5. Ceza Dairesi 2011/1196 E. , 2011/3897 K. Ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22/04/2010 gün ve 2009/363 Esas, 2010/176 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından 24/01/2011 tarihli tebl…
**5. Ceza Dairesi 2011/1196 E. , 2011/3897 K.** **"İçtihat Metni"** Ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22/04/2010 gün ve 2009/363 Esas, 2010/176 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından 24/01/2011 tarihli tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık hakkında ... Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 02/04/2010 günlü raporda “antisosyal kişilik bozukluğu” bulunduğunun saptanması karşısında, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilir durumda olup olmadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı hususunda yine, mağdurun panik atak rahatsızlığının bulunduğuna dair beyanı üzerinde durularak olay sonucunda ruh sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda raporların alınmasından sonra bir karara varılması gerekirken yetersiz araştırma ve raporla yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de, Sanığın oluşu kabul edilen eylemine uyan TCK.nun 109/2. maddesi yerine aynı Yasanın 109/1. maddesiyle uygulama yapılması, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321 ve 326 maddeleri uyarınca ceza süresi itibariyle kazanılmış hak saklı kalmak üzere BOZULMASINA, 12/05/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.