8. Hukuk Dairesi 2013/6547 E. , 2014/14341 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali, müdahalenin men'i ve yıkım Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali müdahalenin men'i ve yıkım davasının kısmen kabulüne dair Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.01.2012 gün ve 426/31 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, 1191
**8. Hukuk Dairesi 2013/6547 E. , 2014/14341 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali, müdahalenin men'i ve yıkım Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali müdahalenin men'i ve yıkım davasının kısmen kabulüne dair Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.01.2012 gün ve 426/31 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, 1191, 2854, 2855 ve 6085 parsel ... taşınmazların 3621 ... Kıyı Kanunu hükümleri uyarınca kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini açıklayarak taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline, ayrıca davalıların müdahalesinin meni ile 6085 parsel ... taşınmaz üzerinde bulunan yapının kal'ine karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1191 ve 6085 parsel ... taşınmazların tapu kaydının iptaline, 6085 parsel ... taşınmaz üzerinde bulunan yapının kal'ine, 2854 nolu parselin 83,02 m2'lik kısmının, 2855 nolu parselin 257,26 m2'lik kısmının tapu kaydının iptaline karar verilmiştir. Hüküm, taraf vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından: dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, deliller takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, göre davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine; Ancak, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazların taşınmazın tapu kayıtlarının iptaline karar verilmesi istenilmiş ve Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1191 ve 6085 parsel ... taşınmazların tapu kaydının iptaline, 6085 parsel ... taşınmaz üzerinde bulunan yapının kal'ine, 2854 nolu parselin 83,02 m2'lik kısmının, 2855 nolu parselin 257,26 m2'lik kısmının tapu kaydının iptaline karar verilmiş ise de; tapu kaydı iptal edildikten sonra taşınmazların kıyı olarak terkinine karar verilmemiştir. Bu hususta karar verilmemiş olması maddi hataya dayanmakta olup tapu sicilinin düzgün tutulmasına dair kararların kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle kendiliğinden gözönünde tutulması gereken hususlardandır. Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1, 3 ve 4. fıkralarına tapu kaydının iptaline cümlesinden sonra gelmek üzere "...kamunun istifadesine açık kıyı olarak terkinine ..." ibaresinin eklenmesine ve böylece kararın düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 3402 ... Kanunun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına ve 3402 ... Kanunun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına 07.07.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava konusu taşınmazların 1948-1957-1959 ve 1960 yıllarında Samandağ Belediyesi tarafından önceki tapu sahiplerinden satış yoluyla edinildiği, tevhit ve daha sonra ifraz işlemleri yapılarak davalılara satış yoluyla temlik edildiği ve son olarak da imar parselleri olarak işlem gördüğü anlaşılmaktadır. Kıyılar kamu malı olup; özel mülkiyete konu olmaz (TC. Anayasası m. 43, EMK. m. 641, TMK. m. 715, 3402 s. KK. m. 16, 3621 s. Kıyı Kanunu m.5;13.03.1972 tarih ve 7/4 ... YİBK). Davalılar 1960 yılı öncesinden gelen tapuya dayalı olarak hak sahibidir. Tapu kaydının oluşumundan iptal davasının açılmasına kadar uzunca bir süre geçmiştir. Kuşkusuz davacı ... 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 12.maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi değildir. Tapu kayıt malikleri tapu kayıtlarının devlet tarafından himaye görüp Devletçe tanınacağı konusunda meşru bir beklentiye sahiptir. Bu meşru beklentinin korunması gerekir. Ne var ki; kamuya ait olması gereken taşınmazın deniz kıyısında kalan bölümünün gerçek kişilerin tasarrufunda kalması da doğru değildir. Bu bakımdan yüksek kamu yararı gereğince Devlet, özel kişilerin mülkiyet hakkına dokunabilir. Ülkemizin de taraf olduğu “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi”nin (1) numaralı Protokolünün 1. maddesi kamu yararı gerektirdiği takdirde mülkiyet hakkından yoksun bırakılabileceğini kabul etmiştir. Bu bakımdan; Devletin davacı olarak kıyı olan bölümün tapu kaydının iptaliyle terkin kararı istemesinde kamu yararının olduğu açıktır. Ancak Devlet'e tanınan mülkiyet hakkından yoksun bırakmanın karşılıksız olacağı anlamını da çıkarmamak gerekir. Davalı, tapu siciline geçirilmiş ve bu şekilde uzun bir zamandır tasarrufunda bulunan taşınmazının bir bölümüne, Devletin kamu yararı gereğince el koyarak kamuya terk etmesi karşılığında, kendisine uygun bir bedelin tazminat olarak ödeneceği konusunda meşru bir beklenti hakkına sahiptir. Kuşkusuz Devlet bu konuda kamulaştırma yapma yetkisine de sahiptir. Açıklanan nedenlerle, “usul ekonomisi (HMK.md.31) gereğince; Devletin bir kamulaştırma işlemine başvurması gerekmeksizin sorunun açılmış olan bu dava içinde çözümlenerek; kıyı olan yerden tüm kamunun, bu arada davalının da yararlanacağı dikkate alındığında “fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi” uygulanmak suretiyle, taşınmazların kıyı olarak belirlenen bölümü için rayiç değere yakın ölçüdeki bir bedelin (rayiç değer belirlenip kıyıdan davalının da yararlanacağı gözetilerek hakkaniyete uygun miktarda bir indirim yapılmak suretiyle bulunacak bedel) mahkemece uygun bilirkişi veya bilirkişiler vasıtasıyla tespit ettirilmesi, davacı ... Hazinesine bu bedeli depo etmesi için uygun süre verilmesi, bedel depo edilmediği takdirde davanın reddi; depo edildiği takdirde ise, bu bedel davalıya ödenmek suretiyle kıyı olan taşınmazlar veya bölümün tapu kaydının iptal/terkini kararı verilmesi gerekir. Açıklanan yönde işlem yapılmak üzere hükmün bozulması gerektiğini düşünüyor; Sayın çoğunluğun hükmün esasına ilişkin onama kararına katılmıyorum. 07.07.2014