3. Ceza Dairesi 2022/26737 E. , 2023/3598 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz ist…
**3. Ceza Dairesi 2022/26737 E. , 2023/3598 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE, I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2017 tarihli ve 2017/292 Esas, 2017/186 sayılı kararı ile sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis, sanık ... hakkında ise terör örgütü propagandası yapma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2019/1058 Esas, 2021/202 sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.05.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... ve sanıklar müdafileri temyiz dilekçelerinde özetle; -Sanık ...'in yasa dışı slogan attığı veya attırdığına dair bir delil olmadığına, barikat üzerinde çekilen fotoğraflardan sorumlu tutulamayacağına, - Yürüyüş ve anma ile ilgili kayıtların uzman bilirkişilerce incelenmediğine, - Tapelerin bir sanığın mahkumiyetine diğer sanığın beraatine gerekçe yapıldığına, - Sanık ...'ın cezai ehliyeti olup olmadığına ilişkin talebin mesnetsiz şekilde reddedildiğine, - Sanık ...'in dilekçesinde kendisinin dahil olmadığı başka bir soruşturmada yapılan telefon dinlemelerinin öne sürülerek gözaltına alındığına, binlerce insanın yer aldığı barışçıl bir mitinge katıldığına, - Kararların bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü HDP (Halkların Demokratik Partisi) İl Başkanlığının “1 Eylül Dünya Barış Günü” adı altında 01.09.2016 günü düzenlediği yürüyüş ve basın açıklaması faaliyetinde, kolluk kuvvetlerince kayda alınanan görüntü içeriklerinden anlaşıldığı üzere sanık ...'in, oluşan kalabalığın kordinesini sağlayacak şekilde olaya ilişikin gruba 'toplanma yerinin okulun önündeki park olduğunu, burasının olmadığını yürüyerek tekrardan okulun önüneden geçmelerini ve programın oradan başlayacağını ve ordan patlamanın olduğu yere geçeceklerini ve pankartlı arkadaşların önden yürüyerek okul önüne geçmelerini' söyleyerek grubu yönlendirdiği, basın açıklaması sırasında sanığın da içinde bulunduğu grubun PKK terör örgütünün sözde marşı Devrim Çarkını söylediği, ayrıca grubun ilerleyişi sırasında PKK terör örgütü ele başısı Abdullah Öcalan'ı kastederek kürtce 'Canımızla kanımızla seninleyiz Ey başkan' şeklinde slogan attıkları, bu şekilde düzenlenen yürüyüş ve basın açıklamasının PKK/KCK silahlı terör örgütünün propgandasına dönüştüğü ve sanığın grubu yönlendirerek etkin bir şekilde eylemde yer aldığı, sanıktan ele geçirilen dijital meteryallerde sanığın Cizre ilçesinde sokak içerisinde PKK/KCK terör örgütü mensupları tarafından barikat amaçlı konulan çuvallar üzerinde çekilmiş kendisine ait fotoğrafının bulunduğu, yine bir sokak içerisindeki "PKK HPG ve şehit Yasin" yazılı sarı, kırmızı ve yeşile boyanmış duvarın çekilmiş fotoğrafın bulunduğu, sanığın bu suretle eyleminin PKK/KCK terör örgütününün Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde bir kısım şehir ve kasabalarda Devlet oteritesini yıpratarak, şehrin giriş ve çıkışlara barikat kurup birçok yere hendek kazarak patlayıcı yerleştirmek suretiyle güvenlik güçleri ve kamu görevlilerinin görev yapmasını engelleme ve yerleşim yerlerinin örgüt kontrolüne sokulması amacıyla gerçekleştirilen terör eylemelerini övücü ve savunucu nitelikteki kastına yönelik olduğunun değerlendirildiği, yine sanıktan ele geçirilen dijital meteryallerde çok sayıda PKK/KCK terör örgütünü simgeleyen işaret ve amblemlerin bulunduğu bez parçası resimlerinin, PKK/KCK terör örgütünün kırsal silahlı yapılanması HPG (Hezen Parastina Gel-Halk Savunma Güçleri) isimli oluşumun isminin yazılı olduğu resim ve bu yapının mensubu terörist şahısların bulunduğu videonun, PKK/KCK terör örgütünü simgeleyen bez parçalarının ve terör örgütü elebaşı hükümlü terörist Abdullah Öcalan’a ait bez parçalarının, terör örgütü lehine düzenlenen mitinge ait resimlerin bulunduğunun tespit edildiği, her ne kadar sanık savunmalarında üzerine atılı suçu inkar etmiş olsa da hakkında ele geçirilen delillerle birlikte, katılmış olduğu ve katılanları yönlendirerek etkili bir şekilde faaliyette bulunduğu mitingde PKK terör örgütüne ait sözde marşın söylenmesi ve faaliyetin terör örgütü lehine dönüşmesi karşısında sanığın hayatın olağan akışına uygun olmayan savunmalarına itibar edilmeyerek tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgüt sempatizanı olarak değerlendirilemeyerek silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde örgütle organik bağ içinde hareket edip, süreklilik, çeşitlilik gösteren eylem ve faaliyet içerisinde bulunduğu ile sanığın PKK silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sabit görüldüğünden eylemine uyan TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınarak cezalandırılmasına, sanığın üzerine atılı suçun örgütün faaliyeti kapsamında işlediği anlaşıldığı, Sanık ...'ın tevil yolu ikrara dayalı savunması, oluşa ve dosya içeriğine uygun içeriği 13.01.2017 tarihli izleme tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın katılmış olduğu HDP (HALKLARIN DEMOKRATİK PARTİSİ) İl Başkanlığının “1 Eylül Dünya Barış Günü” adı altında 01.09.2016 günü düzenlediği yürüyüş ve basın açıklaması sırasında, sanığın da içinde bulunduğu grubun PKK terör örgütünün sözde marşı 'Devrim Çarkını söylediği anlaşılmakla söylenen marşın örgütün “cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek ve teşvik edecek nitelikte olduğu, şiddete çağrı, teşviğin ve tahrikin boyutunun insanda saldırgan duygular oluşturacak biçimde ağır bir şiddetin doğmasına uygun bir ortamı kışkırtacak nefret söylemi olduğuyla sanığın eylemine uyan 3713 sayılı Kanun'un 7/2 maddesi 1 inci cümlesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saiki gözönünde bulundurularak temel ceza belirlenerek sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK'nın 62/1 inci maddesi gereğince, verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç ceza tayin edilmiş ve sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan 3 aydan fazla hapis cezasının dair mahkumiyetinin bulunması ve sabıkalı geçmişi nedeniyle bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkemece olumlu kanaat oluşmadığı anlaşılmış hakkında TCK'nın 50 nci maddedeki seçenek yaptırımlar, TCK'nın 51 inci maddedeki erteleme hükümleri ve CMK'nın 231 inci maddesindeki HAGB hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A)Sanık ... yönünden yapılan incelemede; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapılması, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlenmesi, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilenmesi, özleri değiştirilmeksizin tartışılması, sanığın savcılık ifadesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında silahlı terör örgütünün sözde marşını söyleyerek propaganda yapma suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldiği, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla kurulan hükümde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. B) Sanık ... yönünden yapılan incelemede; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi daihilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... Özel Kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; HDP İl Başkanlığının 01.09.2016 tarihinde ''Dünya Barış Günü'' adı altında düzenlediği ve sonrasında terör örgütünün propagandasına dönüşen yasa dışı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katıldığı belirlenen sanık hakkında; Mahkeme kabulüne göre "terör örgütünün propagandasına dönüşen toplantı ve gösteri yürüyüşü ile basın açıklaması sırasında terör örgütünün propagandasını gerçekleştiren grubu yönlendirmek ve kendisinden ele geçirilen dijital materyallerde çok sayıda terör örgütü propagandasını oluşturacak video ve resimleri bulundurmak" şeklindeki dosya kapsamına yansıyan örgütsel faaliyet olarak kabul edilen eylemlerinin, PKK/KCK silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir şekilde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içermediği, bu anlamda öncelikle sanıktan ele geçen dijital materyallerde elde edilen fotoğraf ve videolar ayrıntılı olarak incelenerek, sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk oluşturacak şekilde örgütsel faaliyetlere katılıp katılmadığının şüpheye yol açmayacak şekilde belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1. Sanık ... hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2019/1058 Esas, 2021/202 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2019/1058 Esas, 2021/202 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi.