13. Hukuk Dairesi 2015/43269 E. , 2018/4960 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi İHBAR OLUNAN : ....Sigorta A.Ş. Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, gebeliği nedeniyle davalı şirkete ait hastanede davalı doktor tarafından gebelik süreci boyunca takip ed…
**13. Hukuk Dairesi 2015/43269 E. , 2018/4960 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi İHBAR OLUNAN : ....Sigorta A.Ş. Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, gebeliği nedeniyle davalı şirkete ait hastanede davalı doktor tarafından gebelik süreci boyunca takip edildiğini ve istenilen tüm testleri yaptırdığını, doğum esnasında kendi talebi olmamasına rağmen tüplerinin bağlanarak kısırlaştırma işlemi yapıldığını, doğumun gerçekleştirildiğini, doğumdan iki gün sonra bebeğin zor ve hızlı nefes aldığının farkedilmesine rağmen taburcu edildiklerini, bebeğin bu ve benzer rahatsızlıklarının sürmesi üzerine yine davalı hastaneye başvurulduğunu, bebeğin sağlıklı olduğu, bunların normal olduğu bilgisi verildiğini, daha sonra farklı bir hastanede yapılan tetkikler neticesinde bebeğin hipoplastik sol kalp sendromu hastası olduğunun belirlendiğini ve geç kalınmasının tedaviyi engellediği bilgisinin de dava dışı hastane tarafından verildiğini, bebeğin ameliyata rağmen kurtarılamadığını, davalıların bu sonucun oluşmasının sebebi olduklarını, bu süre içerisinde maddi ve manevi zarar gördüğünü ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500.00 TL maddi, 350.000.00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 356.500.00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın haksız açıldığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, Adli Tıp Raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacının, eldeki dava ile davalı hastane bünyesinde davalı doktor tarafından gerçekleştirilen gebelik takip ve doğum işlemlerinde yeterli özenin gösterilmediğini ileri sürerek, tazminat talebinde bulunduğu, yargılama esnasında aldırılan 26.03.2014 tarihli Adli Tıp Raporuna göre; “mevcut tıbbi belgelere göre bebekle tespit edilen kalp anomalinin perinatolog ve tecrübeli EKO yapan kardiyologlar tarafından intrauterin tespit edilebileceği, gebenin daha önceki doğumlarda doğan bebeklerinde kalp veya başka organ anomalisi tespit edilmediğine göre intrauterin EKO yapılmasının tıbben endikasyonun bulunmadığı, bebekte tespit edilen hipoplastik sol kalp rutin normal USG tetkiki ile tespit edilemeyebileceği, hipoplastik sol kalp anomalisi intrauterin 24. Haftada gelişmemiş olabileceği sebebiyle USG de belirginleşmemiş olabileceği, gebeliğin ilerleyen haftalarında belirginleşebileceği ve bazı durumlarda geç bulgu verebileceği, bebekle tespit edilen kalp anomalinin tespiti halinde intrauterin tedavisinin bulunmadığı, dikkate alındığında ilgili tüm hekimlere ve ilgili hastaneye atf-ı kabil kusurun bulunmadığı”'nın belirtilmiş olduğu, bu nedenle, mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.