9. Ceza Dairesi 2023/484 E. , 2023/3289 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/267 E., 2022/321 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesin…
**9. Ceza Dairesi 2023/484 E. , 2023/3289 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/267 E., 2022/321 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2019/83 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile sanığın: a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraate, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2020/710 Esas, 2020/598 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçuna yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii, katılan vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca oy çokluğu ile düzeltilerek esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kesin olmak üzere istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ile Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.04.2022 tarihli ve 2021/16334 Esas, 2022/3799 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kesin olması nedeniyle temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca reddine; çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden ise sair temyiz itirazlarının reddi ile "...ilk derece mahkemesince sanığın olay günü evine zorla girdiği on beş yaşından küçük mağdurenin kıyafetlerini çıkardıktan sonra dışarıdan kapıya vurulması üzerine organ sokma eylemini tamamlamasına engel harici neden bulunmadığı halde kendiliğinden bıraktığı ve mevcut haliyle mağdurenin kıyafetlerini çıkararak boynu ile yanaklarından öpme şeklinde sübuta eren eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 103/1-c.1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyetine karar verilmesi..." gerektiğinden bahisle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/267 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.01.2023 tarihli ve 9-2022/160103 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sübuta, intikalin geç olmasına, mağdure beyanlarının çelişkili olup mağdure beyanları dışında somut delil olmadığına, mağdure beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, mağdurenin iftira atması için sebebinin olduğuna ilişkindir. B. Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğuna, sanığın takdiri indirim uygulanmaksızın üst hadden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine; "Mağdure ... \*\*\* annesi olan Katılan ... \*\*\* tarafından soğuk algınlığı şikayeti ile Kağıthane Devlet Hastahanesine gitmesi neticesinde hamile olduğu anlaşılmış olup Mağdure ...'nın 01.12.2018 çocuk izlem merkezindeki beyanında Amcası... \*\*\* ve dosyamız sanığı ... \*\*\* tarafından cinsel istismara uğradığını sanık ...'nın ilk önce asansörde kendisini öpmeye çalıştığını ama kendisinin izin vermediğini daha sonraki bir günde sanığın aidat parasını almak bahanesi ile evlerine geldiğini kapıyı kapattığı sırada ayağını araya koyarak engellediğini sanığın içeri girdiği ve bu sırada ağzını da eliyle kapattığı, içeri giren sanığın mağdureyi kucağına alarak doğruca yatak odasına götürdüğü ve burada bir eliyle kollarını tuttuğu, diğer eliylede ağzını kapatmaya devam ettiği, sonrasında sanığın altındaki pantolonunu çıkarttığı ve bu sırada mağdurenin de altında bulunan pijamasının alt kısmını indirdiği ve bu esnada sanığın şehvet uyandıracak şekilde mağdurenin boynundan ve yüzünden öpmeye başladığı, küloduyla kalan sanığın, mağdureninde üzerinde külot olacak şekilde mağdurenin üzerine çıktığı, bu sırada mağdurenin tepki göstererek ayaklarıyla sanığı iteklediği ve yardım istediği sırada kapının çalınmasıyla sanığın eyleminden vazgeçerek kaçtığını beyan ederek şikayetçi olmuştur. Sanık ... \*\*\* ise karakoldaki ve sorgu mahkemesindeki beyanların da olayı tümüyle inkar ederek mağdurun dedesinin 3 aylık aidatı peşin verdiği o yüzden evlerine gitmediğini beyan ederek olayı tümü ile inkar etmiş fakat ilerleyen aşamalarda aidat borçlarını ödemedikleri için ayağını kapıya koyduğunu ancak içeri girip mağdureye karşı herhangi bir eyleminin olmadığını kendi kız arkadaşı olduğunu mağdurenin amcasından hamile kalma olayı dolaysıyla bu olayı kendi üzerinde yıkmak istedikleri için adını verdiklerini beyan etmiştir. Mağdur beyanı, sanık savunması, Yargıtay 9.Ceza Dairesi'nin 21.04.2022 Tarih 2021/16334 E. 2022/3799 K. Sayılı bozma ilamı ile tüm dosya kapsamının kül halinde değerlendirilmesi neticesinde kabul edilen oluşa göre; sanığın ilk aşamalarda olayı tamamen inkar edip daha sonraki aşamalarda ise kapıyı çaldığını mağdurenin kimse yok demesi üzerine kapıyı kapatmak istediği sırada kapıya ayağını koyduğunu ancak başka herhangi bir eyleminin olmadığını kendisinin kız arkadaşı olduğunu beyan etmiş ise de sanığın aşamalardaki çelişkili beyanları, kız arkadaşı olduğunu beyan etmiş ise de kişisel bilgilerini tam olarak verememiş olması hatta tanık olarak dinlenen sanığın annesi bu konuda farklı bilgiler vermiştir. İddia, savunma, mağdur, katılan ve tanık beyanları, dosya içerisinde yer alan uzmanlık raporları, sanık ve ailesinin, mağdur babaannesi ve dedesinin aynı apartmanda uzun süredir yaşadıkları birbirlerini gayet iyi tanıdıkları hatta dosyamız tanığı Ü.U'nın beyanına göre sanıkların ait antenin bile mağdurenin babaannesinin evinde olduğu birlikte değerlendirildiğinde sanığın mağdurenin evini iyi bildiği ailesinin ne zaman olup olmayacağını bildiğini anlaşılmış olup sanık ailesinin olmadığı zamanda aidat istemek bahanesi ile eve geldiği mağdurenin evde kimse yok demesi üzerine eve girdiği olay tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdura karşı cinsel istismar eylemini gerçekleştirmek amacı ile mağdureyi alıp ağzını kapatıp yatak odasına götürtüğü burada külot ile kalacak şekilde mağdureyi ve kendini soyduğu üzerine çıktığı çeşitli yerlerini öpmeye başlaması eylemelerine devam ederken mağdurun bağırması neticesinde dışarıdan kapıya vurulması nedeni ile korkarak eylemine son vererek olay yerinden kaçması şeklindeki eyleminin sanığın olay günü evine zorla girdiği on beş yaşından küçük mağdurenin kıyafetlerini çıkardıktan sonra dışarıdan kapıya vurulması üzerine organ sokma eylemini tamamlamasına engel harici neden bulunmadığı halde kendiliğinden bıraktığı ve mevcut haliyle mağdurenin kıyafetlerini çıkararak boynu ile yanaklarından öpme şeklinde sübuta eren eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 103/1-c.1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu dikkate alındığında, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter delil tespit edildiği soyut savunmalarına açıklanan gerekçelerle itibar edilmediği anlaşılmakla atılı Basit İstismar suçundan TCK'nın 103/1-c.1 hükmü uyarınca cezalandırılmasına" şeklindeki gerekçe ile karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Açıklanan nedenle, Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/267 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.05.2023 tarihinde karar verildi.