2. Hukuk Dairesi 2025/6266 E. , 2026/1226 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/... E., 2025/353 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, velâyet, iştirak nafakaları ile lehine hükmedilen tazminatların miktarları yönünden; davalı-karşı davacı…
2. Hukuk Dairesi 2025/6266 E. , 2026/1226 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/... E., 2025/353 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, velâyet, iştirak nafakaları ile lehine hükmedilen tazminatların miktarları yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, erkek lehine hükmedilen tazminatlar, reddedilen kendi tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, birliğin sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu oldukları kabul edilerek her iki davanın kabulü ile boşanma ve fer'îlerine karar verilmiştir. Karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Mahkemece her ne kadar boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de tarafların Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları dikkate alındığında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken Mahkemece kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesine göre, boşanma sonucu maddî ve manevî tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre az kusurlu olması gerekir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Somut olayda yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere taraflar eşit kusurlu olup somut olayda erkek yararına tazminata hükmedilmesinin yasal koşulları oluşmamıştır. Hal böyle iken, İlk Derece Mahkemesince kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre erkek yararına maddi ve manevî tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 4.4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince yasal şartları oluşmadığından kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş ise de; yukarıda ikinci paragrafta belirtildiği üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı ve boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. O halde tarafların kusur durumları ile ekonomik ve sosyal durumları nazara alınarak kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek yararına hükmedilen tazminatlar ile yoksulluk nafakası talebi yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı-karşı davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'ye iadesine, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'a yükletilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.