8. Hukuk Dairesi 2023/601 E. , 2024/4379 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/174 E., 2022/197 K. DAVA TARİHİ : 20.03.2006 KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda
**8. Hukuk Dairesi 2023/601 E. , 2024/4379 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/174 E., 2022/197 K. DAVA TARİHİ : 20.03.2006 KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli Bingöl ili Merkez ilçesi ... Mahallesinde kain 1883,65 m² yüzölçümlü 108 ada 62 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliği ile senetsizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak 03.09.2005 tarihinde muris ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; Bingöl ili Merkez ilçesi ... Köyü 108 ada 62 nolu parselin Devletin hüküm ve tasarrufunda olduğu, yirmi yılı aşkın zilyetlik koşulunun davalılar yönünden sağlanmadığı iddiası ile davalılar adına yapılan tespitinin iptalini Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacı Hazine 108 ada 62 nolu parsele ilişkin davasının kabulüne, Birleşen dosyada davacı ...'ın davasının reddine, 108 ada 62 parselin yapılan tespitin iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, karar verilmiş, karar davalı-birleştirilen dosya davacısı ... tarafından 108 ada 62 sayılı parsele yönelik olarak temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince hüküm onanmıştır. Davalılardan ... bu sefer mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulduğu iddiasıyla Daire kararının kaldırılarak hükmün bozulmasını istemiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.09.2020 tarihli ve 2020/1843 Esas, 2020/2971 Karar sayılı ilamıyla; ''Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, kararın usûl ve kanuna aykırı olduğu, en eski tarihli hava fotoğrafı, memleket haritaları ve varsa ortofoto haritaları ile kadastro tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan üretilen memleket haritaları ve varsa ortofoto haritaları getirtildikten sonra jeodezi ve fotogrametri mühendisi veya bir harita mühendisi bilirkişi ile bir orman yüksek mühendisi ve bir ziraat mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile yeniden keşif yapılarak, taşınmaz üzerinde neler bulunduğu keşif tutanağına yazılarak, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin hava fotoğrafları, memleket haritaları ve varsa ortofoto haritalarında ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; orman yasaları karşısındaki durumları tartışılmalı, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, üzerinde varsa ağaçların cinsi, yaşı, sayısı, hakim ağaç türü, kapalılık durumunu, kullanılan yerlerden ise tasarruf sınırları ile kullanım durumunu da açıklar, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, müşterek, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması gerektiği, tarım uzmanı bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı, zilyetliğin türü, süresi belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanarak, bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; sulu-susuz ve davalılar yönünden senetsiz araştırması yapılması gerektiği gözetilmeksizin kurulan hüküm usûl ve kanuna aykırı olduğu anlaşıldığından davalılardan ...'ın karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairenin önceki onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına" karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince "108 ada 62 nolu parselin etrafının çevrili olmadığı, üzerinin çayır otları ile kaplı olduğu, doğu ve güney sınırlarının ormana dayandığı, taşlarından arındırılmış tarla mahiyetinde olduğu, sınırlarının fiilen belirlenebildiği; mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişisi beyanında ... tarafından tarla olarak kullanıldığı, 10 sene önce ölümünden sonra mirasçılarının yerde tasarruf etmeye devam ettiği, ziraat bilirkişi raporunda parselin tarım arazisi olduğu, toprağının sürülerek işlendiği, derin ve oturmuş bir yapıya sahip olduğu, ayrıca taşınmaza betvare deresinden gelen sulama suyu ile karışık sulama ile sulandığı, üzerindeki taş, çakıl vs yabancı maddelerden arındırılarak ıslah edildiği, imar ihyanın söz konusu olduğu, jeodezi raporunda hava fotoğraflarında kullanıma konu olduğunu gösterir ışık yansınım değerlerine sahip olduğu, taşınmazda imar ihyanın söz konusu olduğu; ormancı raporunda parselin beyaz alan formunda olan orman sayılmayan alanlar içerisinde olduğu hususları nazara alınarak, parselin özel mülkiyete konu olabilecek orman sayılmayan alanlardan olduğu, zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiğinden, davacı Hazinenin davasının reddine, 108 ada 62 nolu parselin tespit maliki ... ölü olduğundan kadastro tespitinin iptali ile, 1883,65 m2 yüzölçümü ve "tarla" vasfıyla ... mirasçıları adına miras payları oranında tespit ve tapuya tesciline" karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekilince temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.