4. Hukuk Dairesi 2022/392 E. , 2024/10128 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/ 2274 Esas, 2020/1452 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Darende Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/136 Esas 2019/99 Karar Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esast
**4. Hukuk Dairesi 2022/392 E. , 2024/10128 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/ 2274 Esas, 2020/1452 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Darende Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/136 Esas 2019/99 Karar Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir. Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir. Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan ve davacıların kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının sevk ve idaresinde olan olan araç ile 02.10.2017 tarihinde seyir halinde iken davacıların çocuğu olan 6 yaşındaki ...'a çarpması neticesinde ölümü ile sonuçlanan kazada davalının tam ve asli kusurlu olduğu, davacı anne ve babasının elem ve ızdırabını bir nebze olsun azaltabilmek amacıyla davacı anne ve baba için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının olayda kusuru olmadığı, vefat eden çocuğu görüp kazayı önlem amaçlı manevra yapma imkanı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen kusur raporunda davalı sürücünün kazada kusuru olmadığı, yine savcılık aşamasında alınan kusur raporunda da davalının kazada kusurunun olmadığının belirtildiği, haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem ve bu eylem sonucunda zarar doğmuş olması gerektiği, davalının kazada kusurunun olmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf başvurusunda; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminat belirlenirken manevi tazminatın ana unsurlarından olan tatmin ve telefi unsurlarını gözardı edilemeyeceğini, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, hukuk mahkemesi hakiminin, ceza mahkemesince alınan raporla bağlı olmayacağını, bu raporda eksikliklerin bulunduğunu, yerinde keşif yapılması gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporunda ve ceza mahkemesi aşamasında alınan kusur raporlarında, davalının kazada kusursuz olduğu, raporlar arasında çelişki olmadığının anlaşılması nedeni ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde istinaf talebinde ileri sürdüğü nedenler ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının sevkindeki araç ile 02.10.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların müşterek çocuğunun ölümü nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesi 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; ceza yargılaması sonucunda davalı sürücünün kazada kusurunun olmaması nedeni ile hakkında beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiğinin anlaşılmasına , alınan kusur raporlarının çelişkili olmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.