3. Hukuk Dairesi 2012/1747 E. , 2012/6687 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 11.034.32 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya haksız yere ödenen 11.034.32 TL a
**3. Hukuk Dairesi 2012/1747 E. , 2012/6687 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 11.034.32 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya haksız yere ödenen 11.034.32 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevabında, ödemenin yasal olduğunu beyan etmiştir.Mahkemece; davanın kabulü ile 11.034.32 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir.Dosya kapsamından, Türk Telekom’da görevli olan davalının, özelleştirme hükümlerine göre Sağlık Müdürlüğüne naklen atandığı, 4046 sayılı kanunun 22.maddesi gereğince fark tazminatı ile ilgili olarak davalıya ödenen döner sermaye ek ödemelerinin mahsup edilmesi gerekirken, bu işlemin yapılmaması nedeniyle davalıya fazla ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.Davada, davalıya yapılan fazla ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi talep edilmektedir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için zenginleşenin iyiniyetli ya da kötüniyetli olduğuna bakılmadan temerrüde düşürülmesi gerekir. BK.nun 101.maddesine göre gecikme faizinin işlemesi için borçluya ihtarname gönderilmek suretiyle temerrüde düşürülmelidir. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizinin işlemeyeceği açıktır.Davacının usulüne uygun bir ihtarname ile davalıyı temerrüde düşürdüğü ispatlanamadığına göre, bu durumda mahkemece; faizin dava tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ödeme tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarında ve yargılama giderleri hesabında hata yapılması da bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.