerine kollumun sütüre edildi ği, kanaman ın durmamas ı üzerine saat 12.30'd a operasyona al ındığı, P.K.n ın Hastanede yap ılan teşhis ve tedavi i şlemlerinde herhangi bir gecikme olmad ığı belirtilmi ştir (bkz. 29, 30). 66. Başvurucular 29/1/2010 tarihli Adli T ıp Kurumu ek raporuna itiraz ederek Yüksek Sa ğlık Şuras ından al ınan rapor ile aralar ında büyük bir çeli şki olduğunu belirterek tam teşekküllü bir üniversite hastanesinden yeni bir rapor al ınmas ını talep etmi şler ancak İdare Mahkemesi Adli T ıp Kurumunun görü şüne itibar etti ğini belirterek başvurucular ın talebini reddetmi ştir. İdare Mahkemesi Viran şehir Asliye Ceza Mahkemesinden dosyada bulunan Yüksek Sa ğlık Şuras ı karar ı ile Adli T ıp Kurumu raporunun incelenmek üzere gönderilmesini talep ederek tüm raporlar aras ında bir de ğerlendirme yapm ış, raporlardan hangisine itibar etti ğini gerekçeli karar ında ilgili hukuk kurallar ını da yorumlamak suretiyle belirtmiştir. Nitekim İdare Mahkemesinin Adli T ıp Kurumunun raporuna itibar etti ğini belirterek tam yarg ı davas ının reddine karar vermesinden sonraki süreçte Ceza Mahkemesi taraf ından raporlar aras ındaki çeli şkinin giderilmesi amac ıyla al ınan Adli T ıp Kurumu Genel Kurulu raporunda da t ıbbi müdahalenin zaman ında ve t ıp kurallar ına uygun olarak yap ıldığı ve İdarenin kusurlu olmad ığı yönünde görü ş bildirildiği anlaşılmaktad ır (bkz. 21). 67. Yüksek Sa ğlık Şuras ınca düzenlenen 4/5/2010 tarihli raporda tan ık ifadeleri, hasta dosyas ında yaz ılan yap ılan işlemlere ait bilgiler ve Adli T ıp Kurumu raporlar ı özetlendikten sonra raporun sonuç k ısm ında ise hastada meydana gelen postpartum kanaman ın bir komplikasyon oldu ğu ancak bu komplikasyonun iyi yönetilememesi nedeniyle hastaya uygulanmas ı gereken nihai müdahalenin geç yap ıldığı, Dr O.A.n ın kusurlu oldu ğu belirtilmişse de an ılan komplikasyonun t ıbbi kurallara göre nas ıl yönetilmesi gerekti ği konusunda ve al ınan Adli T ıp Kurumu raporlar ında belirtilen konularda bir de ğerlendirme yap ılmad ığı da görülmektedir. 68. Başvurucular ın yak ını P.K.n ın ölüm olay ına ilişkin olarak tam yarg ı davas ı ve ceza davas ında 29/4/2007, 13/2/2008, 3/5/2012 18/2/2009 ve 29/1/2010 tarihlerinde Adli T ıp Kurumundan toplam be ş kere rapor al ınm ıştır. Öte yandan ceza mahkemesi taraf ından, raporlar aras ındaki çeli şkinin giderilmesi için Adli T ıp Kurumu Genel Kurulundan al ınan 3.5.2012 tarihli raporda da uygulanan t ıbbi işlemlerin usulüne uygun bulundu ğu belirtilmi ştir. Adli T ıp Kurumundan al ınan raporlar ın tamam ında yap ılan t ıbbi işlemlerin ard ışık olarak t ıp kurallar ına uygun şekilde ve zaman ında yap ıldığı, İdarenin kusurlu olmad ığı tespiti yap ılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2017/15834 Karar Tarihi : 22/7/2020 13 69. Başvurucular her ne kadar yo ğun bak ım ünitesinin bulunmamas ına yönelik iddialar ının değerlendirilmedi ğini iddia etmi şlerse de ba şvurucular ın müdahalede gecikme yaşanmas ının nedenlerinden birinin Hastanede yo ğun bak ım ünitesi olmay ışına dayand ırdıklar ı dikkate al ındığında, başvurucular ın iddialar ının Mahkemenin gerekçeli karar ında itibar etti ğini belirtti ği Adli T ıp Kurumunun ba şvurucular ın yak ınlar ına müdahalede gecikme bulunmad ığını belirten raporlar ı ile değerlendirdi ği anlaşılmaktad ır. 70. Tüm bu hususlar birlikte de ğerlendirildi ğinde somut yarg ılamada İdare Mahkemesinin Anayasa n ın 17. maddesinin gerektirdi ği seviyede derinlik ve özenle bir inceleme yapt ığı kanaatine var ılm ıştır. 71. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan yaşam hakk ının ihlal edilmedi ğine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Yaşam hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan yaşam hakk ının İHLAL EDİLMEDİĞİNE, C. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucular üzerinde BIRAKILMASINA, D. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 22/7/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Serdar ÖZGÜLDÜR Hicabi DURSUN Üye Üye Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ