10. Hukuk Dairesi 2025/16188 E. , 2026/1267 K. "" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/90 E., 2024/1104 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars İş Mahkemesi SAYISI : 2020/60 E., 2023/324 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ...A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından haz…
10. Hukuk Dairesi 2025/16188 E. , 2026/1267 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/90 E., 2024/1104 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars İş Mahkemesi SAYISI : 2020/60 E., 2023/324 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ...A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde, müvekkilinin sevk ve idaresindeki 29... plaka sayılı kamyonun ile hammadde boşalttığı sırada kamyonun kasasının kaldırılan hidrolik kaldırgacın eğilmesi kamyon bulunduğu yerde sağ tarafa devrilmesi neticesinde 01.08.2018 tarihinde kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin omurgasında kırık oluştuğunu, kazadan uzun süre geçmesine rağmen iyileşme gerçekleşmediğinden müvekkilinin eski sağlıklı haline dönmesinin mümkün olmadığını, davalı işyerinde iş güvenliği ve işçi sağlığı ile ilgili olarak yasal mevzuat çerçevesinde alınması gereken tedbirlerin alınmadığını, müvekkiline kazalara karşı koruyacak hiçbir güvenlik ekipmanı verilmediğini ve müvekkilinin kazanın oluşumunda hiçbir kusurunun bulunmadığını, 1982 doğumlu olan müvekkilinin yaşanan kaza nedeniyle önemli derecede iş gücü kaybına uğradığını, iş bulmakta zorlandığını, psikolojisinin bozulduğunu belirterek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 Türk Lirası maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 40.000,00 Türk Lirası manevi tazminatın kaza tarihi olan kaza tarihi olan 01.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde, aynı gerekçelerle dava dışı ... Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın Kars 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2018/932 Esas sırasında devam ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl ve birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline,karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davacı vekili, asıl dava dosyası üzerinden 26.09.2023 tarihli bedel artırımı dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak maddi tazminat talebini 528.347,15 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Asıl dava dosyası üzerinden davalı ... Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde, müvekkil şirketin sorumluluğu ve kusuru söz konusu olmadığından, davacının kendi tedbirsizliği, dikkatsizliği ve ihmali nedeniyle söz konusu kazanın gerçekleşmiş olduğu gözetilerek, "kimse kendi kusurundan yararlanamaz" ilkesi çerçevesinde değerlendirme yapılmasına, davacıya SGK tarafından gerekli ödemelerin yapılmakla maddi zararının karşılandığı/karşılanacağı değerlendirilerek mükerrer ödeme yapılmaması ve davacının haksız zenginleşmemesini teminen davanın reddine, talep edilen manevi tazminat tutarının, Yargıtayın yerleşik içtihatları ile hükmedilen bedellerin çok üzerinde ve fahiş olduğu hususunun değerlendirilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ederek davanın reddini savunmuştur. Birleşen dava dosyası üzeriden davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkil şirketin sorumluluğu ve kusuru olmadığından, davacının kendi tedbirsizliği, dikkatsizliği ve ihmali nedeniyle söz konusu kazanın gerçekleşmiş olduğu gözetilerek, "kimse kendi kusurundan yararlanamaz" ilkesi çerçevesinde değerlendirme yapılmasını, davacıya SGK tarafından gerekli ödemeler yapılmakla maddi zararının karşılandığını/karşılanacağını değerlendirerek mükerrer ödeme yapılmaması ve davacının haksız zenginleşmemesini teminen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İş göremezlik oranı yönünden yapılan değerlendirmede; SGK Başkanlığı ... Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünün 20.06.2019 tarih ve 2...3 0K. sayılı kararı ile davacının 01.08.2018 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde MKGKO (Sürekli İş Göremezlik) oranının % 0,0 olduğu yönünde karar verdiği, SSYSK'nın 02.03.2020 tarih ve 2020/4149 sayılı kararı ile iş kazası nedeniyle ortaya çıkan arızanın davacının maluliyetini gerektirmediğine karar verildiği, dosya arasına alınan ATK 3. İhtisas Kurulunun 20.10.2021 tarih ve 2021/19012 sayılı kararı ile maluliyetin %13,1 olarak tespit edildiği, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın ATK 2. Üst Kuruluna tevdi edildiği, Kurulun 01.01.2022 tarih ve 2022/1232 sayılı raporunda davacının maluliyet oranının %14 olarak tespit edildiği, bu haliyle davacının maluliyet oranının kesinleştiği anlaşılmıştır. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; Davaya konu kazaya ilişkin Kurum tarafından tanzim edilen inceleme raporu, ceza dosyası kapsamında alınan kusur raporu ve Kurum tarafından açılan rücuen tazminat davası bulunmadığı nazara alınarak Mahkememizce dosya kusur yönünden değerlendirilmek üzere iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından tanzim edilen 19.11.2019 tarihli rapor ve itiraz üzerine tanzim edilen 05/04/2023 tarihli ek rapor ile davalı ...A.Ş.'nin %20, davalı ... Ltd.Şti.'nin %50, davacının ise %30 oranında meydana gelen olayda kusurunun bulunduğunun tespit edildiği, oluşa uygun heyet kusur raporu, tespit edilen sürekli iş göremezlik oranı ve karar tarihine en yakın emsal ücret verileri nazara alınarak hesaplama yapılan 02.05.2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporuna itibar edilerek Mahkemece hükme esas alınmakla talep durumu uyarınca maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir...Manevi tazminat talepleri yönünden...yaşanan olayda davacının bedensel bütünlüğünün zedelendiği ve davalıların toplam %70 oranında kusurlu olduğu nazara alındığında manevi tazminat talep etme koşullarının oluştuğu ortadadır. Belirtilen ilkeler gözetildiğinde, davacının sürekli iş gücü kaybının bulunması nedeniyle davacının bedensel bütünlüğünün zedelenmesi, tarafların kusur durumları ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesiyle, 1.Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile toplam 528.347,15 TL geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 01.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl ve birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2.Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 01.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl ve birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı ...A.Ş. vekili, temyiz dilekçesinde, birleşen dosyalar yönünden ayrı ayrı usul hükümlerine göre karar verilmesi gerektiğini, davalı diğer şirket ile müvekkili arasında alt işverenlik ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin asıl işveren sıfatının bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğunu, davacıya SGK tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, davacıya gelir bağlanmadığı bildirilmiş ise de hükme esas alınan raporda davacının maluliyet oranının % 14 olarak kabul edilerek hesaplama yapıldığını, bağlanacak gelirin mahsup edilmesi gerektiğini, kazanın işçinin verilen talimatlara uymaması neticesinde kendi kusuru ile meydana geldiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. A) Davalı ...A.Ş. vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı lehine hükmolunan manevi tazminat tutarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı ...A.Ş. vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalı ...A.Ş vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemleri yönünden, 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ...A.Ş. vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davalı ...A.Ş vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenlerine göre reddiyle, 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.