11. Ceza Dairesi 2010/10804 E. , 2010/11666 K. Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı, tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçlarından sanıklar ... ve ... haklarında Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/46 esasında kayden görülmekte olan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında, müşteki vekili tarafından vukubulan mahkeme hey…
**11. Ceza Dairesi 2010/10804 E. , 2010/11666 K.** **"İçtihat Metni"** Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı, tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçlarından sanıklar ... ve ... haklarında Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/46 esasında kayden görülmekte olan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında, müşteki vekili tarafından vukubulan mahkeme heyetinin reddine yönelik itirazın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 27/l-b ve 28. maddeleri gereğince reddine dair Ağır Ceza Mahkemesinin 25/01/2010 tarihli, 2010/24 sayılı kararına yönelik itirazı incelemekle görevli ve yetkili olmadıklarından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Boyabat Ağır Ceza Mahkemesinin 19/03/2010 tarihli ve değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre. Amasya Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin reddine yönelik talebi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 27/l-b maddesi uyarınca inceleyen Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesince talebin reddine karar verilmiş olması ve bu red kararına yönelik itiraz inceleme yetkisinin ise 5271 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca en yakın ağır ceza mahkemesi olan Amasya Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğundan bahisle Boyabat Ağır Ceza Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; Amasya Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin, Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin anılan red kararını inceleyemeyeceği nazara alındığında, Boyabat Ağır Ceza Mahkemesince talebin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 16.06.2010 gün ve 2010/7338/39178 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 29.06.2010 gün ve KYB.2010/153253 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: 01.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Birinci Kitap, Birinci Kısım, Beşinci Bölümünde “Hâkimin davaya bakamaması ve reddi” müessesesi düzenlenmiş olup, “Hâkimin reddi sebepleri ve ret isteminde bulunabilecekler” başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hâkimin davaya bakamayacağı hâllerde reddi istenebileceği gibi, tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer sebeplerden dolayı da reddi istenebilir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise Cumhuriyet savcısı; şüpheli, sanık veya bunların müdafii; katılan veya vekilinin de hâkimin reddi isteminde bulunabilecekleri, üçüncü fıkrada ise bunlardan herhangi biri istediği takdirde, karar veya hükme katılacak hâkimlerin isimlerinin kendisine bildirileceği ifade edilmiştir. Anılan Kanunun “Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı hâkimin Reddi isteminin süresi” başlıklı 25. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı bir hâkimin reddi, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusu başlayıncaya; duruşmalı işlerde bölge adliye mahkemelerinde inceleme raporu ve Yargıtayda görevlendirilen üye veya tetkik hâkimi tarafından yazılmış olan rapor üyelere açıklanıncaya kadar istenebilir. Diğer hâllerde, inceleme başlayıncaya kadar hâkimin reddi istenebilir. Maddenin ikinci fıkrasında ise sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen sebeplerle duruşma veya inceleme bitinceye kadar da hâkimin reddi istenebileceği, ancak bu istemin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılmasının gerektiği açıklanmıştır. 5271 sayılı CMK'nın “Ret isteminin usulü” başlıklı 26. maddesinde hâkimin reddi isteminin, mensup olduğu mahkemeye verilecek dilekçeyle veya bu hususta zabıt kâtibine bir tutanak düzenlenmesi için başvurulması suretiyle yapılacağını, ret isteminde bulunanın, öğrendiği ret sebeplerinin tümünü bir defada açıklamak ve süresi içinde olguları ile birlikte ortaya koymakla yükümlü olduğunu, reddi istenen hâkimin ise, ret sebepleri hakkındaki görüşlerini yazılı olarak bildireceğini düzenlemiştir. Hâkimin reddi istemine karar verecek mahkeme ise aynı Kanunun 27. maddesinde gösterilmiş olup, “(1) Hâkimin reddi istemine mensup olduğu mahkemece karar verilir. Ancak, reddi istenen hâkim müzakereye katılamaz. Bu nedenle mahkeme teşekkül edemezse bu hususta karar verilmesi; a) Reddi istenen hâkim asliye ceza mahkemesine mensup ise bu mahkemenin yargı çevresi içerisinde bulunan ağır ceza mahkemesine, b) Reddi istenen hâkim ağır ceza mahkemesine mensup ise o yerde ağır ceza mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için (1) numaralı daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise, en yakın ağır ceza mahkemesine, Aittir. (2) Ret istemi sulh ceza hâkimine karşı ise, yargı çevresi içinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi ve tek hâkime karşı ise, yargı çevresi içerisinde bulunan ağır ceza mahkemesi karar verir. (3) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin başkan ve üyelerinin reddi istemi, reddedilen başkan ve üye katılmaksızın görevli olduğu dairece incelenerek karara bağlanır. (4) Ret isteminin kabulü halinde, davaya bakmakla bir başka hâkim veya mahkeme görevlendirilir” biçimindedir. Ret istemi üzerine verilecek kararlar ve başvurulacak kanun yolları da 28. maddede düzenlenmiş olup, ret isteminin kabulüne ilişkin kararların kesin olduğu, ret isteminin kabul edilmemesine ilişkin kararlara karşı da itiraz yasa yoluna gidilebileceği, itiraz üzerine verilen ret kararının ise hükümle birlikte inceleneceği öngörülmüştür. Anılan Kanunun “Ret isteminin geri çevrilmesi” başlıklı 31. maddesi ise “(1) Mahkeme, kovuşturma evresinde ileri sürülen hâkimin reddi istemini aşağıdaki durumlarda geri çevirir: a) Ret istemi süresinde yapılmamışsa. b) Ret sebebi ve delili gösterilmemişse. c) Ret isteminin duruşmayı uzatmak amacı ile yapıldığı açıkça anlaşılıyorsa. (2) Bu hâllerde ret istemi, toplu mahkemelerde reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla, tek hâkimli mahkemelerde de reddedilen hâkimin kendisi tarafından geri çevrilir. (3) Bu konudaki kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilir” biçimindedir. 5271 sayılı CMK'nın 268. maddesinde itiraz yasayolu usulü ve itirazların incelenme merciileri gösterilmiş olup, maddenin ikinci fıkrası uyarınca, kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir. Maddenin üçüncü fıkrasında ise incelemeye yetkili merciiler belirlenmiştir. Anılan fıkra hükmü uyarınca; sulh ceza hâkiminin kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları asliye ceza mahkemesi hâkimi, sulh ceza işleri, asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza işlerini gören mahkeme başkanı, asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın ağır ceza mahkemesine, naip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunan mahkeme kararlarına karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara göre bulundukları yerdeki mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir. İncelenen dosya içeriğine göre; nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanıklar ... ve ... haklarında Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/46 esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında, katılan Gıda A.Ş'yi temsilen vekillerinin 29.12.2009 havale tarihli dilekçesi ile Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin Esas sayılı dava dosyasında mahkeme heyetinin reddi isteminde bulunulduğu, talep ile ilgili karar verilmek üzere dosyanın Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2010 gün ve 2010/24 değişik iş sayılı kararı ile katılan vekillerinin Amasya Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin reddi talebinin CMK'nın 27/1-b ve 28 maddeleri gereğince hükümle birlikte temyizi kabil olmak üzere reddine karar verildiği, katılan vekillerinin bu kez 25.02.2010 havale tarihli dilekçeleri ile Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/24 değişik iş sayılı kararına karşı itirazda bulundukları, itiraz üzerine mahkemesince yapılan inceleme sonunda 09.03.2010 gün ve 2010/74 değişik iş sayılı karar ile itiraza konu kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, kararın düzeltilmesine yer olmadığına, Amasya Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin toptan reddedilmiş olması ve mahkemenin görevini yerine getiremeyecek halde bulunması, hukuki engel oluşması nedeniyle CMK'nın 268-3-c maddesi dikkate alındığında, itiraz konusunda bir karar verilmesi için dosyanın Boyabat Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Boyabat Ağır Ceza Mahkemesinin ise 19.03.2010 gün ve 2010/66 değişik iş sayılı kararı ile Boyabat Ağır Ceza Mahkemesinin Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesine ait kararları incelemeye yetkili ve görevli itiraz mercii olmadığı, bu hususta gerek yasal gerekse idari bir kararla görevlendirilmemiş olduğu, Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçesindeki “diğer en yakın Ağır Ceza Mahkemesi” tabirinin usul ve yasaya uygun olmadığı, bu şekilde Boyabat Ağır Ceza Mahkemesinin görevli ve yetkili olmadığı bir konuda itiraz mercii olarak görevlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, bu hususun ancak ya yasal düzenlemeyle ya da idari bir kararla mümkün olabileceği, itiraz incelemesinin safahatında yapılan bir kısım eksiklikler dolayısıyla Boyabat Ağır Ceza Mahkemesinin itiraz mercii olarak görevlendirilmesinin söz konusu olamayacağı gerekçesi ile talep ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, karar vermiştir. Yukarıda açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK'nın 31 ve 268. maddeleri hükümleri dikkate alındığında; Amasya Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin kovuşturma aşamasında vaki hâkimin reddi talebi ile ilgili olarak 5271 sayılı CMK'nın 31. maddesi uyarınca bir karar vermek yerine istem konusunda karar vermek üzere dosyayı Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesine göndermesi üzerine bu mahkemece 25.01.2010 gün ve 2010/24 değişik iş sayılı kararla katılan vekillerinin Amasya Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin reddi talebinin CMK'nın 27/1-b ve 28 maddeleri gereğince hükümle birlikte temyizi kabil olmak üzere reddine karar verildiği, ancak iş bu karara yönelik itiraz üzerine bu konu ile ilgili olarak bir karar verilmesi için dosyanın Boyabat Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine, Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2010 gün ve 2010/24 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazı incelemekle görevli ve yetkili olmadıklarından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Boyabat Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2010 gün ve 2010/66 değişik iş sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve itiraz konusuyla ilgili olarak Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca görevlendirilecek mahkemece karar verilmesi gerektiği cihetle, CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 22.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.