4. Hukuk Dairesi 2025/2882 E. , 2026/1264 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/60 E., 2022/502 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Dava…
4. Hukuk Dairesi 2025/2882 E. , 2026/1264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/60 E., 2022/502 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karışmış olduğu 24.11.2013 tarihli tek taraflı trafik kazasında, araçta bulunan davacıların eş/babaları ...'in vefat ettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş için 6.000,00 TL, davacı çocukların her biri için 3.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı aracın maliki ve sigortalısı olan davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacılar desteğinin aracın sürücüsü konumunda olması nedeniyle davacıların üçüncü kişi olarak kabulünün ve tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, poliçe kapsamında tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile ve gerçek destek miktarı ile sınırlı olduğunu, murisin ölümü sebebi ile herhangi bir ödeme alınıp alınmadığı hususunun tespit edilerek tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2015 tarih, 2014/298 Esas, 2015/243 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 5.697,18 TL ve davacı ... için 3.492,74 TL olmak üzere toplam 9.189,92 TL maddi tazminatın 20.02.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, davacı ... 'in davasının reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A-Bozma Kararı: 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.10.2019 tarihli ve 2019/195 Esas, 2019/8997 Karar sayılı ilamıyla; 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Destekten yoksun kalma tazminatının doğru biçimde hesaplanabilmesi bakımından, desteğin net gelirinin doğru biçimde saptanması önem taşımaktadır. Davacı taraf, desteğin esnaf olup sebzecilik ve takı satımı işi ile iştigal ettiğini belirterek desteğin gelirinin belirlenmesi için ... Esnaf Odasından aynı işi yapan kişinin aylık gelirinin sorulmasını istemiş, mahkemece bu talep yerine getirilmemiştir. Yaptırılan sosyal ekonomik durum araştırmasına göre; desteğin geliri 1.000,00-1.500,00 TL arasında tespit edilmiş, mahkemece dinlenen tanıklar ise desteğin gelirinin 3.000,00 TL civarında olduğunu, desteğin çocuklarını okuttuğunu ve kredi ödemesinde bulunduğunu belirtmişlerdir. Bu durumda; davacıların desteğinin geliri belirlenirken asgari ücretin üstünde bir gelir elde edeceğinin kabulü gerekir. O halde mahkemece, öncelikle desteğin gelirinin belirlenmesi için ilgili esnaf odasından sorulması, SGK'lı ise hizmet dökümünün getirtilmesi, sosyal ekonomik durum araştırması ve tanık anlatımları da dikkate alınarak desteğin gelirinin asgari ücretin üzerinde olacağının kabulü ile buna göre destek tazminatının belirlenmesi gerekirken asgari ücret üzerinden hesap yapan rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3-Destekten yoksun kalınacak sürenin, çocuklar için, yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek ayrı ayrı belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü gerekmektedir. Somut olayda; davacılar .... ve ...'ın destek alacakları süre 20 yaşlarına kadar hesaplanmıştır. Ancak anılan davacıların lise öğrencisi oldukları, davacıların dava dışı ağabeylerinin ise üniversite öğrencisi olduğu sosyal ekonomik durum araştırmasından anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, davacı çocukların öğrenimlerine devam edip etmediklerinin araştırılarak üniversite eğitimi aldıkları takdirde öğrenim süresi 25 yaşına kadar devam edeceğinden 25 yaşına kadar babalarından destek göreceklerinin kabul edilmesi, üniversiteye gitmediklerinin tespiti halinde ise 22 yaşına kadar babalarından destek göreceklerinin kabul edilmesi gerekmektedir. Tüm bu hususlar araştırılarak anılan davacılar için destekliğin sona erme yaşı belirlenerek usulü kazanılmış haklara da riayet edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir."denilerek bozma kararı verilmiştir. B-İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2022 tarih, 2020/60 Esas, 2022/502 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile, davacı ... için 19.125,66 TL maddi tazminatın 20.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... 22.259,79 TL maddi tazminatın 20.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kazanın müteveffanın kendi kusuru ile tek taraflı olarak meydana geldiğini, %100 kusur müteveffanın kendisine ait olduğundan genel şartlar uyarınca davacı tarafın tazminat talebinde bulunamayacağını, müteveffanın kendi kusuru ile kendisinin değil başka bir kişinin ölmüş olması durumunda trafik sigortasına destekten yoksun kalma talebi ile gelinebileceğinden ve somut olayda böyle bir durum bulunmadığından davacıların destekten yoksun kalma talebinde bulunmalarının hukuka aykırı olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının niteliği itibari ile bir sorumluluk sigortası olup hayat sigortası veya kasko sigortası ile karıştırılmaması gerektiğini, bu nedenle haksız davanın reddi gerekirken kabul edilerek aleyhe hüküm kurulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, dosyada mübrez kusur oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların hiçbirinin mahkeme kararına dayanak teşkil edebilecek nitelikte olmadığını, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, ispat külfeti davacılarda olup müteveffanın davacılara destek olduğu hususunun ispatlanması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla zararın tespiti için davacılar tarafından elde edilen kazanımların belirlenmesi ve aleyhe hüküm kurulacak olması halinde bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, tazminat hesabı uzmanlık gerektirdiğinden Hazine Müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek hesaplama yaptırılması gerektiğini, davalı şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, sigortalı işleten konumunda olan davacının sorumluluğunu üstlendiği sürücünün vefatından dolayı talep ettiği destekten yoksun kalma zararının karşılanması hukuka aykırılık teşkil edecek olmasına rağmen, bilirkişi tarafından bu husus gözetilmeksizin, hesaplamaya işleten davacı da dahil edilerek bu şekilde toplam bir zarar tutarı belirlendiğini, raporun bu yönüyle kabul edilemez nitelikte olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karışmış olduğu 24.11.2013 tarihli trafik kazasında ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, mahkemece yapılan değerlendirmelerin yerinde olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.