11. Ceza Dairesi 2021/12570 E. , 2021/9867 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜMLER : Mahkumiyet Sanığın yokluğunda verilen hükümlerin, yakalama kararı üzerine Mahkemece ifadesi alınırken bildirdiği adrese yapılan tebligatın iade edilmesi üzerine, aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine esas olacak şekilde önceden yapılmış geçerli tebligat bulunmaması ned
**11. Ceza Dairesi 2021/12570 E. , 2021/9867 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜMLER : Mahkumiyet Sanığın yokluğunda verilen hükümlerin, yakalama kararı üzerine Mahkemece ifadesi alınırken bildirdiği adrese yapılan tebligatın iade edilmesi üzerine, aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine esas olacak şekilde önceden yapılmış geçerli tebligat bulunmaması nedeniyle yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla sanığın öğrenme üzerine hükmü süresinde temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede, A) Sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde, Aynı takvim yılı içinde birden fazla beyanname döneminde sahte fatura düzenleme eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK'nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı incelenen dosyaya göre kurulan hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, B) Sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde, Sanık hakkında “2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme“ suçlarından açılan kamu davalarında; sanığın savunmasında, 2011 yılında ceza evinde olduğunu, Hüseyin isimli muhasebecisine vekaletname verdiğini, sahte fatura düzenlenmesi konusunda bilgisinin bulunmadığını beyan etmesi ve dosya kapsamında sanığın ..., Erdal Barçedoğmuş ve...’a vermiş olduğu vekaletnamenin bulunması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; 1) Suça konu faturaların asıllarının, sanığın veya faturaları kullanan mükelleflerin bağlı bulunduğu vergi dairelerinden getirtilmek suretiyle, sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını ve ...’a veya 11.05.2010 tarihli vekaletnamede adı geçen ... ve...'a ait olduğunu söylemesi halinde; ismi bildirilen kişilerin de açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, 2) Bu kişilerin de faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını söylemesi halinde bu kişilerin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, 3) Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ve diğer kişilere ait olmadığının anlaşılması halinde ise; a) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi, b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması, c) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması, 4)Kabule göre de; a) Aynı takvim yılı içinde birden fazla beyanname döneminde sahte fatura düzenleme eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK'nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı; b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 08.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.