8. Hukuk Dairesi 2019/989 E. , 2019/3198 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı Vakıf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Dava dilekçesinde, davacının 15.04.2013 tarihli yazılı müracaatına rağmen ilk müracaat tarihinden itibaren ödeyeceği primin hesap edilere…
**8. Hukuk Dairesi 2019/989 E. , 2019/3198 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı Vakıf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Dava dilekçesinde, davacının 15.04.2013 tarihli yazılı müracaatına rağmen ilk müracaat tarihinden itibaren ödeyeceği primin hesap edilerek ek emeklilik aylığı bağlanması gerekirken 01.06.2014 tarihinden itibaren ek emeklilik aylığı bağlanması sebebiyle geçen süre içerisinde ödenmeyen ek emeklilik aylığı ile fazla ödenen fazla prim nedeniyle uğranılan zararın yasal faizi ile birlikte davalı vakıftan tahsili istenmiş, mahkemece ek aylık bağlanması için yazılı başvuru ile primlerin peşin ödenmesi gerektiği, ödenmesi gereken primlerin peşin ödenmediği gerekçesi ile davanın reddine dair kararı (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince; borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmediğinde borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğu, davalı vakfın almış olduğu karar iptal ile ortadan kaldırıldığına göre, davacının vakıf senedinden ve yönetmeliğinden kaynaklanan hakkının artık 15.04.2013 tarihinde başlayacağını, buna göre davacının borcun ifa edilmemesi nedeniyle uğrayacağı zararın kapsamının, bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tespiti ve neticesine göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulması üzerine mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda başlangıçta harçlandırılan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava dilekçesinde birden fazla talep mevcut olup ilki, davacının ek emeklilik aylığı bağlanmasına dair başvurusunun reddine dair 30.04.2013 tarih ve 161 sayılı vakıf yönetim kurulu kararın mahkemece iptal edilmesine rağmen ilk talep tarihi olan 15.04.2013 tarihi esas alınarak ek emeklilik aylığı bağlanması gerekirken, 01.06.2014 tarihinden itibaren ek aylık bağlanması sebebiyle geçen süre içerisinde ödenmeyen ek aylık miktarından doğan zararın tahsili; ikinci talep ise ilk talep tarihi olan 15.04.2013 tarihi itibariyle geçerli olan prim miktarı üzerinden borçlanma yapılması gerektiği halde, ikinci talep tarihinden sonra 12.05.2014 tarihi esas alınarak prim miktarının belirlenmesi sebebiyle fazla prim ödediğinden bahisle doğan zararının tahsili istemine ilişkindir. 1. Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi gereği, hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacı vekili tarafından açılan belirsiz alacak davasında fazlaya dair haklarını saklı tutarak 2.000,00 TL'nin davalı vakıftan tahsilini istemiş, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacının