T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1445 KARAR NO : 2025/1909 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25.06.2025 NUMARASI : 2025/377 Esas TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 30.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05.01.2026 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.06.2025 tarih 2025/377 Esas sayılı ara kararın Dairemizce …
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1445 KARAR NO : 2025/1909 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25.06.2025 NUMARASI : 2025/377 Esas TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 30.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05.01.2026 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.06.2025 tarih 2025/377 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkilinin dava dışı .... Şti. unvanlı şirketin kurucu ortaklarından ve şirket sermayesinin %40’ına sahip olduğunu, müvekkilinin payını davalıya taksitler halinde ödeme yapılmak üzere anlaşarak ilk ödeme olarak 40.000,00 TL bedelle devrettiğini, oysa bu hissenin ortalama rayiç değerinin, satış bedelinin çok üzerinde olduğunu, işbu durumun taraflar arasında geri kalan bedelin ödenmesi üzerine ayrıca bir anlaşma yapıldığını açıklar nitelikte olduğunu, ancak kararlaştırılan ödemelerin müvekkiline yapılmadığını, taraflar arasında gerçekleşen devir işleminin iptal edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kredi borçları, icra baskısı ve sosyal çevreden gelen maddi talepler devir işlemini gerçekleştirmek zorunda kaldığını, davalının müvekkilinin zor durumundan yararlandığını, TBK'nın 28. maddesinde öngörülen gabin unsurlarının mevcut olduğunu iddia ederek, müvekkili ile davalı arasında gerçekleşen hisse devirinin iptaline, ayrıca dava dışı ....Şti. ünvanlı şirketin üzerine üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 30.04.2025 tarihli ara karar ile, ihtiyati tedbir uygulanmasına yeter düzeyde yaklaşık ispat sağlamadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, 23.06.2025 tarihli dilekçesi ile, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karardan sonra, 08.05.2025 tarihinde davalı üzerinde bulunan davaya konu hisselerin, dava dışı ....'e kötüniyetli şekilde devredildiğini, bu kişi tarafından da 23.06.2025 tarihinde dava dışı ....'ya devredildiğini, şirketin başkaca üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla tedbir konulması gerektiğini iddia ederek, .... Şti. ünvanlı şirketin üzerine başkaca üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla tedbir konulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacının iddiasını gabine dayandırdığı, bu iddianın doğruluğunun tespiti için şirket hisselerinin değerlemesinin yapılması ve böylelikle gabin iddiasının doğruluğunun tespiti gerektiği, bu aşamada ihtiyati tedbir uygulanmasına yeter düzeyde yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davaya konu hisselerin, tedbir talebinin reddinden hemen sonra kötüniyetli biçimde üçüncü kişilere devredilmesinin; ikame edilen dava sonunda hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştıracağı veya tamamen imkasız hale getireceğini, ihtiyati tedbir isteminin reddine dair 02.05.2025 tarihli ara kararın hemen ardından, davalı adına kayıtlı olan hisselerin 08.05.2025 tarihinde dava dışı .... adlı üçüncü kişiye, 23.06.2025 tarihinde ise dava dışı .... tarafından dava dışı ....'ya devredildiğini, davalı tarafından şirket hisselerinin kötüniyetli bir biçimde devredilmesi sebebiyle hakkın elde edilmesinin imkansız hale geldiğini, ihtiyati tedbirin amacının maddi haklılık değerlendirmesinden çok, muhtemel hakkın ileride fiilen ya da hukuken uygulanamaz hâle gelmesini önlemek olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun Ticaret Sicili belgeleri ile sağlandığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE : Talep, limited şirket hisse devri sözleşmesinin gabin nedeniyle geçersizliğinin tespiti istemiyle açılan davada, şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulması talebine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda, talep ve karar tarihi itibariyle, şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulması istemin dosyadaki mevcut deliller ile davanın mahiyeti ve dosya kapsamına göre bu aşamada yaklaşık ispat kuralıyla birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığının belirlenmesine, yargılama aşamasında toplanacak delillere göre talep halinde ihtiyati tedbir hususunun yeniden değerlendirilmesinin de tabii bulunmasına göre, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen (davacı) vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen (davacı) yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90-TL'den peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 398,50-TL'nin ihtiyati tedbir isteyenden (davacıdan) alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyenin (davacının) yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 30.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.