(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/11997 E. , 2011/12008 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili nezdinde trafik sigortalı aracın sürücüsünün ağır kusurlu eylemi ile neden olduğu kaza sonucunda yaralanan kişi
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/11997 E. , 2011/12008 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili nezdinde trafik sigortalı aracın sürücüsünün ağır kusurlu eylemi ile neden olduğu kaza sonucunda yaralanan kişi için tazminat ödendiğini ileri sürerek ödenen 18.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın sürücünün ağır kusuru ile meydana geldiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik zorunlu mali sorumluluk sigortasından kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B-4 a bendinde sürücünün ağır kusurlu olması hali, d bendinde alkollü araç kullanması halinde meydana gelen zararlar nedeniyle yapılan ödemelerin sigortalıdan rücuan talep edilebileceği düzenlenmiştir. Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde sürücünün alkollü olduğuna ilişkin rapor bulunmadığı gibi, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediği ancak sürücünün ağır kusurlu olduğu kabul edilmiş ve rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ağır kusur kavramı Yargıtay'ın yerleşik uygulmasına göre kasta yaklaşan kusuru ifade etmektedir. HGK’nun 10.12.2003 gün 2003/11-756-743 sayılı ilamında da “ ağır kusurda, hal ve şartların yüklediği özen gösterme ve tedbir alma ödevlerine veya bir hareket tarzı emreden kuralara tam bir aldırmazlık söz konusudur. Ağır kusur bağışlanması kesinlikle olanaksız olan irade eksikliği esasına dayanır.” şeklinde açıklanmış olmasına göre, köprü çalışması olduğu belirtildiği halde yola devam edilmesi nedeni ile meydana gelen kazada sürücünün ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamıştır. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.