9. Ceza Dairesi 2022/1530 E. , 2024/4089 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/796 E., 2019/683 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu
**9. Ceza Dairesi 2022/1530 E. , 2024/4089 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/796 E., 2019/683 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında mağdurelere yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile iki kere 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fırkasının (d) bendi, 43 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2018 tarihli ve 2017/377 Esas, 2018/39 Karar sayılı kararı ile sanığın, mağdurelere yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca iki kere 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii, mağdure Yeliz vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 24.04.2019 tarihli ve 2018/796 Esas, 2019/683 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle hükümlerin kaldırılarak sanığın, mağdure ...e yönelik atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, mağdure ...'ye yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmî onama, kısmî bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ NEDENLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın öğrencisi olan mağdure ...'ye karşı sınıf içerisinde sesini yükseltmesinden dolayı aralarında husumet bulunduğu, tanık ... ile mağdure ...'nin beyanlarının hem kendi içinde hem de birbiriyle çelişkili olduğu, okul müdürü ve sanık arasında geçmişe dayalı anlaşmazlık bulunmasından ötürü olayın kurgulanarak iftiraya dönüştürüldüğü, intikal şekli ve zamanının doğal olmadığı, mağdure ...'nin tanıklara baskı uygulayarak sanık aleyhinde ifade vermelerini sağladığı, mağdure Yeliz, tanık ... ve ...in annesinin birbiriyle çelişen anlatımlarda bulundukları, mağdurelerin duruşma beyanlarına ilişkin görüntü kayıtlarının daireniz tarafından izlenilmesi gerektiği, mağdurelerin Beyhekim Devlet Hastanesinde dosyada bulunan ifadelerinden farklı anlatımlarda bulundukları, adli görüşmeci raporunun bilimsel gerekçelerden yoksun olduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verildiği, adli görüşmeye ilişkin görüntü kayıtlarının dosyaya sunulmadığı, tanıkların soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanlara dayanarak hüküm kurulduğu, yalnızca mağdur tarafın seçtiği ve yönlendirdiği tanıkların ifade verdiği, okul müdürünün öğrencilere ifade vermemeleri yönünde baskı yapması neticesinde disiplin cezası aldığı, savunma lehine dinlenilmesi istenen tanık isimleri bildirilmesine rağmen taleplerinin Mahkemece reddedildiği, mağdure ...'nin annesinin baskısı ile hareket ettiği beyanıyla şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Mağdure ...'ye yönelik eylemlerin sarkıntılık düzeyini aştığına, sanık hakkında mağdure ...e yönelik eylemleri sebebiyle beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Mağdure ...e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmeyip kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık Hakkında Mağdure ...'ye Yönelik Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Sanık hakkında kurulan hükümde, olayın intikal şekli ve zamanı, mağdureler ve tanıkların aşamalarda değişen çelişkili beyanları, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık Hakkında Mağdure ...e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 24.04.2019 tarihli ve 2018/796 Esas, 2019/683 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Mağdure ...'ye Yönelik Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 24.04.2019 tarihli ve 2018/796 Esas, 2019/683 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.